Bugün: 16.10.2018

Gelecek Kaygısı


Kişi, hak ve özgürlüklerine kendine özgü bir tavırla yaklaşır, kendi dünya görüşü istikametinden bakarak tanımlamalar ve kabuller getirmeye kalkışırsa; akıl ve bilimden uzaklaşmış olacağından; fanatizminin hâkim olacağı bir görüş gerçekleşecektir.

Bu inanışa, en kutsal bildiğimiz adı verseniz bile insanları mutlu edemez ve gelecekten duydukları kaygılarını gideremezsiniz.

Dünyanın özellikle gelişememiş veya bizim gibi her açıdan geri kalmış, dışa bağımlı toplumlarına baktığımızda, bu ve benzeri dayatmalar ile karşı karşıya olan ülkeler görürüz. Bu açmazın temelinde gerek bireysel, gerekse kurumsal anlamda başkalaşmışlık ve özgüvenlerini kaybetmişlik yatmaktadır.

Kendimiz gibi düşünmeyenlere kuşku duyarak karşı tavır almak, onlara ‘öteki’ rolünü biçmek; alışılagelmiş toplumsal yaşam kurallarının devamının sigortalarından biri zannedildiği için, kendiliğinden oluşan ve birbirlerini karşılıklı suçlayan iki toplum katmanının ortaya çıkmasına neden oluyor. Tam da böyle bir atmosferi paylaşan ülkenin insanlarıyız.

Mutluluğu başkalarının mutsuzluğunda arıyoruz. Kendileriyle sosyal, kültürel, hukuksal, siyasal hatta kan bağı anlamında reddedilemeyecek birlikteliğimiz olan insanlarımızı ötekileştirmemeliyiz ki; akla ve bilime de uygun olsun.

Aynı toplumu oluşturan insanlar, birbirlerini ötekileştirme anlayışı içine düşmemelidir. Bizimle farklı düşüncede olanları bilgi çağında bile hazmedememiş olmak, yeterince gelişemediğimizi açıkça ortaya koymaktadır. Bunu ister laiklik, ister demokrasi, istersek başka olgulara benzeterek araştıralım; varacağımız nokta ‘olgunlaşmamış ham meyve’ örneğindeki gibi ilkelerimiz, kurumlarımız ve anlayışlarımızın henüz dünyanın çok gerilerinden seyrettiği gerçeğidir.

Güzel diye tanımladığımız bir şeyi hiç tanımayan bir kişiye; onu kavrayıp anlaması için onun hem fiziki hem de içsel yönünü beraberce öğretmelisiniz. Bizdeki güzellik anlayışında; bir aksaklık bir eksiklik olmasa, bu denli toplumsal sorunlar ve onların getirdiği gerginliklerin yaşanması kesinlikle söz konusu olmayacaktır.

 

Bu toplumda çeşitli sorumlulukları bulunanlar ülkemiz ve insanımızın gerçekten en rahat bir hayata kavuşmaya, mutlu olarak yaşamaya, yarınlarına ümitle bakmaya layık olan ender toplumlardan olduğunun bilincinde olarak, türlerimizin ayrışmaya değil kuvvetli bir toplum bünyesine kavuşmamıza hizmet ettiğinin bilincinde olmalıdır.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ