Bugün: 20.08.2018

Büyük İnsanlık bu mu?

..........................

Şüphesiz 7 Haziran seçimlerinin en flash partisi HDP oldu. Herkesin tahmin ettiği ama ifade etmek istemediği bir gerçek, HDP’nin psikolojik eşik olan %10 barajını aştığı idi. Bütün anketlerde HDP, %10 barajını aştığı halde anket sahipleri ve yorumcuları bunu 8,9, 9,0, 9,5, 9,8, gibi kritik rakamlarla vermeyi yeğlediler. Ama özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde PKK’nın da desteği ile sandıklardan tulum sonuçlar çıktı. %100’lere varan bu sonuçlar esas itibariyle kimseyi şaşırtmadı, kim olsa bu bölgede başka bir partiye oy atamazdı. Belki de kimse oy bile atmadı, PKK’lılar seçmen yerine oyları sandığa doldurdular.

Esas sorun diğer bölgelerde alınan oylarda ortaya çıkıyor. İstanbul ve diğer metropollerde HDP azımsanmayacak oylar aldılar. Örneğin İstanbul’da geçen seçimlerde 3 olan milletvekili sayısını 11’e çıkartmayı başardı. İncelemeye değer bir husus ama geçen seçimlerde bağımsız aday olduğu için 3 milletvekili çıktığını oysa potansiyelin en az 6 milletvekili kazanabilecek miktarda olduğunu düşünüyorum. Artışta Kürtlerin psikolojik barajın aşıldığına olan inancı yanında CHP ve diğer sol gruplardan verilen emanet oyun da azımsanmayacak bir rolü olduğunu düşünüyorum.

Esasında yazıya başlarken seçim sonuçlarını değerlendirmek değil de HDP’nin en önemli seçim sloganının ne manaya geldiğini/gelebileceğini analiz etmek istiyordum. Tekrar seçimde de kullanırlar mı bilmem ama geçen seçimin ana sloganı Büyük İnsanlığa Evet de şeklindeydi. İlk gördüğümde beni şok eden bu slogan ne anlama geliyordu? 30 yıldır sürdürülen PKK terörü bitirilerek, Türkiye için büyük bir insanlık mı yapılacaktı? Doğrusu hiçbir sözcüsünü doğru dürüst dinlemediğimi ama bu yazıyı yazarken ne demişler diye internette sörf yaptığımı söylemeliyim.

Seçim bildirgesinin açıklandığı toplantıda HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş Kürtçe ve Türkçe selamlayarak konuşmaya başladığı konuşmasında “Umuyoruz ki bildirgemizle Türkiye’nin her köşesinde karamsarlığın korkunun yerine HDP’nin heyecanı, umudu yer alacak “ demiş.

Demirtaş konuşmasına“Bu topraklarda büyük bir zenginlik üzerinde oturan yoksullar olmaktan bıktık artık. Bizler çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı yapımızla ve farklılıklarımızla horlanmaktan, ötekileştirmekten usandık çünkü. Her gün silah sesi, gaz, cop, panzer ve toma görmekten bıktık usandık. Birbirimizden, devletten, hükümetten korkmadan, birbirimize güvenerek inanarak barış içinde yaşamak istiyoruz. Bizler her bir farklılığımızla, sesimizle, eğer ortak duygularda birleşeceksek bu teklik üzerine değil birlik üzerine inşa edilmiş insanlık kimliği olabilir.

İnsanlığımızın her gün azalmasından utanır hale geldik. Medeniyetin beşiği dediğimiz coğrafyamızda insanlığı, insanlarımızı merkeze koyarak yeni başlangıç yapmak zorundayız. İnsanlığı düştüğü yerden kaldırmak zorundayız” diye devam etmiş.

Seçimlerden sonra partinin önemli isimlerinden Pervin Buldan yaptığı açıklamada, Türkiye açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade ederek, "Özellikle Halkların Demokratik Partisi’nin elde ettiği başarı Türkiye açısından büyük bir kazanımdır. Tüm siyasi partilerin bu sonucu iyi değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Biz İstanbul milletvekilleri olarak bugün mazbatalarımızı aldık. Bundan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Türkiye halklarının sesi olacağımıza, Türkiye halklarının kimliği olacağımıza buradan bir kez daha söz veriyoruz. Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" demiş.

Seçimden önce ve sonra verilen demeçleri duyup da umutlu olmamak mümkün değil. Ama hemen seçim sonucu ortaya çıkan manzara hiç de onları doğrulamadı. Büyük İnsanlık için verilen oylara sahip çıkılamadı. Bu oyların gereği olarak yapılması gereken PKK ve diğer unsurların silahlı güçlerine ya söz geçiremediler ya da bütün ülkeyi aldatan bir takiyye yaparak barış umutlarını söndürdüler. Görece kendilerini çok güçlü gördükleri ilçelerde özyönetim adı altında baskıcı yönetimlerini ilan etmekten çekinmediler ve bunu tanımadıklarını açıklayamadılar. Bununla kalsa belki iyiydi, bütün bir ülkenin kan gölüne çevrilmesine seyirci kaldılar. İki aylık süreçte 100’ün üzerinde asker ve polisi şehit eden PKK yerine askerin önüne kalkan oldular.

Anlaşıldı ki Büyük İnsanlık sadece bir seçim sloganı imiş, ülkeye insanlık adına verecekleri hiçbir şeyleri yokmuş; yazık…

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 603