Bugün: 20.01.2018

Yeni Bir Sorun Yine Bir Sorun

............
Bugün soysal güvenlik uzmanlarının üstadı Ali Tezel’in yazısını okudum.

Kamuoyunda 65 yaş aylığı olarak adlandırılan 2022 sayılı yasadan yararlanan biri Ali bey, 2006 yılından beridir özürlü ve muhtaç olarak SGK’dan özürlü aylığı alıyordum. Bu ay aylığımı kesmişler. Hiçbir gelirim yok olduğu halde sebebini sordum, “senin gelirin yok ama abinin epey geliri var” sebep bu dediler. Ben şimdi ne yapacağım? Bu aylığım devam etmez mi?”  diye soruyordu.  Özürlü ve muhtaç birinin maaşını abisiyle oturuyor diye kesmek bize mahsus bir hal olmalı herhalde.  Kardeşini bakan abisine teşekkür etmenin yolu bu mu olmalıydı?

Oğlum üniversiteyi bitirip 25 yaşını da doldurunca genel sağlık sigortası çıkmış ve gelir testi yaptırmak zorunda kalmıştı. O zaman fark ettik ki oğlum, ben emekli olduğum için benim sağlık sigortamdan faydalanamayacak ama ödeyeceği prim için benim gelirim onun priminin az veya çok olmasına etki edecekti.  Bu Deli Dumrul uygulaması da bize mahsus olmalı herhalde. Medeni kanuna göre de sosyal güvenlik kanununa göre de babayla ilişiği kesilen birinden alınacak prim kendi gelirine göre hesaplanmalı değil mi?

Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sosyal Güvelik Kurumu bürokrasisi harıl harıl genel sağlık sigortası prim affı için uğraşıyor. Önce 18 yaş altı çocuklar kayıtsız şartsız genel sağlık sigortasından faydalanacak diye ilan ettiler. Doğrusu faydalandı da. Ama giden her çocuğun anne babasının sağlık sigortasını araştırdılar. Araştırdıkları bu konu sadece sigorta müdürlüklerinin uhdesinde kaldı. Anne babaya haber verildiğinde ise vakit epey geçmiş oldu. Giden mektubu umursamayan veya öneminin farkında olmayan anne ve babalar onbinlerce liralık prim ve cezasına maruz kaldılar. Gerçi ne kadarı tahsil edildi bilinmez ama 6111 sayılı kanun birçoğunun imdadına yetişti de borcunun silinmesine vesile oldu.

Ancak 2012 yılı başında başlayan yeni uygulama ile mavi kartlılar ve sosyal güvenliği olmayanların veya bitenlerin gelir testi yaptırma mecburiyetleri tam ve zamanında bilgilendirme yapılmadığı veya umursanmadığı için GSS primleri en yüksek nispetten tahakkuk edildi. Belki de hiç prim ödemeyecek milyonlarca kişi asgari ücretin iki katından fazla gelir ediyor diye borçlandırılınca tahakkuk eden GSS primleri bir hesaba göre 8 milyar liraya(eski hesaba göre 8 katrilyona) ulaştı. En makul hesaplara göre ise 4 milyar lira alacak birikti hesapta. Tamamen fiktif olan bu hesabın realize edilmesi için mini sosyal güvenlik paketi hazırlandı bile. Borçlulara eskiye yönelik gelir testi yapma imkânı verilerek gerçek rakamlardan yeni borçlar çıkarılacak ve gecikme zamları da %50 eksiğiyle alınacak.

Yine kamuoyuna yansıdığı kadarıyla esnaf ve kendi hesabına çalışanlardan alınması gereken primler için de bir düzenleme geliyor. 24 aydan fazla borcu olanlara birikmiş primleri ödemek için bir süre verilecek ve o süre içinde ödenemeyen primler de silinecek hizmet süreleri de. İlerde ödenebilecek olan bu süreler cari primlere göre alınacak. Bu arada çokça mahrumiyetlere sebep olan bağımsız çalışanların 2008 öncesi geçen sürelerin de yeniden ihyası için bir düzenleme bir ihtiyaç olarak belirmektedir. Vergi kaydıyla çalışmasını ispat eden kişilere borçlanma hakkı bu paketin içine mutlaka sokulmalıdır. Yalnız 2012 yılı başından itibaren GSS yürürlüğe girdiğinden son iki yıllık süre için GSS primi alınıp alınmayacağı da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Düzenleme yapılırken bu durum hatırdan çıkarılmamalıdır.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 667