Bugün: 25.06.2018

Medya Seçmenleri


İnsanlık tarihinde, son 100 yılda olduğu kadar hiçbir dönemde bu kadar hızlı ve büyük değişimler yaşanmamıştır. Değişimler, buluşlar ve toplumlara etkisi 100 yıllar sürmüştür. Mesela ateşin bulunmasını bizlere büyük bir buluş olarak yıllarca okullarda öğrettiler. Daha sonra tekerleğin bulunması, cilalı taş devri vs…

İnsanlık tarihinin son 100 yılını incelediğimizde ise inanılmaz teknolojik gelişmelerin çok büyük bir hızla hayatımızın içine girdiğini görüyoruz. Elektriğin bulunması ile başlayan bu süreç, avuç içine sığan bilgisayarlarla inanılmaz bir hızla hayatımızı yönlendirmektedir. Tabi bu teknolojik aletler içinde toplumu en çok etkileyen ve yönlendiren elektronik alet ise tartışmasız televizyondur.

Televizyondan sonra da çok önemli teknolojik gelişmeler yaşandı ancak, hiçbir buluş gerçek manada televizyonun toplum üzerindeki etkisini azaltamadı.

Hepimiz biliyoruz ki, ülkemizde medya patronlarının ülke yönetimine karıştığı ve seçimlerde seçmenleri yönlendirecek yayınlar yaptığını hep beraber gördük ve yaşadık. Bu medya müdahalesine en güzel (ya da çirkin!) örnek 28 Şubat post-modern askeri darbesi öncesi demokratik seçimlerle seçilmiş 54. T.C. Hükümeti’nden memnun olmayan medya patronlarının yaptığı Hükümet aleyhtarı yayınlarla seçmenleri ve orduyu yönlendirme çabalarıdır. Sonucuna baktığımızda ise maalesef başarılı olmuş bu yayın politikaları sayesinde 18 Haziran 1997'de Necmettin Erbakan’ı, Başbakanlıktan istifa ettirmişlerdir.

Bugünkü seçmelerin bir kısmına baktığımızda, 1997 yılında yaşanan medya destekli post-modern askeri darbesini sert bir dille eleştiriyorlar. Ama aynı seçmen kitlesi o günlerde medyanın yayın politikalarının etkisi ve yönlendirmesi ile ordunun Hükümete müdahalesine alkış tutmuşlardı.

Bugün sakin kafa ile düşündüğümüzde medyanın bu tutumu ülkenin demokratik gelişimine zarar vermektedir. Gerçi işlerine gelmeyen Hükümetin iktidardan düşmesi sayesinde cepleri ve banka hesapları şişmiştir ama seçmenler gene aynı sıkıntıları yaşamak zorunda kalmıştır. Zaten medya patronlarının halkın sıkıntıya düşmesi umurunda değil ki! Önemli olan medya patronlarının ekonomik rantlarının önündeki engelleri, ellerindeki medya gücü ile bertaraf etmek. ‘Bitaraf olmayan, bertaraf olur’ derler ya… İşte Necmettin Erbakan da bu şekilde bertaraf edildi.

Günümüzde de farklı şeyler yaşamıyoruz. Tek fark ordu geri plana çekildi. Medya kimi isterse onun haberlerini televizyonlarına çıkartıp ve gazetelerine basıyor. Kimi istemezse de o siyasi parti sanki bu ülkede yokmuş gibi tek bir kare görüntüsünü ne televizyonda ne de gazetede gösteriyor. Seçmenlerde medyanın baştan aşağı boyadığı cilalı siyasetçilerin etkisine sokularak Türkiye’nin yönetimi şekillendiriliyor. Yani ülkemizde seçimler ‘Medya Seçmenleri’ sayesinde demokratik yapılıyor gözükse de aslında oldukça ‘Medyatik’ yapılıyor.

Giresun’daki seçimleri incelediğimizde de Türkiye’nin bir yansıması olarak benzer sonuçlar veriyor. Fabrikaların kapanmasından, işsizlikten ve göçten şikâyet eden Giresunluların bu tepkilerini hâlâ sandığa yansıtmamış olmaları, onların da diğer bölgelerdeki seçmen vatandaşlarımız gibi medyanın etkisinde kaldıklarını gösteriyor. Son 10 yılda yapılan seçim sonuçlarına bakıldığında sanki Giresun gençleri fabrikaların kapanmasından, işsizlikten ve fındığın değerinin düşük olmasından dolayı göç etmiyorlar da; Giresun ekonomik ve sosyal açıdan hızla büyüyor ve göç alan bir il oldu zannediliyor. Gerçekler maalesef böyle değil ve rüyamızda bile göremeyeceğimiz bu hayallerden uyanmamız için gerçek sorunları gizleyen medyayı değil; Giresun’un gerçeklerini yazan medyayı takip etmelisiniz. Karar gene de sizin…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ