Bugün: 21.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Ev Hizmetlerinde Çalışmada Yeni Dönem

Ev Hizmetlerinde Çalışmada Yeni Dönem

Meclis gündeminde bulunan torba yasa tasarısı yasalaştığında yeni bir sigorta türü ile karşı karşıya kalacağız.
Tasarının 58 maddesi ile getirilen yeni düzenlemenin tam adı “Ev Hizmetlerinde Çalışanların Sigortalılığı” şeklinde düzenlenmiş. Kamuoyunda çeşitli iş kazaları ile gündeme gelen çalışanların yıllar sonra hak kaybına uğramaları çok tartışılır hale gelen ev hizmetlerinde çalışanlar mevzuu bir şekilde çözüme kavuşmuş olacak. Ev hizmetlerinde çalışanların ayda bir veya birkaç gün çalışmaları, çalıştıranların ve çalışanların mevzuata hakim olmamaları sebebiyle genellikle çalışanlar aleyhine bir durum oluşuyordu. Çalışanların başkaca bir mesleğinin olmaması ve sosyal güvenlik kültürünün toplumda yeterince gelişmemesi de işi iyice zorlaştırıyordu. Tüm bunlara mukabil yıllar sonra yaşlandıkça azalan gelir düzeyi ve hastalıkların artması neticesinde sosyal güvenlik ihtiyacı iyice ortaya çıkıyordu.

Yeni düzenleme ile ev işlerinde işçi çalıştıranların işi epey kolaylaşmış görülüyor. Kıstas olarak çalışanın ev hizmetlerinde geçirdiği süre temel alınarak ikili bir sistem oluşturulmaya çalışılmış. Bir evde 10 günden fazla çalışılıyorsa o evin sahibi işyeri dosyası açtırarak çalıştırdığı kişi veya kişileri sigortalı olarak göstermek zorunda kalacak. 10 günden az çalışma halinde ise çalışanlar için sadece iş kazası ve meslek hastalıkları primi yatırılacak. Örneğin bir evde 10 gün çalışma var ise ev sahibinin ödeyeceği prim % 37,5 iken 9 gün çalışan için % 2 prim ödenmesi ve geri kalan primlerin çalışana yüklenilmesi ise tam bir hayal kırıklığı olsa gerek. Bugün için uygulanan asgari ücretin 1134 TL olduğu düşünülürse işverenin ödemesi gereken yükü karşılaştırmak zor olmasa gerek. Asgari ücretten 10 gün çalışan biri için işveren 142 TL öderken 9 gün çalışan için ödenecek para sadece 7 lira olacaktır. Burada hakkaniyete uygun bir çözüm getirme zarureti vardır. Bir gün için 135 TL’lik fark küçümsenecek bir fark değildir. Kaldı ki evde çalışanların aldıkları ücretler asgari ücretle de sınırlı değildir.

Getirilmesi düşünülen düzenleme ise aşağıdaki gibidir.

MADDE 58- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"Ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığı”

EK MADDE 9- Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan sigortalılar hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin hükümler uygulanır. Bunların bildirimi, işverenler tarafından örneği Kurumca hazırlanan belgeyle en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapılır. Süresinde yapılmayan bildirim için işverene 102 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmü uygulanır.

Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olanlar için ise, çalıştırıldıkları süreyle orantılı olarak çalıştıranlarca 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının % 2`si oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi ödenir. Bu şekilde çalışanların sigortalılık tescili, çalışan ve çalıştıran imzalarını da ihtiva eden ve en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar Kuruma verilmesi gereken örneği Kurumca hazırlanacak belgenin Kuruma verilmesi ile sağlanır. Sigortalılık başlangıcında bu belge üzerinde çalışma başlangıcına dair kayıtlı en eski tarih esas alınır. Bunlar hakkında hastalık sigortası hükümleri uygulanmaz. Bu fıkra kapsamına girenler, adlarına ödenen priminin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar aynı kazancın otuz katının % 32,5 oranında prim ödeyebilir. Bunun % 20`si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, % 12,5`i genel sağlık sigortası primidir. Bu süre içinde ödenmeyen primin ödenme hakkı düşer. Ödenen primler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.

İkinci fıkra kapsamındakileri çalıştıranlar bu Kanun uygulamasında işveren sayılmaz. Sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için iş kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olması ve sigortalılığının sona ermemiş olması, bu Kanuna göre iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi veya sürekli iş göremezlik geliri ya da malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şarttır. Bu sigortalılar ile ilgili iş kazası ve meslek hastalığı olaylarında Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin ikinci fıkrasındaki sigortalılar hakkında Kanunun 67 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanır.

Bu madde kapsamındaki sigortalılarla ilgili olarak prim oranları ve uygulanacak sigorta kolları hariç olmak üzere, Kanundaki işveren yükümlülüklerini yeniden belirlemeye, Kuruma verilmesi gereken bildirge ve belgeleri birleştirmeye, yapılacak bildirimlerin ve primlerin ödenmesine ilişkin usul ve esasları tespite Kurum yetkilidir.

Bu madde kapsamındaki sigortalılarla ilgili olarak bu maddede aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 749