Bugün: 17.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Bülent Arınç’tan Beklenen

Bülent Arınç’tan Beklenen

Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç…

Sanırım kendisini çok sevdiğimizden olacak, her sene bir iki defa eleştiri ve takdirlerimizi içeren yazılar yazarız.

Uzun zamandır ihmal ettiğimizin farkındayız.

Ama öyle bir söz söyledi ki, gel de bu yazıyı yazma.

Dedi ki:

“Biz yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat söylemlerimiz geriye kalan yüzde 50 için bir nefret söylemine dönüşüyor. Bu, bizim yüzde 50 oyumuza engel olmaz. Ama Türkiye yönetilebilir bir ülke olmaktan çıkabilir.”

Sanırsınız ki kendisi dünyaya gözlerini yeni açmış, yaptıkları yanlışları yeni fark etmiş…

Rahmetli Adnan Menderes Kore’ye asker gönderilmesine karşı çıkanları İslam düşmanlığı ile suçlayıp hırpalıyordu. Demirel kendisine oy vermeyenlerin tümünü Komünist, dindarları da yeşil komünist ilan ediyordu. Rahmetli Özal bütünleyicilikten uzak olarak, muhalefeti düşman gibi ilan edişiyle bu geleneği devam ettirdi.

AKP’nin 13 yıllık iktidarında ise adeta muhalefeti her gün nefret söylemleri ile kendisine oy verenlere hedef gösteren politikalar uygulaması, 60 yıldır uygulanan halkı bölme, itme, ötekileştirme politikaları zirveye tırmandı.

AKP kurucu ve yöneticilerinin, Milli Görüş gömleğini çıkarmadan önceki çalışmalarında, bilhassa Sayın Arınç’ın, bir adam kazanmak uğruna nasıl çalıştığını yakinen bilenlerdeniz.

Ama şimdi uyguladıkları politikalar ile halkı adeta bölüp, parçalayıp, birbirine düşman hale getirdiler. Kendisi yeni mi uyanıyor? Bu nefret söylemleri 13 yıldır yapılıp oy devşirilirken neredeydi?

Nerede olacak bütün bu söylemlere destek veriyordu.

Sadece bu yanlışa mı destek verdi?

Ne gezer?

Dünya’da milyonlarca Müslüman’ın Haçlı ve Siyonistlerce öldürülmesine, Birleşmiş Milletler’de ve NATO’da kendilerinin oy verdiğini, onay verdiğini unutmuş mudur?

İslam ülkeleri paramparça edilirken yöneticileri hunharca katledilirken, sanki kendileri işgalci ve tecavüzcülerin yanında fiilen yer almamışlar gibi davranıyor.

Bunların hepsinde ve daha bir Müslüman’ın yapmaya utanması gereken nice uygulamalarda sanki kendisi yokmuş gibi, masumane sözler söylemeye başladı.

Bu yanlışlar uygulanırken, bir ara özgül ağırlıktan falan dem vurarak karşı çıkmaya başladı.  
O zaman biz dedik ki:

“Tamam Sayın Arınç uyanıyor. Yanlışlara mertçe karşı çıkacak, hatalarını düzeltecek.”

Ne gezer! Makam mevki ve iktidar hırsı ile yine dümen suyuna girerek vebale ortak olmaya devam etti.

Şimdi politik hayatı sona ermek üzere. Geri baktığında gafletle uyguladığı ve destek olduğu politikalara bakıp ürpermiş olabilir mi? Şayet böyle ise bu neye yarayacak?

Şimdi köşesine çekilmek üzere olduğu şu sıralarda, kendisinden şunu bekleriz:

Mertçe çıkıp yaptıkları bütün yanlışları bir bir saymalı. Halkın önünde itiraf etmeli. Türkiye’yi ve İslam dünyasını ne büyük tehlikeli bir noktaya getirdiklerini açıkça söylemeli.

Artık koltuk, makam mevki imkânı kalmadığına göre, Türkiye’nin ve İslam dünyasının Milli Görüş’ten başka kurtuluş reçetesinin olmadığını mertçe ilan etmeli.

Türkiye’de iç savaş çıkarmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürercesine halkı böldüklerini, büyük bir hata işlediklerini açıklamakla söze başladığına göre, gerisinin de geleceğini umuyoruz.

Hepimiz Hakk’ın huzuruna çıkmaya hazırlandığımız bu safhada, kendisinin, yaptıkları gaflet dolu uygulamalara bakıp, hiç olmazsa tövbe edeceğini ve gerçek kurtuluşun Lider Erbakan’ın işaret ettiği yönde olduğunu ilan edeceğini umuyoruz.

Hala umuyoruz!

HAKK’IN DİVANINA VARINCA

Yarın Hakk’ın divanına varınca,
Süleyman’ an hak alırsa karınca;
Sanmayın ki, bu yaptıklarının,
Hesabı sorulmayacak Arınc’a!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 914