Bugün: 21.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Türkiye’nin Gündemi: "Besmele ve Terör"

Türkiye’nin Gündemi: "Besmele ve Terör"

................................
Gerek dünya gerekse ahiret ile ilgili olsun, hayırlı ve meşru her işe Allah-u Teâlâ`nın adını anarak "Besmele" ile başlamak, her Müslümanın üzerinde titizlikle durması gereken görevlerdendir. Bir Müslüman herhangi bir işe "Besmele" ile başlamakla "Rahman ve Rahim olan Allah`ın adı ile O`nun izni ve emri ile O`nunla yapıyorum; her türlü yardım, kuvvet ve kudret O`ndandır, O yardım etmezse, bu kuvvet ve kudreti vermezse hiçbir şey yapamam, hiçbir işte başarılı olamam." diyerek acziyetini ortaya koymakta ve her işini Yaratıcıya havale etmektedir. Her okunacak ve yapılacak mühim bir şeye teberrüken bununla başlanılması bir muvaffakiyet vesilesidir.

Her şeyden evvel Besmele-i Şerife’nin manasını bir teneffüs edelim. "Besmele" "Bismillâhirrahmânirrahîm"in kısaltılmış şeklidir. Hayırlı bir işe başlarken, Allah-u Teâlâ`nın İsm-i şerif`ini anmak ve bu mübarek İsm-i şerif ile işe başlamak manasına gelir.

Allah-u Teâlâ ile kulları arasındaki derûnî münasebeti ifade eden "Besmele-i şerife", her hayrın anahtarı, İslâm`ın bir sembolüdür.

Cumhuriyet tarihi boyunca Müslümanların dini değerlerini unutturmaya çalışan zihniyet, şimdi ise BESMELE’mize dokunarak dini değerleri bozmaya çalışıyor. İslam düşmanlığı bu kadar bariz belli edilmez. Seçimler öncesi kadınlara başörtüsü dağıtan, imam hatip okullarına ve Kuran öğretimine sürekli engeller koyan zihniyet, yine sahnede.

28 Şubat döneminde üniversite kapılarında zulme uğrayan başörtülü öğrencilerin döktüğü her damla gözyaşından darbeciler kadar onlara destek veren güçlerin de bu olaylarda hatası var. Bu milletin inançlarıyla kavga edenler, camileri ağıra çevirenler, Ezan’ı Türkçe’ye çeviren bir siyasi partiye muhafazakâr seçmenden seçimlerde oy alması mümkün değil. İslam düşmanlığının boyutları artık kendisini BESMELE’de göstermeye başladı. BESMELE’den rahatsız olan bu güçler besmelenin ne anlama geldiğinin farkında değiller. Yani ‘Allah’ın adıyla’ diyerek Müslüman her işe başlar. Malum parti işlerine şeytan ile başlıyor.

Normal zamanda dindarlara öcü gibi davranan parti, seçim zamanı geldiğinde bayanlara başörtüsü dağıtıyor. Dini istismar etmek asıl budur. Ne kadar değiştik deseler de toplumun bu kadar günlük hayatında kullandığı her işin başı BESMELE’yi ne kadar eleştirmek doğrudur.

70 yıllık CHP’nin anlayışında 7 karışlık bir ilerleme olmadı. BESMELE’yi toplum, günlük hayatında niçin kullandığını anlayamazlar.

Kur’ân okumanın yasak olduğu yer Türkiye’ydi. Ezanın yasak olduğu yer Türkiye’ydi. Camilerin ahır yapıldığı yer Türkiye’ydi. Kur’ân sahifelerinin kese kâğıdı olarak satılığa çıkarıldığı yer Türkiye’ydi. Devrim kanunları uygulanırken; ‘ne oluyoruz?’ diyenin kafasının uçurulduğu yer Türkiye’ydi.

CHP, Yüksek Seçim Kurulu’na verdiği şikâyet dilekçesiyle, AK Parti`nin 1 Kasım seçim çalışmalarına yönelik hazırlattırdığı “Haydi Bismillah” adlı seçim şarkısının “halkın dini, manevi duygularını istismar etmeye yönelik olduğu” gerekçesiyle yasaklanmasını talep etti.

YSK`nın bu talebi kabul ettiği bilgisi ise eski Adalet Bakanı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ`dan geldi.
"YSK seçimde Besmele’nin kullanılamayacağına karar verdi. CHP sayesinde seçimde Besmele yasak" diyen Bozdağ, twitter hesabından CHP`nin yaptığı başvuruyu da eleştirdi.

Bozbağ, “CHP, Besmelesiz kampanya yapabilir. Ama biz seçim kampanyamıza ve her işimize ‘Haydi Bismillah’ diyerek başlamaya devam edeceğiz.” dedi.

1984’den bu yana hamam da aynı, tas da….

Şimdi kimse kusura bakmasın; durum bu…

Terör örgütü, neredeyse 30 yıldır bu şekilde beslenip, yeni mevziler kazanıyor. Bölücülüğe en fazla karşı çıktıklarını söyleyenler bile, bilerek veya bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek terör örgütünün ekmeğine yağ sürüyor. pkk tuzaklar kuruyor, kan döküyor. Bazı medya grupları ile birlikte siyasi partilerde Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ı suçluyor. Terörist yerine T.C’yi temsil edenlere lanet okunuyor. Bütün olumsuzların sorumlusu olarak devlet yönetimi gösteriliyor.

Baksanıza terör örgütü; asker ve polis şehit ediyor, pkk göğsünü gere gere; ‘Ben yaptım’ diyor ama HDP’li vekiller, CHP’li isimler, Paralel Medya’nın yurt dışına kaçmış ve henüz kaçmamış elemanları, malum medyanın şımartılmış ezikleriyle, kanaat önderleri; ‘Elimizde kanıt yok ama pkk değil; kesin Erdoğan öldürmüştür’ diyorlar. Diyebiliyorlar.

Devlet’e ve mevcut Hükümet’e karşı yapılan bütün bu saldırıların büyük çoğunluğu suç kapsamına girecek konumdadır. Bu noktada Yargı’nın devreye girmesi ve topluma karşı suç işleyenleri yargılayıp cezalandırması gerekiyor.

Kalın sağlıcakla...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 863