Bugün: 16.12.2018

Fındık Bizim Neyimizdir?

.....

Fındık bizim neyimizdir?
Ağamızdır, beyimizdir!
Şeleğimiz, heyimizdir
Belki de her şeyimizdir!

Seçimimiz, reyimizdir
Sihirimiz, büyümüzdür
Sarhoş eden meyimizdir
Neşemiz; hey -hey’imizdir!

Toprağımız, köyümüzdür
Irmağımız, çayımızdır
Kıyımızdır, koyumuzdur
Vahamızdır, kuyumuzdur!

Kahvemizdir, çayımızdır
Suyumuzdur, sayımızdır
Emmimizdir, dayımızdır
Meşhur erkek ayımızdır!...

Enimizdir, boyumuzdur
Sülâlemiz, soyumuzdur
Kayımızdır, boyumuzdur
“Beşten büyük” duyumuzdur!

Ahlâkımız, huyumuzdur
Töremizdir, toyumuzdur
Havamızdır, suyumuzdur
Belki de can-suyumuzdur!

Gel gelelim; külfet midir?
Yoksa büyük nîmet midir?
Nefret midir, ülfet midir?
Şuur mudur, gaflet midir?

Zahmet midir, rahmet midir?
Cehennem mi, Cennet midir?
Angarya mı, minnet midir?
Bir sebeb-i cinnet midir?...

Nedir bu nazlar, nizâlar?
Taraflar, tarzlar, hizâlar?
Kesilen hadler, cezâlar?
Nedir, niye bu ezâlar?!...

Ortalığa gaz verenler
Piyasayı hep gerenler
Sonra zevkten geğirenler
Böyle yapmayın erenler!

Fındık yuvarlak, durmuyor
Bir sâbit yere varmıyor
Bu işe akıl ermiyor
Kimse karar da vermiyor…

Bir keşmekeş, bir karmaşa
Herkes ağa, fındık paşa
Bir cümbüştür, bir temâşâ
Başka zikir de yok; hâşâ!

Çok abarttık meseleyi
Görmeden heyi, şeleği
Duymadan zili, keleği!
Olduk hep çile meleği!...

Yazık, söyleyecek söz çok
Söz değil de sanki bir ok
Halkın lâflara karnı tok
Kimsede doyacak göz yok!

Bu şartlarda ne denir ki?
Öyle kabarmış sinir ki!
Söz nasıl elden gelir ki?
Hep patlanır, el verir ki!

Kimsede yok hiç tahammül
Ne çiçek tanınır, ne gül!
Fındıkçılar gürül gürül
Fındık çok acâyip mahsül…

Aşkı çıkarıyor baştan
Ayırıyor arkadaştan
Hattâ, gardaşı gardaştan!
Fiyat çatlatır telâştan!

Nûrânî ne demek ister?
Anlaşılır bir yer göster!
Zîrâ, netlik yürek ister!
Herkes ballı börek ister!

O da elbet mümkün değil
Söyle kim gerçeğe ehil?
Hakkına tav, mütevekkil
Hoyratlığa etmez meyil!?

Her şeyin hakkı; adâlet
Gayrısına kurma niyet
Yakışmıyor asabiyet
Herkes sonuçta tek millet!

Kıralım, ne kırılalım!
Ne bu yüzden darılalım;
Gel orta yolu bulalım
Lütfen az sâkin olalım!

Aralarda hır olmasın
Fiyatlar hep sır olmasın
Kimseler cazgır olmasın
Sözler hiç ağır olmasın!

Şâir, sen de açık söyle
Lâfı dolandırma böyle
Oynanmaz şelekle heyle
Rabbim bana yardım eyle!

Fındık konusu çok hassas
Piyasa değil de; Dallas!
Muhabbet ederken has has;
Olmak vardır yolcu Abbas!...

Ondan önemli konu yok
Münakaşanın sonu yok
Gayrı her şeye karnı tok
Vatandaşın derdi pek çok

Bir dokun bin bir ah dinle
Sen de ağla, sen de inle
Avunmaz diyânet, dinle
İş ne hâle gelmiş anla!

Sabır, şükür hak getire
Sığmaz meram bin satıra
Olsun diye bir hâtıra
Yükledik sözü katıra!

Bilmeyiz nereye gider
Vatandaş bu işe ne der?
Bu fındık ne imiş meğer
Devamdır nasipse eğer!

Şimdilik bu kadar kelâm
Bilmem var mı burda meram?
Birazcık ta helâl-haram
Düşünmelidir ves’selâm...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 803