Bugün: 25.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Dost, ya da Düşman. İşte Bütün Mesele Bu!

Dost, ya da Düşman. İşte Bütün Mesele Bu!


Bir kitapta okumuştum. Şöyle diyordu: ‘Türkiye, Türklerin yönetimine bırakılamayacak kadar önemli bir ülkedir.’ Bunu okuyunca yakın tarihte yaşadığımız ilginç ve bir o kadar da üzücü olaylar aklıma geldi. Şöyle ki, kim bu ülkenin menfaatine çalışmalar yapsa veya konuşsa, o insanları üzücü bir olay sonrasında zamansız bir şekilde kaybettik.

Ülkenin menfaatine derken ne demek istediniz diye soranlar için hemen cevaplayayım. Malum ülkelere ve Türkiye aleyhine çalışan uluslararası örgütlere karşı tepki koyulmasından bahsediyorum. Yani tam bağımsız bir Türkiye hayali ile mücadele eden tüm vatan evlatlarını bu yolda kurban vermişiz. Hem de hiç farkında olmadan.

Bu üzücü anılarımızı tekrar düşünelim. Acılarımız tekrarlanacak ama Türkiye için bir faydası olacaksa acılarımızın tazelenmesi iyidir diye düşünüyorum.

Adnan Kahveci - Maliye eski Bakanı

Dedi ki: “Bizim bağımsız olmamız için Amerika ve IMF'den kurtulmamız lazım.”

2 gün sonra trafik kazasında öldü!.. Hem de henüz trafiğe açılmamış, sadece deneme sürüşü yapılan ve başka hiçbir arabanın olmaması gereken yolda başka bir araba ile çarpışarak!..

Bedri İncetahtacı - Saadet Partisi Gaziantep Milletvekili

Dedi ki: “Amerika en büyük engeldir bu ülkede. A.B.D. istediğini Başbakan yapar, istediğini Cumhurbaşkanı”

5 gün sonra Antep'e giderken trafik kazasında öldü!..

Turgut Özal - 8. Cumhurbaşkanı

Dedi ki: “Musul ve Kerkük bizimdir. Bunu dünya biliyor. Alacağız”

10 gün sonra öldü!..

Eşref Bitlis - Jandarma Genel Komutanı

Dedi ki: “Amerika'nın İncirlik'ten kalkan uçakları PKK'ya yardım dağıtıyor”

4gün sonra eksi - 60 dereceye kadar dayanıklı olan TSK’ya ait askeri uçak ile Siirt'e giderken kaza geçirerek, uçağı daha kalkarken Ankara Yenimahalle Posta İşleme Merkezi’nin üzerine düştü ve öldü!.. Kaza nedeni uçak motorlarının buzlanması! Oysa Siirt'te bile o esnada hava soğukluğu eksi - 11’di. Ki Ankara'da ise zaten eksi - 5’di.

Recep Yazıcıoğlu - Denizli Valisi

Denizli'de kanun çıkardı: “Artık bundan sonra kahve ve benzeri yerlerde İngilizce isim kullanılmayacak. Yani cafe değil; kahve yazılacak” dedi.

Ve 1 hafta sonra Ankara'ya giderken trafik kazasında öldü!.

Bahtiyar AYDIN - Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı

Dedi ki: “Bu dış mihrakların büyük bir oyunu. Sakın inanmayın, kanmayın. Kardeşi, kardeşe vurduruyorlar. Lice'si ile Hani'si ile Eruh'u ve Edirne'si Muş'u ile aynı ırkın evlatlarıyız. Bu ülke kolay kazanılmadı. Çanakkale’de dedelerimiz omuz omuza can vererek bu ülkeyi kazandılar. Biz de bu ülkeyi en güzel bir şekilde muhafaza edeceğiz ve bu PKK bitecek. Bu ABD oyunu son bulacak.”

Ve 10 gün sonra Diyarbakır Lice'de ilkokul çocuklarına önlük, bot, ayakkabı ve kırtasiye malzemesi dağıtır iken keskin nişancı silahı ile sırtından çocukların gözü önünde vurularak şehit edildi. Giresun’da toprağa verildi.

TBMM - 1 Mart tezkeresine ret oyu verdi

3 gün sonra İstanbul'un göbeğinde bombalar patladı. Kaç kişi öldü?..

ASELSAN

Türkiye’nin en önemli ve stratejik kurumlarından biri olan Askeri Elektronik Sanayi’nde (ASELSAN) çalışan onlarca yetişmiş genç mühendisin peş peşe açıklanamayan ölümleri sadece tesadüf mü?..

Bu kadar insan sadece eceli geldiği için mi öldü?

Yoksa birilerinin dediği gibi; ‘Türkiye kurudukça sulanan, büyüdükçe budanan bir ağaçtır’ da bu insanlar bu ağacın budama dönemine mi denk geldiler?

Acaba bu ölümlerin hangisi dikkatinizi çekti? Ya da hiç biri dikkatinizi çekti mi?

Bu ülkenin ayakta kalabilmesi için lütfen biraz daha dikkatli ve uyanık olalım.

Çünkü başka Türkiye yok!

A.B.D. himayesinde kimler yaşıyor, kimler besleniyor. Bir bakın ve düşünün...

Tek bir şeye ihtiyacımız var. Vatanımızı sevmek.

Vatanı sevdiğimizi kanıtlamak için de birbirimizi sevmemiz ve çok çalışmamız gerekiyor.

Ve sözlerimi Atatürk’ün bir sözü ile bitiriyorum. Sözüm meclisten taaa içeri!..

 

“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” M. Kemal ATATÜRK

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ