Bugün: 17.12.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Milletvekillerine Açık Mektup

Milletvekillerine Açık Mektup

Sayın Milletvekilleri!

Kahraman olup tarihe geçme fırsatı şu an elinizde!

Türkiye’yi kurtarmak elinizde!

Sizden önceki milletvekillerinin oyları ile kabul edilmiş bazı düzenlemeler var! Bunlar ülkemizin ve bağımsızlığımızın gırtlağına dayatılmış hançer gibi, her an boğazımıza saplanmaya hazır bekletiliyor.

Bunları etkisiz hale getirme fırsatı şimdi elinizde!

Örnekler veriyoruz:

Sizden öncekiler “İkiz Yasalar” diye bir garabeti onayladılar. PKK teröristlerinin silahlanmasına fırsat verdiler. Şimdi terör azmış, vatan topraklarını ülkemizden ayırmak için kanırtıp duruyorlar. Güvenlik güçlerimiz bu mücadeleyi inşallah kazanacaklardır. Lakin bu ikiz yasaları düşüncesizce ellerine verenler, onlara büyük bir koz olarak vermişlerdir. Mücadeleyi kazansak bile bu yasalara istinaden dış güçleri de arkalayarak ülkemizi bölmeye kalkışacaklar. Bu yasalar onların bu sui emellerinin garantisi gibi kullanılacaktır.

Diğer bir örnek:

Papa heykelinin kolları arasında imzalanan AB uyum yasalarının hazırlama ve TBMM’den geçirme taahhüdü altında o kadar acayip yasalar çıkarıldı ki, bunların bir kısmı toprak bütünlüğümüzü tehlikeye sokuyor. Akarsu havzalarımızın uluslararası yönetime devri gibi. Bir kısmı ise sosyal yapımızı tehdit etmektedir. Zinanın suç olmaktan çıkarılması, domuz ve mamullerinin sofralarımıza gelmesi için aradaki engellerin kaldırılması gibi!

Sayın Milletvekilleri!

Sadece bir iki örnek verdiğimiz, ama sayıları çok fazla olan bu gibi düzenlemeleri olağanüstü toplantılarla bir yolunu bularak yeniden gündeme getirip düzeltmek elinizde!

Parti taassubunu ve lider sultasını aşıp tarihe kahraman olarak geçme fırsatı elinizde!

Birleşmiş Milletlerden korkmayın. O kurum 5 devletin sultası altında. Zaten yapacakları kötülükleri şu anda da yapıyorlar!

Avrupa Birliği umudunun artık kalmadığını siz de görüyorsunuz!

Bunlar gibi ülkemizin sonunu getirecek düzenlemeleri kimler nasıl kanunlaştırmıştır, diye bir soru soracak olursanız, size bir tarihi olayı hatırlatmak istiyoruz:

İttihat Terakki reislerinden her birinin, mesela Talat Paşa’nın ilk devlet hizmeti PTT idaresinde küçük bir memurluk, sonra da hükümette en büyük vekillikler ile sadrazamlık olmuştu.

Osmanlı Devleti’ni yıkıcıların tezgâhına getirmiş koymuşlardı.

Aynı şekilde Hürriyet ve İtilaf partisinin ileri gelenlerinden Damat Ferit Paşa’nın da ilk devlet hizmeti, sefaret kâtipliği ve ondan sonra da sadrazamlıktır.

Osmanlı Devleti’nin sonunu nasıl getirdiğini bilmeyen var mı?

İbnülemin Mahmut Kemal İnal “Son Sadrazamlar” isimli eserinde diyor ki:

“Devlet hayatında nice zorluk ve olumsuzluklar meydana gelebilir. Bu sebeple o makamlar tecrübe ve meleke ister. Tecrübesiz ve devleti tanımayan kişilerin o makamlara getirilmesi büyük bela ve bedbahtlık değilse nedir? Büyük musibet değilse nedir?

Büyük makamlara getirilecek böyle tecrübesiz insanlar, liyakat sahibi olsalar bile, o makamlara getirilmemek icap eder. Bir de liyakat sahibi olmadığı halde bu makamlara getirilen tecrübesizler, hem de defalarca getirilenlerin devlet ve milletin başına ne belalar getirebileceklerini izah etmeye gerek yoktur. Çünkü devletin bunlar tarafından nasıl yıkıldığını gördük.”

İşte bize ibret vermesi gereken bir dizi musibet!

Sayın Milletvekilleri!

Hamaset edebiyatı ile şu ana kadar ustaca saklansa bile, yolun sonuna doğru hızla yaklaşıyoruz! Şu anda sizin elinizde altın bir fırsat vardır. Bir yolunu bularak bu gidişi durdurmak, böylece kahraman olarak tarihe geçmek fırsatı elinizde!

Bu fırsatı lütfen kullanın!

Biz bu konuyu size ileterek tarihe not düşme görevimizi yapmış bulunmaktayız!

Takdir ve karar sizlerindir. Tıpkı tarihi mesuliyet de sizlerin omuzlarında olduğu gibi!
 
GÖRÜLDÜ Kİ
 
Görüldü ki,
Yaşanan her musibet bir öğütmüş;
Görüldü ki,
Öğüt dinlemeyeni tarih öğütmüş!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 522