Bugün: 24.04.2018

Güneyimizde Bir Devlet

“Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz. Bu böyle biline!”

Bildiğiniz gibi bu söz, 12 yıl Başbakanlık yapmış ve yaklaşık 1 yıldır da Cumhurbaşkanlığı yapmakta olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait.

Bu sözle birlikte hızla bir savaş haline doğru gitmekteyiz.

Hatırlıyoruz da AK Parti iktidarının yetkilileri:

Erbakan Hocamızın 23 yıl önce söylediği “Haçlılar İsrail’in güdümünde bir Kürdistan kurulması için şöyle şöyle şöyle senaryoyu harekete geçirecekler! Bunu önlemenin yegâne yolu Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin toplanıp çözüm üretmesidir!” uyarısını hiç dikkate almadılar.

22 İslam ülkesini parçalayıp, Doğumuzu ve Güneydoğumuzu da koparmayı amaçlayan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin haritaları masalarına kadar getirildi, aldırmadıkları gibi bu yıkımın Eşbaşkanlığı’nı gönüllü kabul ettiler.

Irak’ın işgali için Haçlılara yardım ettiler. Irak ile ilgili Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyinde bir devlet kurulması kırmızı çizgisinin yok edilmesine adeta yardım ettiler. Kurulan devletle ile ilk ilişkileri resmen kendiler başlatırken hiç umur etmediler.

Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizleme işini Yahudi firmalara vermeye kalkıştılar, Milli Görüş “bunun anlamı burada bir devlet kurmaya teşebbüstür” diye meydanlara da inerek şiddetle uyardı, aldırmadılar.

Milli Görüş’ün “İslam Dünyasının sorunlarının çözümü ancak İslam Birliği ile mümkün olabilir. Amerika’nın veya Avrupa’nın bölgede ne işi var!” uyarılarına aldırış bile etmedikleri gibi, hala İslam Birliği sözünü telaffuz bile edemiyorlar.

BOP ve sözde Arap Baharı çerçevesinde İsrail’in önünü açmak için Suriye’yi karıştırıp iç savaşa sürükleyen Haçlılara engel değil destek oldular. Sabah çayını Şam’da içmekten söz ederken nasıl bir oyuna geldiklerini kavrayamadılar.

Diyarbakır’ın BOP merkezi olmasını istediklerini allayıp pullayarak millete anlatmaya kalkıştılar.

Önce istihbaratı ABD ve İsrail’e verdikten sonra “şehit analarının ağlamaması” gibi parlak bir sloganla çözüm süreci olacak diye Güneydoğumuzda silahları terk etme şartları asla oluşmamışken güvenlik kuvvetlerimizi pasifize ettiler, pkk’nın devlet organizesine giden adımları atmalarını uzaktan seyrettiler. Yine de uyanma emareleri göremedik.

Türkiye’nin de desteği ile Irak’a teröristleri temizlemek bahanesi ile giren ve akıl almaz katliam, tecavüz ve soygunlara imza atan ABD’nin, sözde Irak’tan göstermelik olarak çıkması, çıkarken de teröristleri temizlemek bir yana teröristlerden ordular kurduğunu görür gibi oldularsa da, tekrar gaflet tüneline girip, tekrar Haçlı koalisyonlarından medet ummaya başladılar.

Güvenlikli bölge dediler, uçuşa yasak bölge dediler, tampon bölge dediler, koalisyon ortakları olan Haçlılar hiç tınmadılar. Bunlar yine uyanamadılar.

Kendilerine verilen “eğit-donat” görevi gereği böğrümüze sokulacak olan hançerlerin ucunu sivriltirken hiç düşünmediler.

Haçlılardan oluşan koalisyon ortaklarının, birbiriyle çatışan her guruba silah yardımı yaparak, daha çok Müslüman öldürmesi amaçlarının gerçekleşmekte olduğunu gördüler, yine uyanmadılar.

Suriye’de iç savaş yüzünden yükünü kaldıramayacağımız kadar çok mağdur, Mülteci Müslüman’ın sınırlarımızdan içeriye gönderildiğini, vaat ettikleri yardımların binde birini bile vermediklerini gördüler, tezgâhı anlamadılar.

Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde, bugün çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerin, mayınlı arazilerin temizlenmesi gündemindeki arazi parçalarının aynısı olduğunu gördüler, tezgâhı yine kavrayamadılar.

Şimdi uyanır gibi oldular ve dehşetle gördüler ki, Irak’ın kuzeyinde kurulan ve Suriye’nin kuzeyindeki bölgeleri de içine almaya çalışan bir Kürt Devleti bizden de toprak isteyecektir.

Sayın Cumhurbaşkanımız işte bundan sonra yukardaki sözü söyledi. Ama Basra da, Bağdat ta, Şam da harap olduktan sonra!

O sözü tekrara yazalım:

“Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz. Bu böyle biline!”

İçinde gaflet ve dalalet ve daha başka kavramlar geçen çok şey söylemek istiyoruz!

Ama nasıl ifade edeceğiz?

Bu kavramları nasıl ve nereye yazacağız?

Milli Görüş’ün sesini dinlemediklerini, dinlemek istemeyeceklerini de tecrübelerimizle biliyoruz. İslam Birliği’nin asla gündemlerinde olmadığını da görüyoruz.

O zaman biz yine de ifade etmiş olduk.

Tarihe not düşmek adına!

KURU YORUM

Ben Türkiye’yi yöneten zihniyetim,
Rakip takımlarla oyun kuruyorum!
Ben Haçlı’ya Siyonist’e güvenirim,
Hep çamurda ıslatılıp, kuruyorum!
Hala Avrupa kapısında beklerim,
Yaptığım ise ham tahmin, kuru yorum!..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 588