Bugün: 23.04.2018

Devlete Güvenmek Suç mu?

Geçtiğimiz günlerde yazdığımız bir yazının başlığı aynen ‘Devlet İnsanına Zulmetmek İçin mi Vardır’ şeklindeydi.

Bu yazımızda torba yasa sonrası çakışan sigortalılıkların mahsubu ile ilgili genelgeyi ele almış ve bu arada torba yasada çıkmayan bazı hususlara dikkat çekmiştik. Torba yasa görüşmeleri çok uzun bir süreyi kapsadığından çıkarılmak istenen konular ile çıkan konular arasında epey fark olmuş, adeta torba kamuoyunun söylemiyle çuvala dönmüştü.

Kamuoyunun en büyük beklentilerinden biri de Bağ-Kur borçlarının yeniden yapılandırılması ve bazı borçların silinmesiydi. Biz bu konuda “Son çıkan torba yasada en fazla beklenen Bağ-Kur yeniden yapılandırılması ve prim borçlarının askıya alınması yönünde kamuoyunda oluşan beklentiler büyük bir hayal kırıklığı ile sonuçlanmıştır. Emekli olmasına ramak kalan bazı sigortalılar Bağ-Kur borçlarını sildirerek emekli olmayı beklerken ortaya çıkan binlerce liralık prim borcunu ödemekle karşı karşıya kalmışlardır. Bu da yetmiyormuş gibi bazı sigortalılar da kendileri için ödenen 4/a (SSK) sigorta primini 4/b (Bağ-Kur) sigorta koluna aktarmak zorunda kalmışlardır. Bazı sigortalılar kendilerini ya kendi şirketlerinden ya da başka yerlerden sigorta yaptırarak ve bunun primini ödeyerek emekli olmayı beklerken, büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşmışlardır. Çalıştıkları işyerlerinin kapanması veya işin bitmesi nedeniyle başka bir işe girenlerin veya başlayanların sigortalılıkları geçersiz sayılarak Bağ-Kur’a tabi olmaları gerektiği kurum tarafından söylenmekte ve bu da büyük mağduriyetlere neden olmaktadır” demişiz.

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tam da sigorta borçlarının yapılandırılmasının bittiği günlerde Bağ-Kur borçlarının dondurulacağını ve borcu olanların da sağlık yardımlarından Genel Sağlık Sigortası primi ödeyerek faydalanabileceğini belirtti. İnsanların büyük bir bölümü hayal kırıklığı ile bile olsa Bağ-Kur borçlarını yapılandırmışlar ve ödeme aşamasına gelmişken bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demek durumunda kalmışlardır. Öyle ya primini yapılandırıp ödeme aşamasına gelmiş borçlular keriz yerine mi konuluyoruz demek durumunda kaldıklarını düşünmeye başladılar. Hiç Sosyal Güvenlik Kurumu kapısından geçmeyenler belki de dondurdukları bu süre yüzünden emekli olacaklar belki de sağlık yardımlarını hemencecik alırlarken yapılandırmaya başvuranlar prim borcunu cezası ile ödemeye devam edecekler.

Komisyondan geçen düzenlemeye göre kanunun yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu prim borçlarını üç ay içinde ödememeleri veya yapılandırmamaları halinde; prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulacak. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyecek. Sigortalılıkları durdurulanlardan, ilgili kanun uyarınca çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları yeniden başlatılacak. Daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde, durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı ihya edilecek. Sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin durdurulan süreleri için genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmayacak.

Sahi beş ayda ne değişti? 11 Eylül’de dondurulmayan bu süreler şimdi neden donduruluyor? Hem de seçimlere beş kala…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 714