DOLAR

32,9955$% -0.03

EURO

36,0262% -0.03

STERLİN

42,9586£% -0.02

GRAM ALTIN

2.569,00%-0,02

ÇEYREK ALTIN

4.143,00%-0,02

BİST100

11.064,85%0,37

BİTCOİN

2122911฿%5.39304

İmsak Vakti a 03:07
Giresun HAFİF YAĞMUR 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X


Nereden, Nereye?

Sene 1974.

73 seçimlerinde 48 Milletvekili ile Meclis’e giren Milli Selamet Partisi (MSP), hükümet kuruluşunda anahtar partisi olmuş, onu nazar-ı dikkate almadan hiçbir hükümet kurulamıyordu.

Türkiye’nin bağrına çöreklenmiş Masonlar her ne kadar Adalet Partisi (AP) ile CHP’nin bir araya gelerek hükümet kurmalarını isteseler bile bu mümkün olmuyordu. Çünkü bu iki parti, bugün AKP ve CHP’nin yaptıkları gibi kamuoyu önünde birbirlerine tenkit etmiş, itham ve iftiralar atmışlar, toplum nezdinde birbirinden kopmuşlardı. Hatta o zamanki sahibi Sedat Simavi’nin gazetesi olan Hürriyet Gazetesi pabuç gibi puntolarla 1. sayfadan manşet atarak ‘Hükümeti AP ve CHP kurmalıdır’ dese de bu mümkün olmuyordu.

Diğer taraftan AP Genel Başkanı Süleyman Demirel bu seçimde halktan gerekli desteği alamadığı için halka küsmüş; ‘Millet bana muhalefet görevi verdi” diyerek Hükümet olmaya yanaşmıyordu.

MSP Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Demirel’e birkaç sefer mektup yazarak; “Ey, Demirel, milletimiz sağ kesimin iktidar olmasını istemektedir” diyerek onu mindere çekmeye çalışsa da, medya Hocamızın adını ‘Mektupçu Hocaya…’ çıkartarak onu küçük düşürmeye çalışmıştı.

Neticede 6-7 ay Hükümetsiz kalan ülkemiz, CHP ile MSP’nin bir protokolde anlaşarak Hükümet kurmalarıyla Hükümetsizlikten kurtulmuştu.

 BAŞBAKAN’I ZİYARET

Ben geceleri mühendislik öğrenimine devam ederken gündüzleri de MSP Gençlik Kolları Genel Başkanlığı’nı yürütüyordum.

Hükümet kurulmuş, uzun yıllar iktidar olamamış olan CHP koalisyonla da olsa iktidara gelmiş ve bir de Ecevit, Başbakan olmuştu. MSP bu hükümette 8 Bakanlıkla temsil ediliyordu. Hatırımda kaldığına göre bu Bakanlıklar, Başbakan Yardımcılığı, Devlet Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığıdır.

Yeni Hükümetin kurulmasını müteakip değişik kişi ve kuruluşlar Bakanları tebrik ziyaretlerine gidiyorlardı. Biz de MSP Gençlik Kolları Genel Başkanlığı olarak Başbakan Bülent Ecevit’i ziyaret etmek istedik ve kendisinden randevu istedik.

Randevu gün ve saatinde Başbakan Ecevit’in Özel kalem Müdürü’nün odasında ziyareti gerçekleştirmek için beklerken, soyadını hatırlayamadığım Kemal Bey ismindeki Özel Kalem Müdürü’nün telaşlı koşturmalarına şahit oluyorduk.

Özel Kalem Müdürü, elinde bir kâğıt ve kalem Başbakan’ın yanına girip çıkıyor, orada tuttuğu notları Özel Kalem Sekreterleri’ne anlatıyor, onların bu notları yazı haline getirmesini istiyordu.

Bir ara notlarına göz attığımda bir de ne göreyim. Sayın Ecevit’in Özel Kalem Müdürü Kemal Bey, Başbakan’ın odasında tuttuğu notları eski (Osmanlıca) yazı tutmuş olduğunu ve bu notları Sekreterlere tarif ettiğine şahit oldum.

Kendisine; “Kemal Bey, notlarınızı eski harflerle mi tutuyorsunuz?” dedim. Bana; “Evet, Nevzat Bey. Bu harflerle Başbakan ne söylerse ve ağzından ne çıkarsa hemen not alabiliyorum. Sonra bu notları Sekreterlere yazdırıyorum.” dedi. Ben de; “Desenize steno gibi seri bir not tutuyorsunuz” dedim. Kemal Bey bana; “Belki stenodan daha hızlı…” diye cevap verdi.

Ben konuşmanın arkasını bırakmadım ve; “Madem bu yazılarla bu kadar hızlı not tutuyorsunuz. Niçin gençlerimize bu harflerle yazı yazmayı öğretmiyorsunuz?” dedim. Bana kaçamak bir cevap verdi: “Öğrenirsiniz, öğrenirsiniz…”

Hani eski Osmanlı yazısı öğrenilmesi, yazılması ve kullanılması zor bir yazı idi. Hani biz bu yazı sebebiyle geri kalmıştık.

İkinci Dünya Harbi’nde Amerikalılar; Japonya’da Hiroşima ve Nagazaki’ye 2 atom bombası atmış milyonlarca masum insanın ölmesine sebep olmuştu. Harpten mağlup ayrılmış, her yeri yıkılıp yakılmış ve yüklüce bir harp tazminatı ödemiş olan Japonya, bugün o yukarıdan aşağıya yazılan harfleriyle dünyanın en gelişmiş ve modern ülkesi haline gelmemiş miydi?

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.