Bugün: 16.12.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Milletin Fendi, İhâneti Yendi...

Milletin Fendi, İhâneti Yendi...

Bizâtihî, her hangi bir sıcak olay yaşamadığımızdan, İlimiz ya da ilçemizde ciddiyeti pek hissedilmedi belki ama, ülkemiz ve coğrafyamız büyük bir varta atlattı.

15 Temmuz darbe girişimi, iddia ediyoruz ki, millet olarak, İstiklâl Harbi’nden sonra yaşadığımız en önemli kritik, hayâtî olaylarımızdan biridir. Eğer bu kalkışma başarılı olsaydı, haçlı ve yahûdî hıncının yönlendirdiği, din kisveli, cihad soslu bu darbenin millet ve ümmet boyutunda ne büyük bir felâkete sebep olabileceğini kimse hayâl edip kestiremez.

Nasıl derseniz, işte DEAŞ’in acımasızlığını görüyoruz. İşte TÂLİBÂN’ın kendi halkına yaşattıkları ortada. FETÖ gürûhunun, Ergenekon süreçlerinde nasıl gözü kara ve acımasız davrandığı hepimizin mâlumu. Son yıllarda yaşananlardan sonra, bunun çok daha fazlasını millî irâde ve onun omurgasına karşı yapacakları kıyım ve zulmün en kanlısını sergileyecekleri gün gibi âşikâr. Bunu tahmin etmek için çok fazla akıllı olmaya gerek yok. Nitekim, bu kalkışma sonrası hep berâber koştuğumuz meydanlarda neler konuşuluyor, hayretle görüyoruz. Daha o akşam, “size gününüzü göstereceğiz!” diye twit’lerin atıldığı konuşuluyor. Uzun zamandır, “daha finali görmediniz!” şeklinde havalar estiriyorlarmış. Demek ki bunlar şaka ve de sünnetçi korkusu türünden şeyler değilmiş.

Ama, inandığımız ve de her zaman dediğimiz gibi Allâh bu milletin yardımcısı. Rabbimiz en azından, mazlum ümmete acıdığından bu millete en girift bâdireleri bile atlatıyor. Ona tuzak kuranlara karşı, “kaderin üstündeki kaderini” devreye sokuyor. Nitekim, o şöyle buyuruyor: “Onlar tuzak kurdular. Allâh da tuzak kurdu. Allâh, tuzak kuranların en hayırlısıdır.” (Âl-i İmran/54. Âyet.)

Çok şükür. Ne kadar şükretsek az. Türkiye’yi birebir alt edemeyenler içlerine soktukları fitnelere destek vererek bunu yapmaya çalışıyorlar. İşte son örneğini yaşadık. Milletin silahlarıyla milleti ve onun müesseselerini taradılar. Beynine yukardan kurşun sıktılar. Bu milletin suçu neydi acabâ? FETÖ’ye ve onun maşası bulunduğu emperyâl güçlere boyun eğmemesi miydi? Hem, kim adınaydı tüm bunlar? Başarsalar, ülke ne kazanacaktı? Millete mi, dünyâ sömürgenlerine mi hizmet(?) edeceklerdi?

Her neyse, bu vâdide yorumların sonu gelmez. Biz şimdi sizleri, geçtiğimiz Mart ayında yazdığımız, özellikle FETÖ ve PKK eksenli ihânetin vehâmeti ve âkıbetini vurgulayan bir şiirimizle baş başa bırakıyoruz. Tam da, hep inandığımız ve ön gördüğümüz gibi, milletin basîret ve dirâyetiyle berâber irâdesi gâlip geldi. Bu şiirde bu tespit, inanç ve ümîdin anlatımını görüyoruz. Tıpkı bu gün gerçekleştiği gibi:

ÇEMBER KIRILACAK!

Neler gördü dünyâ, neler görecek?!

Gübre müptelâsı pislik dörecek!

İçiyle, dışıyla; düşman bir olmuş;

Niyeti, başlara çorap örecek!...


Bilmem kaç bin yıllık Türkoğlu Türkü

Silecek, korkulu rüyâsı ırkı!

Keyfe uyduracak âlemde çarkı!

Paşa gönlünce, evirip-çevirecek!...


Başta Yahûdîsi, Hristiyanı;

Hem batı yanısı; hem doğu yanı!

Dindaş olan da var; bozulmuş kanı!

Ellerinden gelse hep devirecek!


Akılsız, izansız, çok aramızda;

Putin’le paralel; Ankaramızda!

Hıyânetin zehri var yaramızda;

Beklerken; gelip de merhem sürecek!


Öylesine kinli, kâfirden şedit;

Gâvur da kâbûlü; yeter ki sen git!

Domuzlardan domuz, köpeklerden it!

Arslanlar yurdunda, har har ürecek!...


Memleketi peşkeş çekme peşinde!

Görmekte, bir kukla devlet, düşünde!

Sanır ki, kendisi olur başında!...

Kime bıraktı da, sana verecek?!...


İşte Sûriyesi; Irak ortada!...

Osmanlı gideli hepsi vartada!

Bura da giderse en son kertede;

Coğrafyayı baştan başa dürecek!


Yazık olsun buna çanak tutana!

Gazete yazana, nutuk atana!...

Çıkar için, çıkmazlara yatana!

Bakacağız, en son neye erecek?


Hey dostlar, rahat olun; başta bir defâ

Öyle şey olamaz, aldırman lâfa

Aksini söyleyen; satılmış kafa!

Bir gün varıp, onu taşa vuracak!


Nitekim, hâinler neylese boşa;

Mazlumlar geliyor, bak koşa koşa!

Bu ülke sığınak cümle gardaşa;

Duâ bereketi onu saracak!...


Hem, memleket, kahramanlar otağı;

Yiğitler havzası, Âlpler yatağı!...

Hâinler törpüsü, düşman batağı;

Herkes bu millete selâm duracak!...


Vatan hepimizin, aynı gemiyiz!...

Gün birlik günüdür, dirlik demiyiz.

Dünyânın ümîdi, hem gündemiyiz;

Çok yakında, herkes bunu görecek!


Her şeyden öncesi; Hak, haktan yana!

Şühedâ toprağı düşmez, düşmana…

Ey coğrafya, müjde; müjdeler sana!...

Vahdetimiz şer çemberi kıracak!...


Nûrânî; sevinsin cümle insanlık!

Azalsın da eşkiyâlık, tiranlık!...

Yetsin artık; harâbelik, viranlık;

İnşâllâh; bak işte, tan ağaracak!...


Ve artık, hâinlerin cürmü meşhut şekliyle ve kendi elleriyle kendilerini deşifre etmeleriyle berâber ülkemizde tan ağarıyor, bizleri ve coğrafyamızı güzel günler bekliyor inşâllâh. Milletimiz vâr, halkımız berhüdâr, cümleten hepimizin gazâlarımız mübârek olsun. Doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine, gencinden ihtiyârına hepimizin gönülleri sonsuz sürurlarla dolsun, ümmet-i Muhammed dünyâdan da, âhiretten de hayırlı maksûdunu bulsun inşâllâh sevgili dostlar ves’selâm…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 583