Bugün: 17.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Ünye, Giresun; Ordu, Nerdesun?

Ünye, Giresun; Ordu, Nerdesun?


Geçtiğimiz günlerde Ünye’de, Sn. Bakanımız İdris Naim Şahin Bey’in de bizzat hazır bulunduğu, yağmura ve de gecikmelere rağmen, başta Sn. Vâlimiz Orhan Düzgün Bey olmak üzere hatırı sayılır bir bürokrat, belediye başkanı, sivil toplum temsilcileri, diğer ilgili, yetkili ve topluluğun katıldığı bir program vardı.

İlim Yayma Cemiyeti Ünye Şube Başkanı Kenan Cebeci’nin yaptığı konuşmadan anladığımız kadarıyla yurt 120 kişilik ve bu öğretim yılına yetiştirilecek. ODÜ’nün 10 bin Öğrencisinden yaklaşık 3'te birini istihdam eden Ünye için çok bir rakam değil bu. Ama keyfiyet değeri var. Nitekim o gün, sayın bakanımız yaptığı konuşmada, ülkemizin bu günlere gelmesinde ve aranan insan tipini yetiştirmede üzerine düşeni yapan İlim Yayma Cemiyeti için bakınız neler söyledi:

“Ülkemizde, tartışılmayan, rahatsızlık duyulmayan faaliyetlerin adresi oldu İlim Yayma Cemiyeti. Yaptıkları çok örnek işler var. Siyasetin tartışma konusu ve alanından uzak durmayı başararak sadece insanı ve insanın yetişmesini esas alan bir faaliyet tercihinde bulundu. Bu bakımdan örnek bir kuruluşumuz, örnek bir cemiyetimiz.”

“Ağırlıklı olarak barınma hizmeti olmak üzere eğitim hizmetine doğrudan katkıda bulunmak, yüksek düzeyde yetişmiş insanları topluma kazandırmak, barındırdığı ve sahip çıktığı öğrencilere, bizi millet yapan, devlet olarak varlığımızı sürdürme, değerlerimizi yaşatma bakımından büyük görevler ifa eden bir ulusal değer marka olarak sayısız faaliyetlerini geride bırakmıştır. 61 yıllık bu büyük derneğin, sadece insan, iyi insan, inanan insan, bilen insan, çalışan insan, paylaşan insan; kendini değil başkalarını düşünen insan, kendine güven duyulan insan, tevazu sahibi ama gerektiğinde cesaretini esirgemeyen insan tipini bu ülkeye kazandırmak için gayret eden önemli bir sivil toplum kuruluşumuz olarak bugünlere gelmiş bir değerimizdir.”

O gün orada, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün Bey ve diğer genel merkez yetkilileri vardı. Giresun Şube Başkanı da oradaydı. Onlar da bir yurt binâsı yapmışlar. Genel Merkezin de katkılarıyla bir yıl gibi kısa bir sürede faaliyete geçirmişler. Yurt müdürü arkadaşımız ve diğer şube yetkilileri de törene gelmişlerdi. İlim Yayma Cemiyeti Giresun Şube Başkanı Cemâleddin Aydınoğlu bakınız ne diyor:

“İlim Yayma Cemiyeti 1951 yılında maddeci - materyalist felsefenin ve tek parti zulmünün en yoğun yaşandığı yıllarda Anadolu’ya ışık saçan bir cemiyet olarak kurulmuştur. Bu ülkenin asıl sahiplerinin millî ve mânevî değerlerine sahip insanlar olduğunu haykırmak amacı ile faaliyete geçmiştir. Cemiyetimiz kurulduğu günden bu yana şube ve yurt sayısını sürekli artırmıştır. Bugün itibari ile 107 şubemiz ve 63 yurdumuz, Türkiye’nin her köşesinde hizmet vermektedir. İlim Yayma Cemiyeti’nin en önemli özelliği herhangi bir siyasi parti ve cemaate bağımlı olmamasıdır. Ülkemizin millî ve mânevî değerlerine sahip çıkma prensipleri ile çalışmaktayız. Bu açıdan baktığımızda İlim Yayma Cemiyeti ülkemiz ve de yöremiz için bir şanstır.`

Giresun Şubesi’nin kuruluşu ve yurdun yapılış süreci ile ilgili de bilgi veren başkan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

`İlim Yayma Cemiyeti Giresun Şubesi’ni 2007 yılında Kemal Gemici başkanlığında kurduk. 2011 yılına kadar Kemal Gemici başkanlığında çalışmalarımıza devam ettik. 15 Ocak 2011 tarihinde yaptığımız seçim sonucunda benim başkanlığımda Kemal Gemici’den aldığımız bayrağı daha iyi yerlere getirmek için görevi devraldık. Giresun Üniversitesi kurulduktan sonra evlatlarını Giresun’a gönderecek ailelerin gönül rahatlığı ile evlatlarını emanet edebilecekleri ve manevi yönden gelişmelerine imkân sağlayacak yurt ihtiyacı doğdu. Bundan dolayı İlim Yayma Cemiyeti Giresun Yükseköğretim Erkek Öğrenci Yurdu’nu kurmaya karar verdik. Bu yurdun Giresun’a artı bir değer kattığını düşünüyorum.”

Görüldüğü gibi, İlim Yayma Cemiyeti, özellikle millî-mânevî değerler ekseninde seyreden ve ülkeye bir çok yetişmiş, öncü elemanlar kazandıran bir kuruluş. 62 yıldır, milletin acı-tatlı tüm dönemlerinde onun çocuklarının yanında. İşte Ünye'de, Giresun'da bile artık yurtları var. Buralara okumaya gelecek olan ülke çocuklarına kucak açmaya, onları kutsal değerleriyle, millî-mânevî öncelikleriyle barışık bir ortamda misâfir edip ev sâhipliği yapmaya, bulunduğu yörenin insanları adına hak katındaki bir sorumluluğu yerine getirmeye hazır. Ya Ordu? Ordu, bu anlamda nerede duruyor? Ordu'nun, her şeyden önce böyle bir derdi var mı? Bu meyanda, iş adamları, siyâsîler, millî kültür ve şuuru öncelediğini iddiâ edenler hangi mekân ve mevkîde duruyorlar?

Sözün özü; acabâ, Ordu'da da bir İlim Yayma var mı? Varsa da, yoksa da, ilim artık yayılmalı mı? Bu kimin ya da kimlerin işi? Nereden ve nasıl başlanmalı? Nasıl bir yol izlenmeli? Bu anlamda başarının Ünye, Giresun örneğinden hareketle Ordu yereli açısından olmazsa olmazları nelerdir? Bunlar elbette tartışılmalı. Sonuçta, Ordu'da da bir şeylerin artık sancısı çekilmeli ve son 10 yılın rüzgârıyla bir yerlere gelenler başta olmak üzere 7'den 70'e herkes şöyle geriye bakarak, en azından şükür makâmında üzerine bir takım görevler düştüğünün idrâkine varmalı ve elini taşın altına atmalı.

Evet, başladığımız gibi; `İşte Ünye, işte Giresun; Hey Ordu, sen nerdesun?` diyerek sözü, şimdilik noktalıyoruz, ves'selâm...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ