Bugün: 16.12.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Ali Deniz, Recep Çalık, Kadir Topbaş, Erdoğan...

Ali Deniz, Recep Çalık, Kadir Topbaş, Erdoğan...

Cuma günkü Kongreden iki gün sonra yine ordayız.
O gün bizi, istişâre kuruluna aldıkları gibi mesaj zincirine de eklemişler; dolayısıyla meseleden haberdardık.  Fakat, Başkan Olgun Küçük Bey ayrıca aradı; genel merkezden misâfirimiz var, buyur dedi, gittik.

Daha girişte gençler karşıladı bizi. Ayakkabılarımızı çıkardık. Hemen terlik tuttular, buyur ettiler, yol gösterdiler. Çok teşekkür ettik. Yeni nesilde böyle sessiz-sedâsız sevgi-saygı, edeb-âdâb tezâhürlerinin bulunması, öncelikle onlar ve de geleceğimiz adına, ümit adına bizi sevindirdi. Rabbimiz sayılarını çoğaltsın. Âmin.

Evet, Ensar Vakfı Ordu Şûbesi’nin merkez binâsındayız. Üst katlar yurt. Altta idâre, muhâsebe ve toplantı salonlarının bulunduğu katlar var. Biz toplantı ve sohbetlerin yapıldığı, 2. Kattaki salondayız. Kimi yönetim ve istişâre kurulu üyelerimiz, birkaç personel ve bir kısım talebeler de şu an burada.

HAYRETTİN ÖZTÜRK, RECEP ÇALIK, CANLI TÂRİH!...

Ensar Vakfı kurucularından olup, hâlen bilfiil çalışan ağabeylerimizden Recep ÇALIK Bey teşrif buyurmuşlar. OMÜ İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, Ensar Vakfı Samsun Şubesi Kurucusu ve hâlen bilfiil çalışan, burada katıldığı etkinlikler, verdiği konferanslar vesîlesiyle hemşehrilerimizin de yakından tanıdığı değerli hocamız Yrd. Doç. Dr. Hayrettin ÖZTÜRK’le berâber gelmişler. Şûbeleri ziyâret meyânında buradalar.

Recep ÇALIK Beyle İstanbul İmam-Hatip Okulu yıllarından tanışıklığı olan Ali Deniz Hoca da orada. Bu üç isim de eğitim, kültür, vakıf, dernek ve bürokrasi eksen ve bağlamında engin geçmişleri, zengin birikim ve hâtıraları bulunan ağabeylerimiz, büyüklerimiz, hocalarımız.

Önce, tanışma faslı oldu. Burada Recep Çalık Bey, söz Ali Deniz’e gelince, onunla ilgili, CANLI TÂRİH tanımlamasını yaptı. “Hayâtın çilesini çekmiş, feleğin çemberinden geçmiş, medreselerden, okullardan, görev süreçlerinde yaşadıklarından anlatsa yeter. Ordu’da bir 2.si yoktur. Kendisinden istifâde edin” dedi.

Biz de aynı kanaatteyiz. Hep söyledik, söylüyoruz ama kendisi de yazmıyor. Bir çabası da yok. Yalnız Ordu Üniversitesi’nden bir grup tarafından kendisiyle 36 saatlik bir sohbet video kayıt yapıldığını biliyoruz. O gündeme geldi. Fakat henüz çözümlemesi tamamlanıp ortaya gelmemiş. Doğrusu onu çok merak ediyoruz.

CELAL KIRCA, SÂLİH KALYONCU, ALİ DENİZ...

Burada, İmam-Hatip yıllarından hocamız, Prof. Dr. Celâl KIRCA Bey’in hâtıralarını tamamlayıp 50 nüsha bastırarak tashih ve unutulanları ilâve için arkadaş çevresine verdiğini, birer nüshasının da Recep Çalık ve Ali Deniz Bey’de olduğunu öğreniyoruz. Keşke Ali Deniz hocamız da böyle bir şey yapsa diyoruz, ama yok. Yalnız, yerel HEYBE DERGİSİ Ekibinin bir nehir söyleşi plânı olduğunu, dün mağazasına uğradığım ORŞAYAB üyesi Sâlih Kalyoncu Bey ifâde etti. İnşâllâh diyoruz.

Ali Deniz Bey Hocamız son aylarda biraz rahatsızdı. “38’liyim. Yaşım 80. Ama sağlığıma kavuştum. Değneği de bıraktım çok şükür” diyor. Biz de oldukça sağlıklı ve moralli gördük, sevindik. Rabbimiz hayırlı, uzun ömürler, bizlere de birikimlerinden istifâdeler ihsan eylesin inşâllâh. Âmin.

Tanışma faslı demiştik; gerek burada ve de sohbet seyrinde neler konuşulmadı, dile gelmedi ki? Hangi birini anlatmalı, anlatabilmeli? Not alabildiğimiz ve de hâfızamızın yardım ettiğince aktarmaya çalışalım inşâllâh. Ama ne mümkün? Biz de hasbel’kader kimi aynı adreslerde dolaşmış olduğumuzdan yer yer müdâhil olduğumuz sohbetten ancak cüz’î kısımları paylaşabileceğiz sizlerle doğal olarak.

F. KIYIKLIK, H. KARAMAN, B. TOPALOĞLU...

İsterseniz önce, isimler ekseninde şöyle genel bir çerçeve çizelim. Recep Bey, Ali Deniz Hoca İstanbul İmam-Hatip Okulu’ndan tanışıyorlar. İkisinin de, Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Topbaş gibi isimlerle oradan arkadaşlıkları var. Daha sonra belediyelerde, kopmadan, hattâ artarak devam ediyor birliktelikler. Özellikle belediyeler bir ekip ve güven işi olduğundan Recep ÇALIK Bey, anladığımız kadarıyla aranıp ta bulunmayacak kimlik ve kişiliklerden biri oluyor o günden bu güne. Allâh selâmet versin.

Evet, ondan öğrenilecek çok şey var. Lâkin buna ne onun zamanı, ne de bizim sayfalarımız kifâyet eder. Bir düşünün;  ta ilk 90’lı yıllardan Bağcılar’da Feyzullah KIYIKLIK, daha sonra İstanbul Büyükşehir’de Recep Tayyip Erdoğan ve Kadir Topbaş’la üst düzey görev ve misyonla çalışmışlıkları var. Dolayısıyla, hâtıraları, tanıklıkları çok.

GİRESUN-EYNESİL; İSTANBUL, BAĞCILAR...

Kendisi Giresun Eynesil’den. İstanbul İmam-Hatip Okulu, sonra Üsküdar Bağlarbaşı’ndaki Yüksek İslâm Enstitülü yıllardan anlattı. Sonra öğretmenlik. Bir yandan cemiyet işleri. İşin hacmi artınca öğretmenlikten ayrılma durumunda kalmış. Çalışmalarını vakıf çatısı altında yürütmeye karar vermişler. Böylelikle Ensar Vakfı kurulmuş. Hayrettin Karaman ve Bekir Topaloğlu Hocalar kendilerine destek olmuşlar. Daha sonra Ensar Yayınlarıyla ilgilenmiş. 30 kadar kitap neşretmişler.

İstanbul’da belediyeler alınmaya başlanınca, başkanlar yakından tanıdıkları, çalışma disiplini ve dürüstlüğünü bildikleri Recep ÇALIK’a birlikte çalışmayı teklif etmişler hep. Dolayısıyla uzun yıllar belediyecilik geçmişleri var. Buralarda yaşadıklarından, gördüklerinden anlattı. Soru üzerine, Kadir Topbaş’ın istifa sebep, keyfiyet ve süreçlerinden bahsetti. Tecrübelerinden aktardı.

Kendisini can kulağıyla dinliyoruz. Ali Deniz alıyor arada sözü. Onu da öyle. Hayrettin Öztürk’ün de onlardan aşağı kalır yanı yok. Soruların da sevkiyle sohbet bir yandan derinleşirken öte yandan genişleyip gitti. Ama, zaman da geçip gitti! Bu arada, farkında olmadan yerimiz de bitti gördüğünüz gibi.

Dolayısıyla, sevgili dostlar; çok fazla uzatmamak adına şimdilik bu kadarla yetiniyor, devâmında buluşmayı umarak, cümleye sevgi ve de saygılar sunuyoruz ves’selâm…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 192