Bugün: 17.10.2018

Resneli Niyazi

Tarihi bir portre!

İbretlik!

1897 yılında Siyonistlerin Yahudi Devleti kurmak için aldıkları tarihi kararlar!

2.Abdülhamid Han’dan toprak satın alma girişimleri ve defalarca reddedilmeleri!

Sonunda 2.Abdülhamid Han’ı tahttan indirmek için arayışları neticesinde, desteklemeye karar verdikleri İttihat ve Terakki Cemiyeti

İttihat Ve Terakki Cemiyeti, bir kaç maceracı eski Jön Türk kalıntısı tarafından kozmopolit bir çevre olan Selanik’te daha önce kurulmuş, sönük bir cemiyetti!

Siyonistler en büyük hamileri olan İngiltere’nin ilgisini bunlardan yana döndürmüşler, çaktırmadan alttan alta desteğe başlamışlardır.

1905 Yıldız suikast girişimiyle cemiyet faaliyetlerini arttırmış, seri cinayetlerle paşaları bile vurmaya başlamışlardır. Enver, Eyüp Sabri, Talat, Hasan Tosun, Ahmet Niyazi gibi sivil ve asker çeteler seri cinayetlere başlamışlardır. Bu cinayetleri işlerken, arkalarında İngiltere’nin bulunduğunun farkında bile değildirler. Bu yüzden hep başarı sağlamalarını, savundukları “Hürriyet” mefhumunun sihirli etkisine bağlamaktadırlar.

Bu çetelerin içinde, en meşhurları, Yüzbaşı Ahmet Niyazi; namı diğer, Resneli Niyazi’nin çetesidir. Niyazi’nin yaptıkları ve hayatının sonu ibretliktir.

Kendi kumandasındaki askeri birliğin silah ve paralarını “millet için” soyarak dağa çıkmıştır. Çaldığı silahların ve devlet paralarının yerine birer pusula bırakıp, bunları millet için kullanacağından dolayı alma hakkı olduğuna dair notlar yazmıştır.

 İpini koparan veya kazığını sıyıran serseriler onun yanına sığınmış, böylece 150 kişilik bir serseri çapulcu çetesi oluşuvermiştir. Yaptıkları bütün eşkıyalıkları artık “Hürriyet, Musavat, Uhuvvet” yani bugünkü tabirle; özgürlük, eşitlik, kardeşlik adına yapıyordu. Seri cinayetler ve soygunlar birbirini takip ediyordu. Köylerden yiyecek ve ihtiyaç malzemelerini cebren alır, onlara derdi ki:

-Bunların paralarını devlete ödediğiniz vergilerden düşün. Çünkü bunları biz millet için kullanacağız.

Dedik ya, arkalarında Siyonist’in desteği ile İngilizler olup, bu çetenin her hareketini bir efsaneymiş gibi köpürterek halka yayıyorlardı. Artık o bir “kahraman” idi. Her sözü, her hareketi bu kahramanlığını daha da artıracak şekilde fısıltı veya medya yoluyla ülkeye duyuruluyordu. En önemlisi kendisi de buna inandırılmıştı. Başındaki fesine “Vatan Fedaisi” diye yazı bile işlettirmişti.

Yanında bir de evcil bir geyik gezdirirdi. Kocaman ve çatal boynuzları ile. Soranlara şöyle cevap verirdi:

-Vahşi hayvanlar bile “Hürriyet” kelimesinin etkisi ile biz kahramanlara itaat etmektedir. Bu geyik bundan dolayı bana böyle bağlanmıştır.

Artık Hürriyet Kahramanı Niyazi ve geyiği tam bir efsanedir ve dilden dile dolaşmaktadır. Niyazi’ye ve diğer İttihatçılara bakacak olursanız, askeriye de, matbuat da, halk da onların emrindedir.

Malum süreç başlamış, “genç subayların” bu süslü sloganlara inanmaya başladığını, bunun önünün alınması gerektiğini düşünen 2.Abdülhamid Han, 1908 yılında meşrutiyeti ilan etmişti. 1909 yılında İngilizlerin perde arkasından süreci yönetmeleri ile 31 Mart ihtilali sonucu 2.Abdülhamid Han indirilmiştir.

Çıkarılan genel af ile İttihatçılar dağdan inmişler, diğerleri gibi “Vatan ve Hürriyet Kahramanı” Niyazi de İstanbul’a gelmiştir. Ama artık Niyazi’ye ihtiyaç kalmadığından, yüzüne bile bakan olmamıştır. Geyiğini bir ahıra koymuşlar, hayvan orada unutulmuş açlık ve susuzluktan telef olmuştur.

Kısa bir süre sonra anlı şanlı Vatan ve Hürriyet Kahramanı, kendi adamlarından birisinin kullanıldığı bir mizansen ile 3 kurşunla vurularak öldürülmüş, sessiz sedasız bir mezara gömülüvermiştir.
Kendini vazgeçilmez biri olarak bilen Niyazi, bu güne kadar halkın dilinde yaşamıştır. Ama sadece iki mısralık bir şiir ile:

Ne şehid oldu ne gazi,
Yok yoluna gitti Niyazi!

Bir de “Geyik Muhabbeti” deyimini mizah dünyamıza katmış biri olarak...

Şişirilmiş, efsaneleştirilmiş, kullanılmış, kahramanlığına kendisi de inandırılmış olan Resneli Niyazi, bize ibret olarak şu gerçeği hatırlatmaktadır:

“Hak etmediği halde şişirilmiş ve efsaneleştirilmiş olan kişiler, mutlaka birileri tarafından kullanılıyordur! Günü geldiğinde ve kendisine lüzum kalmadığında, buruşturulup tarihin çöplüğüne atılacaklardır!”

Resneli Niyazi’yi neden mi yazdık?
-İlla bir sebep mi gerek?

TARİHİN ÇÖPLÜĞÜ

Niceleri hep ben, ben, diyerek,
Hindi gibi şişinip kabarır!
Ona da daracık bir çukur gerek,
Sonunda şişi inip geberir!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 494