Bugün: 20.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Kurak Gönüllere Ab-ı Hayat…

Kurak Gönüllere Ab-ı Hayat…

Bu yıl izne yağmurla başladık.
Esasında kurak geçen bir yıl için çok beklenen yağmurlar bizi İzmit’te yakaladı. Ön koltukta oturan eşime, “galiba yağmur yağmış” dedim; Körfez’e doğru gelirken. Çok geçmedi İzmit’te yağmura tutuluverdik. Düzce’ye kadar aralıklarla yağmuru hissettik. Memlekete kadar nerdeyse bütün yıl kendini çok cömert gösteren güneşi göremedik desek yerinde olur. Aksam serin bir havada evimize vasıl olduktan sonra sahur için kalktığımızda yağmur başlamıştı. Sabah gök gürültüsü ile uyandık. İkindiye kadar devam eden yağmur yer yer küçük heyelanlara sebep oldu. Bazı yerlerde su baskınlarına da neden olan yağmur, söylenenlere göre fındığa iyi gelmiş.

Memlekete gelmişken evde oturmak olmuyor. Sivil toplumla ilgilenen biri olarak 2008 yıllarına uzandım birden. Yine böyle bir yaz mevsiminde Tirebolu İletişim Fakültesi’nin yapılma kararı alınmış ve Resmi Gazetede yayımlanmıştı. O günlerde büyük heyecana neden olan bu durum, TİRDEF’in de kuruluş zamanlarına denk gelmişti. TİRDEF o yılın Haziran ayında kurulmuş, fakülte kararı Temmuz ayında çıkmıştı. O günlerde başlayan fakülte yaptırma hazırlıkları sivil toplum kuruluşlarımızı da epey hareketlendirmişti. Ancak bu heyecan bizim de içinde bulunduğumuz TİRDEF’i bir nebze de olsa by-pass ederek yeni bir oluşuma neden olmuştu. O oluşum bir derneğe dönüştü mü bir platform olarak kaldı mı hala benim meçhulüm. Ama o günlerde başlayan ve başında değerli insan Prof. Dr. Taner Karahasanoğlu’nun başında olduğu oluşum bugün güzel bir fakültenin hayata geçmesine neden oldu.

O günlerde yazdığım bir yazıyı şimdi gibi hatırlıyorum. Biraz da işin dışında kalmanın verdiği bir duyguyla “Halkavola Mevkiine gidiyorum, İletişim Fakültesi inşaatına bakmak için. Gelişi güzel bağlanan birkaç demir ve kalıp olarak çakılan birkaç tahtadan ibaret temel bana Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan hocamın attığı temelleri hatırlattı. Sayın Erbakan hem Ecevit ile yaptığı koalisyon döneminde hem de Milli Cephe hükümetleri döneminde Türkiye’nin hemen her iline o ilin şartlarına uygun temeller atmış ancak ortaklar bu işe yeterince inanmadığı için birçok temel atıl kalmış ve fabrikalar bacalarını tüttürememişti. Burada neler oldu birilerinin halka izah etmesi gerekmektedir. Onca tantana ile atılan temel ve inşaatın neden hiç yürümediğini insanımıza nasıl izah edeceğiz? Veya işin yürümesi için neler yapılacak?” demişim.

Bugün fakülteyi özellikle ziyaret ederek yapılan işi yerinde gördüm. Gerçekten bir ilçe çapını aşan bir eserle karşılaşmak beni heyecanlandırdı. Başında Prof. Dr. Jale Sarmaşık hocanın bulunduğu bu güzel yuva inşallah bu yıl öğrenci alarak eğitim ve öğretim hayatına adım atacak. Herhalde Taner hoca için çocuğunun ilkokula başlaması gibi bir heyecan olur. Bu sene açılacak bir okulun aynı zamanda yüksek lisans ve doktora eğitimine de yakın zamanda başlayacak olması ayrı bir heyecan yaratacak bir gelişmedir. Okulu ziyaretimde öğretim üyesi Şirin Dilli ile tanışmak ayrı bir zevk oldu. Şirin hoca Galatasaray Üniversitesinde başladığı öğrenimini Sorbonne Üniversitesi ile taçlandırmış. Böyle birinin bile okulumuzu tercih etmesi bu heyecanı anlatmaya yeter de artar, bile…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1108