Bugün: 17.10.2018

Haçlı’yı Anlamak

Neden İslam düşmanlığı?

Neden Hazreti Muhammed düşmanlığı?

Neden Kuran düşmanlığı?

Aslına bakarsanız, küçük bir gurubun fanatikliği, büyük halk kitlelerinin ise kandırılmışlığı sebebiyle diyebiliriz…

Hıristiyan din adamlarının büyük bir çoğunluğu ve yöneticilerin bir kısmı bilirler ki, Müslümanlar Hazreti İsa’ya inanırlar. İncil’in aslına inanırlar. Hazreti Musa’ya inanırlar, Tevrat’ın aslına inanırlar.

Yöneticilerin bir kısmı ile, Hıristiyan halkın büyük ekseriyeti Müslümanların bunlara inanmadığını zannederler.

Onlar kendi din adamlarının öğrettikleri kadar Müslümanları tanırlar.

Böylece din adamlarının kasten yanlış tanıtması ile bütün İslam camiasının kendilerine düşman olduğunu sanırlar. Bu konuyu çarpıcı bir örnekle açıklamak isteriz.

Şu anda baskıda olan ve Erbakan Hocamızın “manevi dünyasın”ı yansıtacak olan “Allah Dostu Erbakan” isimli kitabımızda detayları verilecek olan bir hatırası var.

Şöyle:

“Erbakan Hocamızın kendisi bizzat anlatmıştı.

Almanya eski Başbakan’ı Willy Brandt ile bir görüşmesi olmuş.  

 Erbakan Hocamız ona;

-Biz Hazreti İsa’ya inanıyoruz, Meryem anamıza inanıyoruz, bütün peygamberler İslam peygamberidir, biz bütün peygamberlere inanıyoruz. Tevrat’ın aslına da, İncil’in aslına da inanıyoruz!

Demiş. Willy Brandt şaşkın! Bunları ilk defa duyuyormuş.

Kısa bir zaman sonra bizzat kendisi Erbakan Hocamıza şunları söylemiş:

-Sizin o gün bana söylediklerinizi, ondan önce bir hocadan da duymuştum. Ama önem vermemiştim. Siz de söyledikten sonra, ben bizim semtin papazına gittim. Ona, ayıp değil mi, ben bu kiliseye devamlı geliyorum, sen niye bize söylemedin ki, Müslümanlar Hazreti İsa’ya inanıyorlar, Hazreti Meryem’e inanıyorlar, İncil’in aslına inanıyorlar, sen bunu bize neden söylemedin? Ayıptır bu!

Dedim ve çıkıştım.”

Bir Başbakan bile bunları duymamış, araştırmamış olabiliyorsa, gerisini düşünün.

Halk ise hiç araştırmadan, gerçekleri tamamen ters yüz edilmiş şekliyle bilmektedir. Onlara göre Müslümanlar onların inandığı hiçbir kutsal değere inanmazlar. Hazreti Muhammed haşa, kendinden başka hiçbir peygambere inanmamıştır. Öyle anlatılmıştır kendilerine.

Akla gelen soru şudur:

Peki Efendimizi ve Müslümanları kendi insanlarına neden yanlış tanıtırlar?

İşte bu Haçlı ruhudur. Sömürgeci, katliamcı, yıkıcı, tecavüz edici Haçlı zihniyeti.

Haçlı ruhuna göre bu zihniyet hep ayakta kalmalı, hep taze olmalı ki, sömürü, katliam, yıkım hep devam etsin. Doğrusunu söylerlerse halkın Müslüman olma tehlikesi vardır. Bu da sömürgeci Haçlı zihniyetinin bitmesi demektir. O halde yalan söylemeye devam ederler. Yüzyıllardır, bin yıllardır bu oyun devam ettirilir.

Haçlıların bu zihniyetlerini bilmez iseniz, her türlü yanlışı yapabilirsiniz. Söz gelimi onlara kanıp, Medeniyetlerine inanıp, işbirliği yaparak, İslam dünyasını yıkmaya gitmek gibi. Kendilerinin çıkarıp Müslümanların başına bela ettikleri terörizmin önlenmesinde onlarla işbirliği yapmak gibi. Tarihteki bu amaçlarla yapılmış Haçlı seferlerini ibra etmeye kalkışmak gibi. Medeniyetler arası ittifakın temsilciliğini yapmak gibi. Dinler arası diyalog saçmalıklarını çözüm olarak takdim etmek gibi…

Haçlıların Efendimize hakaret etmelerinin altında da bu zihniyet yatar. Bu zihniyeti bilmeden anlamadan, öğrenmeden, onlara kayıtsız şartsız destek vermeye gidersen, hem provakasyonla üretilen bu terörün vebalini sana yüklerler, hem de bütün katılımcı liderlerin ve halkın içinde seni böyle küçük düşürürler.

Haçlıların bu zihniyetlerini bilmek yetmez.

Bu bilgilerin gereğini hayata da geçirmeniz lazımdır.

Bakınız Başbakan Davutoğlu elbete bu hakaretçileri asla desteklemez. Oraya da bu niyetle gitmedi. Bu tamam. Ama oraya gitmeden önce bu hakaretçi Haçlılara gerekli ikazları yaptı mı? O karikatürleri lanetledi mi, provakatörlerin bunları kullanmış olduğunu açıkladı mı?

Hayır!

Danışmanları veya bakan arkadaşları onu yanlış yönlendirdiler o da gitti.

O halde onlar için tam kullanılacak bir pozisyondu, onlar da kullandılar ve daha çok hakaret edip, daha fazla kişiye ulaşarak daha katmerli bir şekilde hakaretlerini tekrarladılar. Şimdi Türkiye’ye gelince sebep olduğu bu hakaretleri unutup, tribünlere dönerek bu karikatürcüleri kınamanın ne yararı olabilir.

Tabi halkı kandırmaktan başka.  

ALİM-ARİF

Alim; ilimde aşama geçiren kişi,

Arif; ilimi yaşama geçiren kişi!..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 884