DOLAR

32,5889$% 0.34

EURO

34,8215% 0.22

STERLİN

40,5122£% -0.24

GRAM ALTIN

2.506,58%0,90

ÇEYREK ALTIN

4.275,00%0,62

BİST100

9.693,46%1,77

BİTCOİN

2100546฿%1.76121

Akşam Vakti a 19:14
Giresun PARÇALI BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X


Duruma Göre !

Gündelik hayatta sıkça karşılaştığımız olaylardan birisi de, duruma göre söz söyleme sanatıdır. Mesela birkaç kişi oturuyorsunuz ve bir arkadaşınızdan bahsediyorsunuz, tam o sırada bahsettiğiniz kişi geliyor ve söylenen ilk sözlerden biri “İyi insan lafının üstüne gelir” demek olurken diğer kişi ise “İti an çomağı hazırla” diyerek gülüşmelere sebep oluyor.

Peki bunun olmasındaki sebep nedir? Bazı kişiler bu durumu “Bakış açısı” veya “Espiri olsun diye söylemek” olarak görse de “Atalarımızın hiç mi etkisi yok?” diye sorası geliyor insanın. Sohbet sırasında aynı konu hakkında farklı düşüncelerin yer alması güzel bir şey ama bu kadar da zıt olabilmesi garip bir durum. İşte size birkaç zıt düşünceleri barındıran atasözlerinden seçtiklerim:

Damlaya damlaya göl olur / Taşıma suyla değirmen dönmez

Bir elin nesi var iki elin sesi var / Nerde çokluk orda bokluk

Fazla mal göz çıkarmaz / Azıcık aşım ağrısız başım

Kervan yolda düzelir / Balık baştan kokar

Harama uçkur çözülmez / Güzele bakmak sevaptır

Bülbülün çektiği dili belası / Bilmemek ayıp değil sormamak ayıp

Eğri otur doğru söyle / Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar

Erken kalkan yol alır / Acele işe şeytan karışır

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır / Lafla peynir gemisi yürümez

Akıl akıldan üstündür / Aklın yolu birdir

Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al / Beş parmağın beşi birbirine benzemez

Atasözlerimizdeki bu zıtlıklar aslında tam olarak “duruma göre” davranıldığının kanıtıdır. Tabi bu zıtlıklar dışında bir de neredeyse hepimizin yaptığı ya da karşılaştığı şeyler de var. Örneğin yolda yürüyorsunuz ve karşınıza uzun süredir görmediğiniz birisi çıkıyor ya da boş boş işlerle uğraşırken telefonunuz çalıyor, merhabalaşma faslından sonra “Geçen gün aklımdaydın, ben de seni arayacaktım” şeklinde bir söz söyleniyor. Aslında bunu diyenlerin birçoğu durumu kurtarmak adına ya da “Ben seni zaten düşünüyorum, bak aklımda olduğunu belirttim” imasında bulunarak çok yoğun(!) olduğunu bu yolla anlatmaya çalışıyor.

Her gün makyaj yapmaya dakikalarını ayıran, akşam spor bültenlerini, gündüz kuşağındaki saçma sapan programları, dizileri ve filmleri izlemeye saatlerini ayıran, bilgisayar başına oturunca sosyal hayattan kopan insanlar, nasıl oluyor da bir arkadaşına, bir dostuna 2 dakikasını ayıramıyor? Bu kadar mı zor geliyor bazı şeylerden fedakârlık yapmak?

Bu konuyu ben mi çok ciddiye alıyorum yoksa kendi keyfine bakıp, zor günlerde ise çevresinde çok az tanıdığını gören ya da hiç görmeyen kişiler mi çok umursamazlar bunun yorumunu da size bırakıyorum…

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.