Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Güneydoğu’da Ne Oluyor Değil, Ne Olunmak İsteniyor…

Güneydoğu’da Ne Oluyor Değil, Ne Olunmak İsteniyor…

.................

Toplumsal olayları, analiz ve tahlil ederken olduğunca objektif olunmalı. Yoksa ne yaparsan yap yanlı ve sübjektif kişisellik kanaat ve görüşler ön plana çıkarsa tanı ve teşhiste yanılır sadece kendi tedavi şeklinizin doğru olduğu hüsnü galip gelir ki orada çuvallarız.

Tedavi yöntemlerinin nev`ilerine baktığınızda; en başta koruyucu yöntem, ilaçla, rehabilite, fizik tedavi vb. uzar gider...

Güneydoğu da Kürt halkı ile TC. vatandaşlık ve Türk halkı arasında problem olmadığı, problemin 1. derece güvenlik sorunu olduğu ve güvenlik sağlandığında güneydoğuda gündüz TC vatandaşı ve bir kısmı muhtemelen kamu görevlisi, gece devletin güvenliğinin zaafa düştüğü yerde ve zamanda ise ister tehdit isterse teşvik deyin yüzü maskeli direnişçi, asi ya da terörist olabilmekte.

İnsanların ihtiyaçlar hiyerarşisinde güvenlik ve beslenme ön planda bulunmaktadır.

Diğer husus yöredeki sosyal ekonomik yapı incelendiğinde halkın kahir çoğunluğu maraba/ sadece karınlarını doyurabilmek günü kurtarabilmenin peşinde. Allah’tan devletin sosyal yardımları var ki yoksa ekonomik sosyal patlamaya mahal bırakırsınız.

Diğer bir husus yöredeki hala gelenekçi feodal yapı devam etmekte, özellikle cinsiyet açısından değerlendirildiğinde kadın ve kızların okur- yazar oranı oldukça düşük. Hala kadın erkeğin hâdimi olarak görülmekte sürekli baskı altında tutulmakta ve dağa çıkışım mevcut durumdan iyi olduğu baskın görüşü dikkate alınmalıdır.

- Teolojik yapı, mezhepler arası görüş farklılıkları, kürt makro ve özellikle yöresel bölgesel mikro milliyetçilik sürekli bazıları tarafından pofpoflanmakta cahil ama devletine milletine sadakatı olan halk kışkırtılmakta ve bazı ütopik vaadlerle bu insanlar kandırılmaktadır.

Tespitler böyle uzayıp gidebilir.

Şu an güneydoğuda iç savaş ortamı oluşturulmaya çalışılmakta, beyhude çabalar elbette sonuçsuz kalacaktır. Bunun bedeli şehitlerle kanımızla canımızla kardeşimizle evladımızla olsa da Vatan bütündür asla ve kat`a bir cm2 karesi üzerinde bir tasarruf hiç kimsenin hayalinden bile geçmesin. Bu kadar kesin ve kararlılığımızı her platformda ifade etmeliyiz...

Ne yazık ki bu zor ve sıkıntılı durum dünyanın en mukavemetli, cesur ve kahraman ordumuz ve güvenlik güçlerince ve devleti idare eden siyasi, bürokrasi, sivil toplum örgüt ve kuruluşlarının ahenk ve kararlılığı ve desteğiyle çözülecektir....

Güneydoğuda gözüke bu ancak Güneydoğu; iç ve dış hain güç ve odaklarınca kısmi bir bölge kurtarılmış ilan etme çabası, Suriye ve Irak G. Doğu üçgeninde "One minute" intikamı peşindeki Siyonist destekli bazı AB ülkelerinin de aba altından destek verdiği, teröristlerin kullandığı silahların RUS yapımı ve Suriye ve Irak hatta Ermeni ordu envanterlerinde bulunması kimlerin emelimin olduğu cevabını da kısmen vermektedir...

Sorun AK PARTİ HÜKÜMET sorunu olmaktan çıkmış tüm siyasi ve toplumu yönlendiren erk`in elini taşın altına sokma zamanıdır artık.

Bir de bizde şöyle algı ve önemseme var. Ben ve benim gibi emek verip vatandaş olarak tespitlerimiz çok doğru isabetli olabilir ama gerekli ilgi ve kamuoyunda yer almayabilir. Ancak bir yetkili sıradan ve basit hatta değer taşımayan söylemi kamuoyunu haksız olarak meşgul eder ve eksik bilgilendirme olabilir. Ama biz de söylenen önemli değil, söyleyen önemlidir. Maalesef...

Basına kesinlikle yöredeki çarpışmalarla ilgili sansür konulmalıdır. BBC bunu Falkland Adası savaşında ve milli menfaatleri bulunan iç olaylarında sıkı sansür uyguladığı gibi bizde de sansür kısmi olarak uygulanmalıdır...
İnş. bir sonraki değerlendirmemiz.

Ziya Paşa`nın dediği gibi,

"Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir ne demek,
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" olacaktır.

Fethi KARAHÜSEYİN

Toplum Bilimci / İktisatçı ve İslam Ekonomisti Araştırmacı

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 583