Bugün: 25.04.2014

Amatör Spor Kulüplerimiz


AMATÖR KULÜPLERİMİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİYORUZ

AKINSPOR KULÜBÜ GENEL KAPTANI EROL KISA İLE KONUŞTUM

Ülkemin en sükseli ve de en görkemli ‘Sarı-Lacivert’li formasını giyebilecekken maalesef elimizde olmayan nedenlerden dolayı sırtımıza geçiremedik.

Hayat… Olsun…

Ama Fatsaspor’un ve Akınspor’un Sarı-Lacivert’ini sağlığımız elverdiğince gururla taşıdık yıllar önce…

Bu renklere tıpkı ‘Yeşil-Beyaz’ gibi vefa borcumun olduğunu biliyorum.

Bugün köşemize Akınspor’u aldık… Ve karşınızda takımın Futboldan Sorumlu Yöneticisi; daha doğru bir deyimle Genel Kaptanı Erol Kısa…

GÜNGÖR: “Bize Akınspor’u anlat Sayın Genel Kaptan…

KISA: “Hocam, beni yakından tanır ve bilirsiniz… Giresunspor, Akınspor ve Fenerbahçe benim vazgeçemediklerimdir. Yıllardır Akınspor Kulübü’nde yöneticilik yapıyorum. Bu renklere aşığım. Akınspor yıllara, tarihe mal olmuş bir takımdır. Kale Mahallesi’nde yerleşiktir ama tüm Giresun’da bu renklere gönül veren taraftarlarımız vardır. Kulüp Başkanımız Sayın Ömer Gürgök’dür. Bilinen lakabıyla Dede Ömer. Yönetimimizde çok değerli ağabeylerimiz vardır.

GÜNGÖR: “Nedir amatör kulüplerimizin durumu… Bildiğimiz sıkıntılar Akınspor Kulübü’nde yaşanıyor mu?

KISA: “Hakikaten bir amatör kulübü yaşatmak ve ayakta tutmak bugünkü şartlarda oldukça zor ve maliyetli… Daha doğrusu kişilerin sırtında… Çok köklü ve önemli kulüplerimiz maalesef bu sıkıntılardan dolayı müsabakalara katılamıyorlar. Ayrıca Ek Saha’mızın yıkılması da amatör futbola darbe vurdu… Kulüplerimizin işi oldukça zor.

BİR MİNİK NOT: Tanıdığım Erol Kısa kardeşim doğru bildiğini söyleyen ve sözünü sakınmayan biridir… Başkan Kerim Aksu ile kuvvetli ilişkileri ve dostluğunu bilirim.

KISA: “Kerim Başkan, tüm amatör kulüplerimize taşıma anlamında gerekli mazot yardımını eksiksiz yapıyor… İl Özel İdaresi ve dolayısı ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF)’nin de bu anlamda yeterli olmasa da kulüplerimize yardımları söz konusu… Ancak bu katkıların artırılması gerekir.”

Kısaca Akınspor’un durumu bu… Genel Kaptan Erol Kısa’yı dinlerken, yıllar öncesine gittim…

İnsanın içinden keşke o yaşlarda olsam, o şahane formayı bir kez daha giyebilsem diyesi geliyor…

Akınspor’a başarılar diliyoruz.

GİRESUN, AMATÖR FUTBOL TAKIMLARINI İZLEYEMİYOR!

(Ek Saha’yı yıkmak, cinayetin en büyüğüydü.)

Etbaşoğlu ve Organize Sanayi Futbol Tesisleri…

Tüm merkez ilçe futbol takımlarımız, tüm karşılaşmalarını deplasman haricinde genelde burada oynarlar.

Şimdi bir dakika düşünelim. Bırakın mesai günlerini bir kenara; hafta sonu Cumartesi veya Pazar günü bir amatör futbol karşılaşmasını izlemek için bu tesislere geleceksiniz.

Unutmayınız cebinizde her şeyden önce üç buçuk liranızın olmak mecburiyeti vardır.

Uzaktır…

Yürüyemezsiniz kolayından…

O yüzden seyircisiz geçer buralarda futbol… Seyircisiz futbolda keyif vermez, oyuncusu hakemi kolayından motive olmaz…

Sakın ola üç buçuk lirayı küçümsemeyin. Ve dolmuş parası deyip geçmeyin sakın.

Dediğim gibi yakın gibi görünen bu coğrafyalar uzaktır, yürüyemezsiniz…

Oysa dün, düne kadar Atatürk Stadyumu’nun yanında çakılı bulunan ‘EK SAHA’nın seyircileri adına böyle bir derdi yoktu…

Yakındı…

Elimizi uzattığımızda tutacak kadar yakındı.

Beceriksiz adamlar kimselere danışmadan yıktılar, tarumar ettiler buraları…

Havuz yapmak adına tüm futbolseverlerin sabırsızlıkla beklediği Cumartesi’ni ve de Pazar’ını mahvettiler…

Tel örgüler arkasında köfte ekmek ve kıymalısını yerken kendini maça kaptırmış o büyük insan kalabalıklarını darmadağın ettiler.

Futbol, öksüz kaldı bu yüzden…

Giresun amatör futbol takımlarını izleyemiyor ne yazık ki…

Yazık ki yazık…

MAÇ KÖFTESİ       

Hadi daha açık söyleyelim.

‘TÜKÜRÜK KÖFTESİ’

Çocuktum… Babam henüz ölmemişti… 970’li yıllardı…

Ek Saha henüz kurulmamıştı…

Pazar günlerini hasretle beklerdim… Maç vardı çünkü maç maç… Giresunspor, Balıkesirspor’la oynayacaktı…

Sabahleyin heyecanla uyanırdım. Rahmetli, elimden beni maça götürecekti…

Maç köftesi alacaktı yarım ekmek içi…

Düşünebiliyor musunuz? Maç köftesi ve maç…

Durun! Aklıma rahmetli abim Göbek İsin geliyor…

Ve rahmetli Selim abim… Bu iki güzel insanın elinden çıkardı bizim yarım ekmek içi maç köfteleri…

Hayat ne güzeldi o zamanlar…

Çocuktum… 7 – 8 yaşlarında kadardım. Nedendir bilemezdim o yıllar… Maçlarda satılan köfteyi, evde pişirilen köfteden daha çok severdim.

Sonraları büyük sahanın yanına ‘Ek Saha’ kuruldu…

Maç köftesi mangalları buralara indi…

Etrafa köfte kokuları dağıldı… tel örgüler arkasında ellerinde maç köftelerini yiyen kalabalıklar yıllarca amatör takımlarımızı izledi keyifli saatlerde…

Yıllar geçti üstünden bu anlattıklarım…

Geriye dönüp bakıyorum da o güzel günlerden eser yok, albümlerin arasına sıkıştırıldı.

‘Maç köftesi’nin usta elleri Göbek İsin abim de, Selim abim de yok artık…

Babam gibi onlarda uçsuz bucaksız dönülmez diyarlara gittiler…

O kadar özledim ki babamın bana ‘maç köftesi’ almasını… O kadar özledim ki…

Anlatamam…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ