Bugün: 16.12.2018

Canikli Cumhuriyeti


Bizim kültürümüz kıssalarla doludur ki,  hisseler çıkaralım. Aslanların bin bir hile ile üstesinden geldikleri sürüdeki, “Sarı Öküz hikâyesini” bilmeyen yoktur. Bu öküz hikâyesi de nerden çıktı diyeceksiniz?  Son kongrelerde liste dışı bırakılanların çırpınışları aklıma bu hikâyeyi getirdi.

Önce; “Pardon böyle yapabiliriz…” diyen Ankara’daki Giresunlu bürokratlar temizlendi,  il, ilçe ve belediyelerdeki encümenler temizlendi, milletvekili olabilecek potansiyel isimler temizlendi,  mevcut milletvekilleri temizlendi, temizlik sürecinin son ayağı nihayet yönetimlerdeki şahinler ve zekiler temizlendi. Rektörlük seçiminde en yüksek oyu alan iki öğretim üyesinin ismini bizzat sildiren Sayın Canikli ve ekibi, Giresun’da artık Canikli cumhuriyetinin kurulduğunu ilan etmişlerdi. Oysa son temizlenenler ilk temizlenenlere sahip çıksalardı böyle bir sonuçla karşılaşılmazdı.

Şimdi ise atanması için her türlü desteği vermesine rağmen, atandıktan sonra Canikli Cumhuriyetinin talimatlarına boyun eğmeyerek, üniversiteyi bilim yuvası yapacağını açıklayan Rektör Sayın Aygün ATTAR’ a karşı savaş açmış görünüyor. Cümle âleme rezil olduğumuz, yaklaşık İki yıl süren krizin ardından atanan rektöre destek olunarak,  kaybedilenleri kazanıp üniversiteyi toparlamak yerine, maalesef yeni bir krize doğru sürükleniyoruz.

Ne imiş? Efendim Rektör Hanım çocuk yuvasına ziyarette bulunmuş,  Giresunspor’un maçına gitmiş. Yok efendim Rektör Hanım ilçelere ziyaretlerde bulunuyormuş.  Bu faaliyetler ürkütmüş olmalı ki,  Canikli cumhuriyetinin bütün fertlerine Sayın Rektörü nezaket ziyareti dahi yasaklanmış, es kaza ziyarette bulunanlarda azar işitmişler.

Hani, nerde o zaman,  asıl hedefimiz özgür yönetim,  özgür üniversite ve özgür eğitimin tesisi değil miydi?   Kolayı var Sayın CANİKLİ, sadece rektörünün atanması dahi iki yıl sürmüş,  gerek idari gerekse eğitim açısından güç kaybına uğramış Giresun Üniversitesi’ni, bilim yuvası yapacağını ifade eden rektörüne bırakır, Giresun’a özel bir üniversite açarsınız.   Hem de öyle bir üniversite açarsınız ki,   rektörlük seçiminde bir oy dahi alamayan öğretim üyesini rektör olarak atar, orada canınızın istediğini de yapabilirsiniz.

Sayın CAN iki oy almasına rağmen rektörlük koltuğuna oturunca, Sayın CANİKLİ’nin yakın çalışma arkadaşları; “Giresun’da parti bizim, biz ne dersek o olur, şimdi üniversitede bizim oldu” diyerek Canikli cumhuriyetinin kuruluşunu kutluyorlardı.  Tıpkı; “Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz” diyen, Ankara Eski Valilerinden Sayın Nevzat TANDOĞAN’ın anlayışında olduğu gibi.

Memleketin başka derdi yok mu da bunları kaleme alıyorsunuz diyenler olacaktır. Evet doğrudur. Giresun’un demiryoluna, limana, spor ve turizm tesislerine, fabrikalara,  Eğribel Tüneli’ne, Tıp Fakültesi Hastanesine,  İç Anadolu’ya bağlayacak yollara, yer altı kaynaklarını değerlendirecek maden tesislerine ve özgür bir üniversiteye ihtiyacı yok. Zira geçtiğimiz günlerde ilimize ziyarette bulunan Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel EROĞLU’ndan çok daha büyük hacme sahip yatırımlar beklerken, iş makinesi sözü şehrimizin kanaat önderleri tarafından yeterli bulunmuştur.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ