Bugün: 20.01.2018

Belgeler Buluşunca

Bir belge:

CHP, MHP ve ANAP tarafından imzalanan ve AK Parti tarafından TBMM’ne sevk edilen, 04.06.2003 tarihinde 4867 ve 4868 numaralar olarak milletvekillerin oyları ile kanunlaşan ikiz yasalar...

Bu yasaların eki sözleşmelerde:

“Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir. Bütün halklar doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir. Bir halk sahip olduğu maddi kaynaklardan hiçbir koşulda yoksun bırakılamaz. Bu sözleşmeyi kabul eden bütün devletler, kendi kaderini tayin hakkının gerçekleştirilmesi için çaba gösterir ve Birleşmiş Milletler şartının hükümlerine uygun olarak bu hakka saygı gösterir.”

Gibi bölücülüğün kılıfı olan hükümleri vardır.

Başka bir belge:

“Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi vardır. Biz Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Kuzey Afrika Projesi olan BOP’un eşbaşkanlarından biriyiz.” sözleri ve BOP’un eki olarak yayınlanan Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunu da içine alan bölücü harita.

Daha başka bir belge:

Kocaman bir Papa heykeli. Kolları öne doğru uzatılmış. Kollarının arasına bir masa konulmuş. T.C Başbakanı ve Dışişleri Bakanı masada beraberce bir belge imzalıyorlar. Bu belge Avrupa Birliği ve Türkiye arasında varılan bir mutabakat belgesi. Egemenliğimizin devri yanında, bu belgenin eklerinden birisinde Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sunda bulunan su kaynaklarımızın yönetiminin uluslararası bir komiteye devrini öngören hükümler var.

Diğer bir belge:

İstanbul Dolmabahçe Sarayı. Başbakanlık Ofisi. PKK terör örgütünü ve onun hapisteki başkanını temsil edici mevkide olduğu bilinen bir gurup TC Milletvekili ile TC Hükümeti’ni temsil eden Bakanlar. Terör örgütü liderinin gönderdiği, bir Bakan tarafından okunup basının önünde kamuoyuna açıklanan mutabakat maddeleri olarak ilan edilen, özerklik yolunu açan bir metin.

Daha da başka ve sonuncu bir belge:

İçinde HDP`lilerin de bulunduğu Demokratik Toplum Kongresi’nin özerklik ile ilgili deklarasyonu. Bu deklarasyonun HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Özyönetim, Özerklik, Kantonal bölgeler, bağımsız Kürt devleti sözleri ile kamuoyuna açıkladığı metni.

Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere yönetimde bulunanlar HDP, DTK ve Selahattin Demirtaş hakkında öfkeli açıklamalar yapıyorlar, soruşturmalar başlatılıyor.

Oh be! Nihayet yöneticilerimiz uyandılar. Türkiye’nin “üniter” bir devlet olduğunu, bu son açıklamaların suç olduğunu, hesap sorulacağını, anayasa maddelerini de zikrederek bangır bangır bağırıyorlar. Kocaman teşekkürlerimizi gönderiyoruz.

Lakin yukarıda yazdığımız bu belgelerin hangisi Türkiye’nin üniter yapısına ve Anayasa’sına aykırı değil. Sadece sonuncu belgeye mi öfke? Diğer belgeler için neden hiç bir işlem yapılmadı, açıklama olmadı. “Hanım yapınca kaza, gelin yapınca ceza” prensibi mi uygulanıyor? Tarih bunları yazmayacak mı sanıyorlar? Bugün medya gücü ile bu suçlar örtülebilir, ama ilelebet bu durum devam edebilir mi?

Ey, 15 yıldır adım adım buraya gelinirken, Milli Görüş bangır bangır bunları haykırırken, çözüm yollarını da milyon defa gösterirken burnundan kıl aldırmayanlar!

Şimdi bu belgeler birbiriyle buluşturulursa!

“Yıkıcılıkta mahir, kötü niyetli bir kişi veya gurup” bölücü içerikli bir dilekçe yazıp, bu belgeleri de arkasına iliştirip, rejisör dinozorlara götürüp verirse, “Batı” yönünden fırtınalar estirilmeye başlanırsa, hangi tedbirleriniz var?

İş oraya doğru gitmiyor mu?

Neden kılınız kıpırdamıyor?

Neden?

TARİHE BAK

Tarihe ibretle bakmaz mısın hala?
Osmanlı ve Endülüs sana öğütmüş!
Bölücülükler başa olmuş hep bela,
Gör koca devletleri nasıl öğütmüş!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 432