Bugün: 16.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Türkiye'nin Sinirleri ve Sınırları…

Türkiye'nin Sinirleri ve Sınırları…


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı forsunda kaç tane yıldız olduğuna hiç dikkat ettiniz mi? Dikkat etmeyenler için söyleyeyim. Tam tamına 17 yıldız. Daha doğrusu 16 küçük yıldız ve ortasında büyük bir yıldız. Bu sıralar ‘Açılım’ kelimesi de oldukça popülerken ben de yıldızların ‘Açılımını’ kısaca anlatayım size. 16 yıldız, tarihin ilk zamanlarından bugüne kadar bilinen, kurulmuş ve yıkılmış 16 Türk Devleti’ni temsil ediyor. 17. büyük yıldız da tabii ki Türkiye Cumhuriyeti’ni… Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Genel Kurul Salonu’nda da benzer şekilde 16 küçük lamba ve Türkiye’yi temsil eden büyük bir lamba var. Dikkat ederseniz ‘Ampul’ demiyorum. Ne olur, ne olmaz. Siyaset yapınca bu ülkede çok eleştiri yapılıyor da. Siyaset sanki neyimize lazımsa.

Ordu’nun Fatsa İlçesi’ne yaptığım bir ziyarette o bölgede MHP adına yıllarca çalışmış ve bir hayli yaşlı bir kişinin Alparslan Türkeş’in bizzat ağzından duyduğunu söylediği bir anıyı size aktarmak isterim. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Rahmetli Başbuğu Alparslan Türkeş; “17 Türk Devleti kurduk diye övünüyoruz, ama 16 Türk Devleti neden yıkıldı diye hiç düşünmüyoruz. Bizlerin merhametli tutumları hep Türk Devletleri’nin yıkılması ile sonuçlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti 17. ve son kaledir. Şunu iyi bilin ki; 18. Türk Devleti’ne izin vermeyecekler. Bunun için 17. Devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar ayakta durması için merhamet duygularımızı bir kenara bırakmamız lazım’ diyerek bugünkü yaşadığımız olaylara çok eski yıllarda vurgu yapmıştır.

15 Ağustos 1984’te Eruh’ta yaptığı ilk terörist saldırı ile adını Türkiye kamuoyuna duyuran pkk, 26 yıldır Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyen ülkelerin maşası olarak görevini yapmaya çalışmaktadır. Bu terörist örgütün ilk çıktığı yıllarda zamanın ordu komutanlarından biri; ‘Türkiye Cumhuriyeti 3-5 çapulcuya haddini bildirecek güçtedir’ demişti. Anlaşılan, bunlar 3-5 çapulcu olarak görünen ancak arkasında büyük bir emperyalist güç olan bir buzdağının sadece suyun üzerindeki görünen bölümüymüş. Bu terör örgütü pkk ile baş edemememizin en önemli sebebi arkasındaki sponsor güçlerdir. Üzücü olan taraf da bu sponsor güçlerle aynı zamanda NATO’da (North Atlantic Treaty Organization - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) ittifaklık! antlaşmamız var. Adından da anlaşılacağı üzere bizimle antlaşma halinde olan ülkeler aynı zamanda terör örgütü pkk ile de antlaşma halindeler. Bu ittifak! halinde olduğumuz ülkeler de doğal olarak buzdağının suyun altındaki bölümünü oluşturmaktadır.Kıbrıs savaşında müttefikimiz ABD’nin, Kıbrıslı Türkler’in can güvenliklerini sağlamaya yönelik askeri operasyon yapmak için harekete geçen Türkiye’ye uyguladığı askeri ambargoyu unutmamışınızdır diye düşünüyorum. Ya da Ege Denizi'nde gerçekleştirilen NATO Kararlılık Gösterisi-92 Tatbikatı sırasında 1 Ekim 1992'de USS Saratoga (CV-60) uçak gemisinden yanlışlıkla! atılan 2 adet! (batması garanti olsun diye) Sea Sparrow füzesi tarafından vurulan TCG Muavenet (DM-357) savaş gemimizi yoksa unuttunuz mu? Ve ya her canları sıkıldıklarında Ermeni yasa tasarısını ABD Meclisi’ne getirmeleri sizce neyi ifade ediyor? Bizim gerçek müttefikimiz! olduklarını mı? İsrail’in sivil yardım gemilerine yapacağı askeri baskın öncesinde ABD ile görüşmesi ve ABD Başkanı Barack Obama’nın; ‘Sivil kayıplarının fazla olmamasına dikkat edin’ uyarısını çok mu insancıl buldunuz? Ve saldırının yapıldığı sabah İskenderun’daki Deniz Kuvvetleri Birliği’ne yapılan saldırı sıradan bir terörist saldırı mıdır sizce? Bu konuda dikkatinizi çekmek istediğim bir konu daha var. Bu terörist saldırıyı yapan pkk’nın, Deniz Kuvvetleri Birlikleri’ne yaptığı ilk saldırıdır! Tam da İsrail’in sivil gemilere saldırdığı sabah. Ne kadar ilginç bir tesadüf!

 

Görüldüğü üzere ABD emperyalizmi ve yandaşları olan ülkeler Kurtuluş Savaşı ile kaybettikleri maçın rövanşını almak için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. Türkiye’nin bulunduğu bölge bu emperyalist güçlerin iştahını kabartan enerji kaynaklarının geçiş yolu üzerinde olması sebebi ile he zaman önemli olmuştur. Bundan dolayı Türkiye’yi ‘Söz dinleyen uysal koyun’ olarak görmek istiyorlar. Göremedikleri zamanda ‘Sinirlerini ve Sınırlarını’ zorluyorlar.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ