Bugün: 23.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Bölünmeye Hazır mısınız?

Bölünmeye Hazır mısınız?


Bulunduğumuz coğrafya, dünya kurulduğundan beri birçok çatışma ve savaşın yaşandığı; kan ve gözyaşının eksik olmadığı bir bölge. Bazı dini kaynaklara göre insanoğlunun dünyada ilk defa varlığını gösterdiği bölge. Yani insan yaşamının başladığı yer.

Hz. Âdem’in oğullarından Kabil’in, kardeşi Habil’in kanını akıttığı ve öldürdüğü o günden bu yana insanoğlu, kan, ölüm ve gözyaşına doymadı. Bunun en önemli sebebi ise başka bir insanın elindekini ele geçirme hayaliydi. Kabil, Habil’in evleneceği kız ile evlenmek için bu cinayeti işledi. Bugün ise Ortadoğu’nun petrol kaynaklarını bölge halkının elinden almaya çalışan emperyalist devletler (ABD, İsrail, İngiltere, Fransa vs…) benzer şekilde cinayetler işliyorlar. Bu arada bu bölgenin haritasından memnun olmadıklarından olsa gerek, yeni sınırlar çizerek yeni kukla devletler kurmaya çalışıyorlar.

Yakın tarihte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (Rusya), Yugoslavya ve Çekoslovakya gibi ülkeler dağılarak yeni ülkelere kuruldu. Bu bölünmeleri emsal göstermeye çalışan emperyalist ülkeler, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) çerçevesinde gözlerini Ortadoğu’ya ve Ortadoğu’nun en güçlü ülkelerinden biri olan Türkiye’ye çevirdiler.

‘Arap Baharı’ dediğimiz süreç, aslında emperyalist ülkelerin İslam coğrafyasında tertiplediği ve senaryosunu çok iyi hazırlanmış olduğu bir tiyatro gösterisiydi. Sonuçlarına baktığımızda kendileri açısından başarılı oldu. Çünkü bazı ülkelerin liderleri değişti ve yerlerine emperyalist ülkelerin kuklası olan liderler ‘Cebren ve Hile İle’ yönetimi ele geçirdi.

Ortadoğu topraklarının bu kadar değerli olmasının bir sebebi petrol ise, diğer bir sebebi de İsrail’in dini kitaplarında ‘Vaadedilmiş Topraklar’ diye bildiğimiz Nil Nehri’nden, Fırat Nehri’ne kadar olan bölgeleri ele geçirip ‘Büyük İsrail Devleti’ni kurma hayalleridir. Tabi bu hayali kurulan devletin sınırları Fırat Nehri’ne dayandığı için ister istemez Türkiye’nin toprak bütünlüğü de tehdit altına giriyor. Bu düşüncede zaten Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) bir parçası…

Siz emperyalist devletlerin Kürtleri çok sevdiğini; İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin de güneydoğusundan toprak alarak ‘Kürdistan Devleti’ni kurmak istediğini mi düşünüyorsunuz?

Birinci sorunun cevabı şu: Kürtler, emperyalist devletlerin umurunda değil.

İkinci sorunun cevabı da şu: Evet, emperyalist devletler Türkiye’nin güneydoğusundan da toprak alarak ‘Kürdistan Devleti’ kurmak istiyorlar ama maksatları farklı. Bu kurulacak Kürt Devleti, ‘Büyük İsrail Devleti’ne giden yolu açacak bir kukla devletten öteye geçemeyecektir. Kaldı ki Kuzey Irak Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani’nin Yahudi göçmeni bir ailenin soyundan geldiğini duymayan kalmadı. Zaten Abdullah Öcalan’ın, Ermeni kökenli olduğunu öğrendiğimizde nasıl şaşırmadıysak; Mesut Barzani’nin de Yahudi olduğunu duyduğumuzda aynen şaşırmamıştık.

Yani sorun Kürtleri özgürleştirme sorunu değildir. Bugün pkk’ya baktığımızda Abdullah Öcalan başta olmak üzere yönetim kadrosu ve militanlarının çoğunluğunun Kürtçe konuşmayı bilmemesi, aslında amacın ne olduğunu bize gösteren bir işarettir. Kürtler için mücadele ettiğini söyleyen bir örgüt liderinin en azından Kürtçe bilmesi gerektiğini 3 yaşındaki çocuk bile bilir. Bu açıdan Kürt kardeşlerimizin bu uluslararası kandırmacayı iyi analiz etmesi gerekiyor.

Rusya’ya karşı savaşan Taliban’a askeri destek veren ABD, Rusya çöktükten sonra Taliban’la işi bitti ve bu örgütü terörist örgüt ilan etti. İran – Irak savaşında silah yardımı yaptığı Irak Lideri Saddam Hüseyin ile işi bitince idam etti. Kürt kardeşlerimiz bu yaşanmış olaylardan ders almalıdır. ‘Büyük İsrail Devleti’ hayalinin gerçekleştiği gün, Kürtlerin emperyalist devletlerin gözünde değerinin kalmayacağı ve bir kalemde silineceği gündür. Belki yarın Kürtler, Kürdistan diye bir ülke kurabilirler ama ertesi gün ‘Büyük İsrail Devleti’ emperyalist devletlerin desteği ile kurulduğu gün daha önce yaptıkları gibi Kürtleri de silindirle bir böceği ezer gibi ezeceklerdir.

Kuzey Irak’ta bir Kürt Yönetimi, fiilen iktidarda. Suriye’de yaşanan olaylar sonucunda, ‘Kuzey Irak’tan sonra; nur topu gibi ‘Kuzey Suriye’ sorunumuz doğdu… Tabii ki sonraki aşama İran ve Batı İran Kürt Yönetimi de akabinde kurulur gibi görünüyor. Bu olayların ardında da son aşama Türkiye olarak görünüyor. Müttefik olarak gördüğümüz bu emperyalist devletler, bu senaryoyu ufak ufak sahneliyorlar ve biz de bu olayları tiyatro izler gibi izliyoruz. Yoksa toplum olarak ‘Bölünmeye hazır mıyız?’

MHP’nin merhum Lideri Alparslan Türkeş’ten bir alıntı yapmak istiyorum. Şöyle demişti rahmetli Türkeş: “Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 küçük yıldız ve ortasında büyük bir yıldız var. Anlamı da Türk Milleti’nin Türkiye Cumhuriyeti’nden önce 16 Türk Devleti kurduğunu ve ortadaki büyük yıldız ise son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Herkes tarihte 17 Türk Devleti kurduk diye övünür ama kimse “16 Türk Devleti neden yıkıldı?” diye hiç düşünmez. 16 Türk Devleti’nin yıkılmasının başlıca sebebi Türk Milleti’nin yapısında olan merhamet duygusudur. Bundan dolayı kurduğumuz devletlerin içinde oluşan ayaklanmalar ve isyanları olması gerektiği gibi bastıramadık ve yıkılmalarına seyirci kaldık. Eğer 17. Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak için merhamet duygularımızı bir kenara bırakmazsak, şuna inanın ki mevcut dünya düzeninde 18. Türk Devletinin kurulmasına fırsat verilmeyecektir. Bu yüzden 17. Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, bizim son kalemizdir. Bu kaleyi ne pahasına olursa olsun korumalıyız.”

Türkiye adlı bu son kaleyi tehlikeye düşüren bu emperyalist güçlere (ABD, Avrupa Birliği, İsrail, NATO vs…) tavrını göstermeli ve kesinlikle yollarını ayırmalıdır. Çünkü herkes tarafından açıkça bilinmektedir ki, bu emperyalist güçler bizim yüzümüze gülüp; kuyumuzu eşmektedirler. Yıllar önce Sevr Antlaşması ile bize dayatılanlar, bugün pkk terörü ile tekrarlanmaktadır ve amaç aynıdır. Amaçları Türkiye’yi bölmek…

Çok sevdiğim biz sözü burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum:

UYAN TÜRK MİLLETİ UYAN !...

30 KUPONA ALINMADI BU VATAN !...


Ya son kalemiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ne pahasına olursa olsun savunacağız; ya da ‘Bölünmeye Hazırlanacağız!...’

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ