Bugün: 23.10.2018

Kabe’de Ezan ve Namaz

Herkesin bildiği bir gerçektir. Kabe’de 100 bin, Mescidi Nebevi’de de 10 bin katsayısı geçerlidir.

Tüm hacı adayları ve umreciler bunu bildiklerinden dolayı Kabe’de ve Mescidi Nebevi’de bol bol namaz kılmanın ve diğer ibadetleri yapmanın gayreti içinde olurlar.

Biz de 14 günlük umre ziyaretimizde bu gayrette olduk. Lakin bazı uygulamalara da takılmadık değil. İşin fetva yönüne girmeyeceğim. Elbette fıkıhta dayanağı olan uygulamalardır. Ama bir de aklımıza sorduğumuzda bize pek mantıklı gelmedi. Bunun bizim bilgi noksanlığımızdan kaynaklanabileceğini göz ardı etmiyoruz.

Birincisi cenaze namazları...

Her farz namazın ardından cenaze namazları kılınıyor. Bir Müslüman’ın cenaze namazını kılmanın faziletlerini hepimiz biliriz. Farz namazlar bitince hemen cenaze namazına geçilmiyor. Arada bir kaç dakikalık boşluk bırakılıyor. Böylece farz namazını beraberce kılmış bulunan cemaatin yarısına yakını dağılıyor. Hemen kılınmasında bir sakınca olduğunu sanmıyoruz. Yok, bir sakınca varsa da aradaki bir kaç dakikalık süreyi biraz daha uzunca tutmak neden mümkün olmasın? Çünkü o verilen arada ne tesbihatınızı tamamlama fırsatınız oluyor, ne de son sünneti araya sıkıştırmak süre olarak mümkün oluyor. Sadece zikir çekip bekleyeceksiniz. İyi de Müslümanlar ayağa kalkmış bir yerlere gitmenin telaşındalar. Kapı girişinde veya hareketli bir koridorda iseniz ezilme tehlikesi geçirirsiniz. Sizin de kalkıp yer değiştirmeniz şart olur. Bu halde de cenaze namazına yetişemezsiniz. Sünnet namaza başlamışsanız, daha bitiremeden cenaze namazı başlıyor, siz kılamıyorsunuz.

Netice olarak farz namazlar ile cenaze namazları arasında geçirilen bir kaç dakikalık süre, ya kaldırılmalı, cemaatin ekserisinin cenaze namazına katılması sağlanmalı, ya da birazcık daha uzatılıp, son sünnet ve tesbihatın yapılmasına fırsat tanınmalı. Mevcut uygulamada her ikisine de mani olunmuş oluyor.

İkincisi Cuma namazları...

Cuma namazının, yani öğle namaz vaktinin girmesine yarım saat kala veya daha uzunca bir zaman öncesinde ezan okunuyor. Bunun fetvası mutlaka vardır da, mahzurları neden görülmez? Ne mahzuru var derseniz:

1-Ezanı duyan Müslümanların kahir ekserisi hemen sünnet namaza duruyor. Vakit girdi zannederek. Böylece bu uygulama cemaatin kahir ekserisinin vakit girdi zannıyla sünnet namaz kılmasına sebep oluyor. Sanırım hiç bir mezhep buna asla cevaz vermemiştir. Ezanı zamanında okumak gibi çok pratik bir uygulama imkanı varken herkesten şuurlu olmasını ve vaktin girmesini beklemesini ummak büyük hatadır.

2-Hanefi mezhebine göre asla namaz kılınmayacak vakitler vardır. Güneş doğarken, güneş zevaldeyken ve batarken. Cemaatin içindeki hatırı sayılır miktarda Hanefi Mezhebi mensuplarının vakit girdi zannederek zeval vaktinde namaz kılmalarına ve haram ya da mekruh işlemelerine sebep olmuş oluyorsunuz. Elbette bu hatalar da 100 bin katsayısı ile çarpılınca zülfiyare dokunuyor.

3-İşin farkına varıp namaz vaktinin girmesini bekleyenler, bu vaktin girdiğine dair bir işaret gözleyip duruyorlar ki, cumanın sünnetini kılsınlar. O da ne? Vakit girince hemen iç ezan okunup, hiç vakit bırakmaksızın hutbe başlatılıyor. Size cumanın sünneti terk ettiriliyor.

İşte bunları yadırgadık. Orada yaşayan kardeşlerimize sorduğumuzda Cuma konusundaki bu erken ezan uygulamasının bu sene başladığını ifade ettiler. İşin fetva yanı mutlaka sağlamdır, ama birçok karışıklığa ve haram işlemeye sevk eden bu uygulamalar değiştirilemez mi? Bir cuma sevabı kazanalım derken zarar edip gelmek içten bile değil.

Hadi oradakiler değiştirmiyorlar, Türkiye’de bulunan ve bu konulara karışması hakkı ve görevi olan Diyanet yetkililerimiz ne derler? Açıklama beklemek hakkımızdır. Yok yapacak bir şey yoksa hacca ve umreye gidecek kardeşlerimizin bu konuya dikkat etmeleri için görüşlerimizi ifade etmiş olduk.

Bütün kardeşlerimize mebrur hacclar, makbul umreler ve ibadetler temennimizi ve duamızı iletiyoruz.

AŞK ODUNU

Aşk odunu tatmamış kişi varsa;
Dilerim Mevla’dan ki, oda yansın.
Yandıkça ayaklar kesilir yerden;
Dilerim Mevla’dan ki, o da yansın.
Ben dayanamadım, divane oldum;
Dilerim Mevla’dan ki, o dayansın.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 585