Bugün: 16.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Deniz Yıldızı’ndan Yardımlarınızı Esirgemeyin

Deniz Yıldızı’ndan Yardımlarınızı Esirgemeyin


İnancımız, hayatımızın her yönünü, insanı yaratılmışların en şereflisi olarak gördüğü için, insanî değerlerle dolmamızı, bu değerlerle yaşamamızı öğütler…

İnsanlara yardım etmek bu anlamda bir ibadettir. Sevgili Peygamberimiz bir hadisinde, `İnsanların en hayırlısı insanlara en yararlı olanıdır` diyor.

Bu kutlu ilke, bizi bir amaca götürür. İnsanlara yardım etmeye, onların sıkıntılarını gidermeye.

Karşılığı verilmese de, kıymeti bilinmese de bize düşen insana yardım ve iyilik yapmak… Atalarımız, inançlarından aldıkları bu ilkeyi atasözü hâlinde ifade etmişlerdir: ‘İyilik yap denize at. Yaratılan bilmezse yaradan bilir.’ Biz, her zaman yardım etme sorumluluğunu taşıyan insanlar olmak durumundayız…

Fakir, yoksul ve kimsesiz insanlar için vakıflar, yardımlaşma dernekleri kuruluyor. Bu dernekler ihtiyaç sahibi insanlarla, yardım etmek isteyen insanları bir araya getiriyor. Bu konuda Giresun Deniz Yıldızı Derneği’nin çalışmalarını takdir ediyorum. Onların çalışmalarında bizzat bulundum. 1,5 yıl önce Deniz Yıldızı Derneği ile bir ailenin yanına gittik. O günkü gördüklerim gerçekten çok üzücüydü. Bu yaşananlar insanın hayata daha farklı bir gözle bakmasını sağlıyor. İnsanların ne kadar zor şartlarda yaşadıklarını görünce kendi halimize bin kere şükretmemiz gerekiyor. Deniz Yıldızı, ihtiyaç sahibi insanların hayatlarına yeni bir umut oluyor. Ayrım yapmadan, yetim, kimsesiz ve durumu iyi olmayan herkese eşit derece de yardım elini uzatıyor. Niyetleri o kadar güzel ki, derneğe gittiğinizde güler yüzle karşılanıyorsunuz. Giresun'da yardıma muhtaç tek bir insan kalmayana kadar yardım yapmaya devam edecek bir kuruluş. İnsanı gerçek hayatla tanıştırıyor.

Biz sıcacık evlerimizde otururken milyonlarca insan aç, susuz, evsiz, barksız, sokakta yaşam mücadelesi veriyor. Fakat insanların çoğu göz göre göre bu fakirliği ve çaresizliği seyredebiliyor. Sanki televizyonda film seyreder gibi son derece umursamaz ve son derece bencilce. Bu sefaletin giderilmesine yardımcı olmak yerine kendi yaşamlarına dalıp gidiyorlar. Tek dertleri yeni gördükleri bir ayakkabıyı almak, yeni bir ülkeye seyahate çıkmak, çocuğunu koleje göndermek, çanta koleksiyonuna bir yenisini eklemek ya da yeni bir model cep telefonu almak. İşte insanların dünyası bu kadar küçük ve bu kadar boş. Herkes çarçabuk geçen dünya hayatını seviyor. Sürekli kendi mallarını artırmak için uğraşıyorlar. Fakir insanları gördüğünde de; ‘Benim yardımımdan ne olur ki?’ diye düşünüyorlar. Böyle düşünmeleri son derece hatalı. Çünkü ‘Damlaya damlaya göl olur’ demişler. Herkes kendi imkânları nispetince yardımda bulunmalı.

Herkes durup bir çevresine baksın. Hiç mi okutulacak çocuk yok? Hiç mi sokaklarda evine ekmek götüremeyen fakir yok? Bir fabrika sahibi kolaylıkla fabrikasında artan yemekleri fakir insanlara bağışlayabilir. Sadece bu israf konusu bile düzelse dünyada milyonlarca insan açlıktan kurtulur. Yine soruyorum size, kaçınızın aklına bir lokma ekmek bile bulamayanlar geliyor? Kimsenin yardım eli uzatmaması sizi kandırmasın. Ahirette her yaptığımızın karşılığını tek tek alacağız. Hepimiz imkânlarımız ölçüsünde yoksula, yolda kalmışa, evsizlere, bakıma muhtaçlara yardım eli uzatmalıyız. Aç, susuz bir çocuğun ne kadar çaresiz olduğunu düşünelim. Aç uyumanın, günlerce bir şey yemememin zorluğunu düşünelim ve elimizden gelen tüm gayreti gösterelim.

Ayeti Kerime’de de denildiği üzere; “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, Ahiret Gününe, Meleklere, Kitaba ve Peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahitleştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve muttaki olanlar da bunlardır.” (BAKARA SURESİ / 177)

Allah için yardımı amaçlayan insanlar olarak bu sıcak köprüleri kurmak durumundayız… İnsanlara iyilik etmenin, onlara yardımda bulunmanın dinî, toplumsal bir sorumluluk olduğunu unutmadan, atalarımızın; ‘İyiliğe iyilik her kişinin, kötülüğe iyilik er kişinin kârıdır’ sözü doğrultusunda yüreklerimizi yardımlaşmanın sıcaklığıyla dolduralım…

Yardım etmek güzel bir ahlâk, insanî bir adımdır. Bu duygu, yardım edildiğince gelişen, gitgide büyüyen bir halkadır, paylaşıldıkça artan bir değerdir…

Yardımlarınızı esirgemeyin.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ