Bugün: 20.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • MHP Dâvâsı, AK Parti “Ülkü”sü!...

MHP Dâvâsı, AK Parti “Ülkü”sü!...

Mâlum, Ağustos deyince bir dizi zaferlerimiz akla geliyor.

Başta 30 Ağustos olmak üzere cümlesini kutluyor, can veren, emeği geçen şehit, gâzi cümle ehl-i îmânı rahmetle anıyor, Cennet nîmetlerine gark olmalarını Hak Teâla’dan niyâz ediyoruz.

Diğer yandan sevgili dostlar; AK Parti’nin de kuruluş ayı bu ay aynı zamanda. Özellikle seçilmiş olmalı. Zîrâ, AK Parti de, kendi kulvarında hep yükselişe, icraat açısından başarılara imza atmış bir parti. Hepimize bereketleri yansıyan bu trend’e nazar değmesin inşâllâh.

Şuraya da dikkâtinizi çekeriz ki, milletimizin Allâh’ın sevki ve izniyle kotardığı 15 Temmuz zaferi de AK Parti’nin 15. Kuruluş yıldönümü günlerine tevâfuk etmiştir. İnşâllâh, daha da zor günlerin bizleri beklediği yakın gelecekte de bu başarıların devâmı hepimizin duâ, niyaz ve de tazarruu. Rabbimiz bu millete zevâl vermesin. Ümmet-i Muhammed’e acısın ve de hepimizin yardımcısı olsun. Âmin…

Değerli okurlar, artık bu gün şurada ya da burada olmanın ötesinde, nerede bulunursak bulunalım, vatandan yana olmak borcundayız. Siz bizdensiniz, biz sizden. Hepimiz tek yürek, tek milletiz. Tıpkı, düşmanın tek millet olduğu gibi.

Dolayısıyla, bu aziz vatan hepimizin ortak ülküsü. İnancımızın sembolü sancağımız, hürriyetimizin güvencesi bayrağımızın dalgalandığı, şehitlerimizin yattığı, devlet-i ebet müddet ideâlinin şahlandığı, hayâtımızın da, memâtımızın da anlamına anlam kattığı yer burası...

Sizleri konuk yazarla başbaşa bırakırken, Milletimizin daha nice kutlu zaferleri olması, ümmetin salâh, insanlığın felâh bulması dileğiyle, başta misâfirimiz olmak üzere cümleye sevgiler, saygılar sunuyor, hepimiz Allâh’a emânet olalım, geleceğimizde olduğu gibi, ebediyette de güzelliklerde buluşalım inşâllâh diyoruz sevgili dostlar, ves’selâm…

MİLLÎ OLUŞUNU DÜŞMANLARIYLA İSPAT ETMİŞ AK PARTİ

“Geçtiğimiz Pazar AK Parti’nin kuruluşunun 15’nci yıldönümüydü. “On beş yıl” ne maceralarla geçti ama. Daha kurulur kurulmaz Genel Başkanı ve Kurucusu Tayyip Erdoğan’ı hapishaneye attılar, bir şiir okudu diye. Ama ilk seçimde iktidar oldu. Sonraki yıllarda muhtıralar kapatma davaları, cumhurbaşkanı seçimindeki katakulli kararlar. En sonunda da şu kahpe darbe girişimi. Hayret yahu, bu partiye gerçekten de gaipten bir yardım var galiba.

Hayret yahu, bu partiye gerçekten de gaipten bir yardım var galiba. Hani Cumhurbaşkanımız diyor ya; “Göklerden gelen bir karar vardır” sahiden de göklerden gelen bir karar bütün diğer kararları bozuyor. Aynı şiirin bir cümlesi de şöyledir “Yenile yenile büyüyen bir zafer vardır.” Yahu ne büyük manalar var bu sözlerde.

Beni tanıyanlar bilir. Ben MHP İlçe Başkanlığı ve Ülkü Ocakları Başkanlığı yapmış bir milliyetçiyim. Birçok kişi gibi ben de AK Parti ve Tayyip Erdoğan’dan şüphelendim. Bu ülkenin ve milletin kaderinde şüphelenecek o kadar olay ve kişi var ki, benim şüphem tabiidir.

 Zaman içerisinde gördüm ki olay ciddi. Bildiğim ve gördüğüm bütün bu milletin düşmanları AK Parti ve Tayyip Erdoğan’a düşman. Eh, bizim yolumuzu ve istikametimizi, biraz da bu ülkenin ve milletin düşmanları tayin eder. Öyle olunca tabi ki ülkemin ve milletimin düşmanlarının safında olacak değilim ya. Gelelim başarılarına.

Tayyip Erdoğan’ın dört önemli özelliği var. Birincisi inançlı. Davasına ve Allah c.c.’ya yürekten inanıyor. İkincisi Kasımpaşa Sokaklarından gelmiş. Yani halkın en alt kademesinin kültürünü de, dilini de çok iyi biliyor. Üçüncüsü, çok iyi hatip. Meramını da, davasını da heyecanını da kitlelere çok iyi aktarabilir; ağlamasını da, gülmesini de, kızmasını da en yürekten yaşıyor. Muhataplarına da duygularını anlatabiliyor, yaşatabiliyor. Dördüncü özelliği ise ki bu en önemli özelliğidir; “korkusuzluğu ve cesaretidir.” Zaman zaman söylediği bir söz vardır, “Biz buraya kefenimizi giydik de geldik…” Bu söz öyle laf olsun diye, blöf olsun diye söylenmiş sözler değil, adam gerçekten ölümü göze almış da gelmiş.

Zaten eğer bu ülkede gerçekten başbakanlık yapacaksan, gerçekten cumhurbaşkanlığı yapacaksan ölümü ve ölümüne kavga yapmayı göze alacaksın. Ya da başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapıyormuş gibi yaparak işi idare edeceksin. Yani şu gizli güçler, derin haydutlar, küresel çeteler var ya onların rica ve emirlerini yerine getirip sandalyeni koruyacaksın. Onlarında ne isteyecekleri bellidir. “Türkiye’yi kalkındırmayacaksın mega projeler yapmayacaksın, gayrisafi milli geliri iki yüz elli milyar doların üzerine çıkarmayacaksın, falan filan…”

Tayyip Erdoğan bu haydutları hiç iplemedi. Onlar ne istedilerse tam tersini yaptı “İMF” dünya küresel haydutlarının para sopasıdır. Onunla nice devleti hizaya getirirler, terbiye ederler. Tayyip Bey onlara olan borcu ödedi, defetti. Buralardaki çetenin uçlarının, yeniden, İMF’den para alınması için ne diller döktüklerini, ne numaralar çevirdiklerini hep gördük. Velhasıl uzatmayayım. Bütün bunlar ve burada sayamadığım binlerce olaylar AK Parti’nin ve Tayyip Erdoğan’ın bu milletin partisi ve bu milletin evladı olduğunu gösterdi. Bu millet te onu ve partisini sevdi. Hem de ne sevmek “ölümüne sevmek” diye işte buna denir. Bir işaretiyle sokaklara dökülmek, tankların altına yatmak, kurşunlara göğsünü siper etmek. Batının bütün emperyalist haydutları şaşırıyor. Bunca iftira attılar, bunca yalan söylediler, hiç mi iz bırakmamış? Bırakmadı beyler, bırakmadı dahası sizin attığınız çamurlar onu daha da parlattı ve sonunda “Milleti için ölen lider, lideri için ölen millet” meydana geldi. Nasıl? Saygılarımla.”

İLYAS ŞEN - Lüleburgaz - www.hurfikir.com - 19 Ağustos 2016

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 326