Bugün: 17.12.2018

Cami Yıkma Ustaları

İnternetteki sosyal medya aldı başını gidiyor.
Müdavimi hergün artıyor, etkisi çoğalıyor.
İnterneti boş bırakan bir hareket başarıya zor ulaşır.
Sosyal medyada geçen haftanın en önemli konularından biri de Milli Gazete idi.
Özellikle Başbakan’ın cami yıkıp yol yapma konusundaki konuşması mesaj trafiğinin odağını oluşturdu. En çok da Milli Gazete’nin bu haberi manşete taşıması gündem oldu.
Birileri Milli Gazeteyi eleştiriyor. Başbakanın cami yıkımı konusunda sözleri eksik verilmiş diye…
Yaralarımı deştiler. Cami, yıkımı ve tahribatı konusunda birkaç cümle yazmadan geçmek olmaz.
Cami yıkma konusunda CHP tescillidir. Geçmişte yüzlerce camiyi yıkmış, ahır, depo ya da samanlığa çevirmiştir. Aklı başında hiç kimse bunu inkar da edemez, uygun da bulamaz. Şu anda yaptıkları zulüm ve haksızlıkların cezasını çekmekteler diyebiliriz.
Önce temel iki tespit yapmamız gerek:
Birincisi yeryüzünün neresinde bir cami veya mescit varsa, bütün Müslümanların ortak mekanlarıdır, Yüce Allah’ın evleridir.

İkincisi ise, kim bir hayra delalet ederse o hayrı yapmış gibi mükafat alır. Kim de bir şerre delalet ederse onu yapan gibi mesuldür.

Cami yıkma konusunda, bugünkü iktidarın ve Sayın Başbakan`ın bazı sicillerini hatırlayalım. Yıkılanların yerine yenisi yapılabildi mi soruşturalım:
Irak’ı işgal eden zalim ABD ve Avrupa askerleri, irili ufaklı binlerce camiyi tahrip ettiler. Haçlı istilasına, katliamına ve soygununa YOL açmak için.

Irak’ta, Sahabei Güzin ve İmamı Azam türbeleri dahil, cami, türbe, eski eser ve altyapı bombardımanı ve tahribini yapan Haçlıların destekçisi bu iktidar değil miydi? Lojistik destek, havaalanı, hava koridoru, liman ve demiryolu tahsisi yapılmadı mı? Binlerce bombardıman uçağı sortisi nereleri bombalamak için topraklarımızdan yapıldı?

 Maddi desteklerin yanında bu zalimlere dua da edilmedi mi? Yani bu şer işlere delalet edilmedi mi?

Tahrip edilen bu eserlerin yerine yenileri yapılacak mı, yapıldı mı, yapılabilir mi?

Afganistan’da camiler ve minareleri NATO askerlerinin nişangahı oldu. Olmaya da devam ediyor. Gün geçmiyor ki yeni bombardımanlar yapılmasın. Yüzlercesi tahrip edildi. Kuranı Kerimler ayaklar altında çiğnendi. Yıkılanların yerine yenilerinin yapılması mümkün mü?

Afganistan’da bütün bu yıkımları yapan zalim NATO askerlerinin güvenliğini kim sağlıyor dersiniz? Bilmeyen var mı? Bu durum şerlere delalet etmek, hatta fiilen katılmak değil midir?
Bu cami ve eser tahribatları konusunda bunların olayları kınayıcı bir açıklaması, ya da önleyici bir tedbir alma endişesi oldu mu?

Libya’da Haçlılar atış talimi yapar gibi camileri bombalarlarken, yüzlercesini tahrip ederken, büyük Mücahit Turgıt Reis’in türbesi bombalanırken, onların güvenliğinin sağlanması görevi, bu iktidarın en büyük hatalarından biri olarak oraya gönderilen Mehmetçiğe yaptırılmadı mı? Bu şerre delalet etmek midir, bizzat yapmak mıdır?

Suriye’de hergün cami yıkılıyor, yüzlerle ifade edilebilir.

Neden?

Haçlılar Suriye’yi karıştırmak için oyun üstüne oyun kurarken, bu iktidar olayları yatıştırmak için Müslüman ülkelerle işbirliği yollarını aramak yerine, Haçlıları bölgeye davet ederek ve olayları kızıştırarak, yıkımı hızlandırıcı bir tutum takınmadı mı? Bu gün geriye bakıldığında bu hatalar daha net gözükmüyor mu?

İncirlik’teki camimizi tahrip eden coniler için, bu iktidar ne yaptı? Neden üstünü örttü? Yenisini conilere yaptırdı mı? Faillerin yurdu terk etmesini sağladı mı? ABD’nin hiç olmazsa özür dilemesini gündeme getirdi mi?

Şimdi sorun, yolun önüne gelen bir caminin yıkılması ve yeniden yapılması sorunu değil, tahrip edilen, çiğnenen ve hakarete maruz bırakılan bu binlerce eserin yeniden yapılıp yapılamayacağı sorunudur.

Sorun, yüzlerce camiyi tahrip eden CHP’yi mi destekleyeceğiz, yoksa Milli Görüşü mü, sorunudur.
Sorun, binlerce caminin tahrip edilmesine yardım eden ve fiili destek veren Akparti’yi mi destekleyeceğiz, bu tahribatların durdurulması için İslam Birliğini savunan Milli Görüşü mü, sorunudur.

İşte Milli Gazete’nin; manşetleri ile, köşe yazıları ile, haberleri ile, çizgileri ile vurgulamak istediği temel konulardan birisi de budur.

Milli Gazete’yi eleştiriyorum zannedenler! Size söylüyorum.

Yıkılan, yakılan ve yenisinin yapılması da mümkün olmayan bu binlerce cami, hepimizin ortak mekanı değil miydi? Allah’ın evleri değil miydi?
Milli Gazete, bütün bu yıkımları ve hakaretleri, bir bir, her gün manşet yapıp gözlerinize sokmuyorsa, sebebinin “edep” olduğunu görün!

Kendinize gelin!

HAÇLI YIKIMLARI

Binlerce camiyi, mescidi,
Bombaladılar vicdansızlar!
Şu ilgisizliğe bir bakın;
İmanı olan vicdan sızlar!..

Ekrem Şama
ekremsama@hotmail.com

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 925