Bugün: 20.01.2018

Fındık Yüz Güldürdü


Bu yıl geçen senelere oranla daha fazla kaldım Giresun’da. Ramazan ayının her yıl on gün daha erkene gelmesi sebebiyle biraz erken gittim Giresun’a. Çok da erken gitmedim, aslında. Her yıl Temmuz sonlarına denk getirdiğim yaz tatilimi bu sene Temmuz’un 20’sine denk getirdim. Değerli bir dostumun da ölümüne denk gelen bu tarihler genellikle fındık altının temizlendiği zamana denk gelirdi. Bu yıl havaların önceki yıllara göre daha yağışlı geçmesi dolayısıyla fındığın da daha geç olgunlaşmasına neden oldu. Fındık geçen yıllara göre yaklaşık 15-20 gün geç olgunlaştığı için hasat mevsimi de o kadar geç başladı. Dolayısıyla 15-20 gün daha geç dönmüş olduk İstanbul’a. Üreticiler geç de olsa fındık fiyatının geçen yıla göre %70-80 oranında daha yüksek açılması sebebiyle daha mutlu oldu. Geçen yıla göre daha düşük olduğu açıklanan fındık rekoltesi, fındığı olan üreticinin yüzünü güldürmeye yetti.

Tatilimin başlarında Gaziosmanpaşa Giresunlular Derneği’nin bu yıl başlattığı “Haydi Dostlar Giresun’a” kampanyası çerçevesinde getirdiği Giresun Dostları ile tanışmak benim için büyük bir şans oldu. Esasında tatilimi biraz da o tarihlere denk getirdim sayılır. Kümbet ve Kulakkaya Yaylaları’na yapılan bir günlük gezi benim için unutulmaz bir anı oluşturdu. Gezinin birinci gününde Keşap Karabulduk Beldesi’nde uğradıkları sel mağduriyeti bile Giresun Dostlarını yollarından döndürmemişti. Geziye katılanların yazdıkları sitayiş dolu yazılar ise okunmaya değerdi.

Kurucusu bulunduğum Tirebolu Dernekler Federasyonu (TİRDEF)’in düzenlediği ve Mavi Yeşil Restoran’da yapılan iftar ile Kuzgun Köyü Derneği’nin köyde düzenlediği iftar ise bu yıl katıldığım iftarlar oldu. Ayrıca Görele’de iki ayrı iftara katılmak ve orada bulunan gazeteci arkadaşlarla tanışmak benim için büyük bir fırsat oldu. Bir köy derneğinin kısıtlı imkânlarla 250-300 kişilik iftar yapması katılım için kuyruklar oluşması beni sevindirdi.

Aklımın bir köşesinde ise hep İstanbul vardı. Muhasipliğini yaptığım Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı(TGTV) ve İstanbul Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Derneği’nin düzenlediği iftarlara katılamamak beni ziyadesiyle üzdü. Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı’nın üyesi olan yüzlerce dernek ve vakfın düzenlediği iftarlarla ilgili mail ve mesajlar mesaj kutularımı doldurdu ama gönlümüz onlarla maalesef bedenimiz Giresun’daydı.

Dönmeden önce başlattığımız bir cami projesi ise son günlerimizi doldurdu. Tirebolu, Doğankent ve Trabzon üçgeninde yaptığımız geziler ve Mimar Mühendis Ali Bahat’ın ufuk açıcı düşünceleri yapılacak cami için bizlere rehber oldu. Mahallemize yapılan imam atamasıyla gündeme gelen bu cami yapımı projesi inşallah hayırlı neticeler verir. Ancak işin maliyetinin oldukça yüksek olması doğrusu düşündürüyor insanı.

Serin bir Eylül günü çıktığımız Giresun sabahından sonra sıcak bir Eylül akşamı karşıladı bizi, İstanbul’da. Fındık üreticisinin yüzünün gülmesi gibi tüm milletimizin de yüzünün gülmesi tek dileğimiz…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ