Bugün: 21.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Sayın Bayraktar, Var mısınız?

Sayın Bayraktar, Var mısınız?


TOKİ’nin modern imkânlarla kurmuş olduğu şehir sel nedeniyle Batman'da çöktü, Samsun'da ise 9 vatandaşımızın trajik bir şekilde yaşamını yitirmesine neden oldu.  Hatalı yer seçiminden dolayı;  Çarşamba’da Yeşilırmak Havzası’nda seçilen toplu konut alanı, İstanbul’da ıslah edilmeyi bekleyen dere yatakları, imara açılan Kocaeli çökme bölgesi,  2006/10290 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla seçilen Yusufeli İlçesi yeni yerleşim yeri, İstanbul Beşiktaş’taki dolgu alanına yapılan binalar gerekli önlemler alınmadığı takdirde, üzülerek ifade ediyorum ki aynı acıları bizlere tekrar yaşatacaktır.

Sayın Başbakanımız 2009 yılında İstanbul’da meydana gelen sel felaketinin ardından; “Derenin intikamı ağır olur” ifadeleriyle  dere yataklarında yapılaşmaya izin vermeyeceklerini belirtmişti. Ancak yaşanan acı deneyimler gerek TOKİ, gerekse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uygulamalarında, Sayın Başbakanımızın bu hassasiyetlerini dikkate almadıklarını göstermektedir. Hatta 9 kişinin hayatını kaybettiği Samsun’daki sel felaketi yaşanan bölgede incelemelerde bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat KILIÇ, bölgenin yarım yüzyıldır gece kondu olarak kullanıldığını belirterek; “Bölge eski gece kondu yerleşim yeri, ilkel yapılar vardı. Eğer kentsel dönüşüm olmasaydı yaşanacak kaybın hesabını yapmak mümkün olmayacaktı. Eleştirilere bu yönüyle bakmakta fayda var” diyerek ironi yapmaktadır. Oysa yapımına 2010 yılında başlanan Samsun’un en modern yerleşim yeri sele teslim olmuş,  maalesef 9 kişi hayatını kaybetmişti.

Olayın daha trajik boyutu ise Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz: “Konu TOKİ değil konu bir semavi bir felaketle yağan yağmurdu” ifadeleriyle suçu ALLAH’ın (C.C.) üzerine atmasıdır. Yani insanoğluna bahşedilen aklın, bilimin, işin ehli olmanın ve insan hayatına değer vermenin bir önemi olmadığı gibi, her fırsatta yetkiyi sandıktan aldıklarını ifade eden  “Yeryüzü Tanrılarının” hiçbir suçu ve sorumluluğu yok, tek suçlu var. O da Yüce Yaratıcı!

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ve Büyükşehir, özellikleriyle eski bir yerleşim yeridir. Şehirdeki 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Çakıroğlu, selin doğal bir afet olduğunu dile getirerek, “Şehirleşmenin kötü olması selin faturasının bu kadar kötü olmasına neden olmuştur”   demiştir. Ayrıca konutlar yapılırken kendilerinden görüş alınmadığını da ifade eden Prof. Dr. Çakıroğlu; “Burası yapılırken bizden hiç bir yardım istemediler. Kendileri yaptılar. Dere yatağına yapılmaması gerekiyordu. Yapılacaksa da gerekli önlemler alınmalıydı. Buralar sürekli yağış alan ve bol derelerin bulunduğu yerler. O yüzden derenin ıslahı daha iyi yapılabilirdi. Site etrafına istinat duvarı konularak zemin katların su alması engellenebilirdi. Bölgedeki derelerin üzerindeki köprüler de eski ve alçak. Suyun sürüklediği ağaç parçaları da köprülere takılıp akışını engellemiş olabilir” diyor.

Çevre ile Şehircilik birbirinin tamamen farklı ve zıt kavramlardır. Çevreciliğin amacı aşırı ve plansız yapılaşmadan doğayı korumaktır. Her türlü şehirleşme faaliyetlerini üzerine almış olan Sayın BAYRAKTAR; “Olayı tam olarak bilmiyorum ben de. Gazeteden okudum. Gerekli tetkikler yapılacak. Orada farklı şeyler olabilir. Önüne bent konmuş olabilir. Çok değişik şeyler olabilir. Bugün bunu tetkik edeceğiz. Yer seçimi ve yapılaşma konusunda yanlış olduğunu zannetmiyorum” ifadeleriyle yetersizliklerini ve yer seçimindeki kararlarını zeminin altına değil,  sadece zeminin üstüne bakarak verdiklerini ortaya koymaktadır.

Sayın BAYRAKTAR. Tarihe not düşüyorum. Genel olarak TOKİ’nin zemin açısından problemli olan inşaatlarında, toplu konut arazilerinin jeolojik ve jeoteknik raporları,  her zaman inşaatların ihalelerinin yapımı ve temel atılmasından sonra hazırlanmıştır.  Yani problemli olan arazilere önce binaların temelleri atılmış, zemin raporları daha sonra hazırlanarak onaylanmıştır.

Baraj yapımı nedeniyle 2006 yılında Yusufeli İlçesi’nin yeni yerleşimi için seçilen arazinin,  yapılaşmaya uygun olmadığı dönemin Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nce yer seçimi raporunda belirtilmişti. Ancak talimatlarla İller Bankası Genel Müdürlüğü’ne birbiriyle çelişen raporların hazırlattırılmasıyla, TOKİ tarafından yerleşime uygun görülen bu alanda harcamalar yapılmış, fakat daha sonra meydana gelen selden dolayı bu alandan da vaz geçilmiştir.

Kentsel dönüşümden bahseden Sayın BAYRAKTAR, İstanbul’un Avcılar İlçesi Ambarlı Mahallesi’nde Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2005 günü alınan “Afete maruz bölge” kararına rağmen,  yıkım işlemini İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet MÜEZZİNOĞLU’nun villasından dolayı mı uygulamıyorsunuz?

Çarşamba’da Yeşilırmak Havzası’nda seçilen toplu konut alanı, İstanbul’da ıslah edilmeyi bekleyen 62 dere yatağı, imara açılan Kocaeli çökme bölgesi, İstanbul Beşiktaş’ta dolgu alanına yapılan binalarda, Ankara’nın Pursaklar ve Eskişehiryolu Yapracık – Turkuaz konutları için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı bilim adamlarınca hâlâ tartışılmaktadır.

Sayın BAYRAKTAR,  bunlar sadece tespit edebildiklerim. Düşüncelerimle ilgili itirazınız varsa, birer komisyon kuralım veya zemin konusunda saygın bir bilim adamı olan Prof. Dr. Sayın Ali KOÇYİĞİT başkanlığında kurulacak bir komisyon tarafından,  gerekli inceleme ve araştırmaların yapılmasına var mısınız?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ