Alaaddin’den Şems’e, Vakıf’tan TDED’e; Niğde 2. Konya Gibi…

Bugün bizim Niğde Merkez günümüzdü. Önce Şems-i Tebrizi’yi ziyâret ettik.  Oradan da Öğle namazı için Alaaddin Câmii’ine geçtik. Bu iki isim aklınıza hemen Konya’yı getirdi belki ama, netîcede aynı isimler; aynı dönemler ve bağlamlarla ilişkili olarak burada da var.

*ALAADDİN CÂMİİ VE TEPESİ*

Namazdan çıkışta da adını câmiden alan ve orta yerde çok güzel, şehre hâkim konumda ve de çok güzel, ağaçlıklı, piknik yapmaya müsâit Alaaddin Tepesi’nden etrâfı şöyle bir temâşâda bulunduk.

O arada Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Şûbe Başkanımız Eğitimci-Yazar Muhammed ÜNSAL hocamız da telefonlaştığımız üzere gelmiş, yanımızdaydı. Onun verdiği bilgilere göre Niğde, 20-30 yıl öncesinde bu tepeyi çevreleyen binâlardan müteşekkil, nüfusu oldukça mahdut miktarda olan kendi hâlinde bir şehirmiş. Çok kısa sürede, her tarafa doğru genişleyip büyümek sûretiyle nüfusça bugünkü hâliyle 10 misline bâliğ olarak 200 binlere yaklaşmış.

*RAHMÂNİYE, KALE, SAAT KULESİ*

Hem konuşup hem ağaçların arasından yürürken kaleye yakın köşede yer alan, o zamanlar kadınlara mahsus olarak inşâ edilmiş Rahmâniye Câmii’ine geldik. Hemen yakınlarındaki, Sultan Abdülhamid’in saat kulesiyle Selçuklu eseri Kaleyi de gördük.

*SANCAK BEYİ VE MÎMARLAR*

Niğde Alaaddin Camii, 1223 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’ın saltanatı döneminde, onun adına Niğde Sancak Beyi Zeyneddin Beşare tarafından yaptırılmış önemli bir Selçuklu yapısıdır.

Niğde’nin simgelerinden biri olan yapı, şehrin iç kalesinin içinde, güneyde yer alır.

Kitabelerine göre yapının başmimarları Mimar Sıddık ve Mimar Ebubekir’dir. Mimar Mahmud ve kardeşi Mimar Gazi de diğer iki mimardır.

*KONYA, NİĞDE, KAYSERİ*

İmam-Hatip arkadaşımız Îsâ Bey hocamızın verdiği bilgiye göre Konya’daki ve Kayseri’de bulunan Hunat’la berâber aynı dönemde binâ edilmişlerdir. Kayseri Hunat Camii ile ilgili kaynaklarda I. Alâeddin Keykubad’ın eşi ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından 1238 yılında yaptırıldığı şeklinde bilgiler yer almaktadır.

*KADÎM TEPE, CEDÎT PROJE*

Câmiin çevresindeki eski binâlar istimlâk edilmiş olup yarı yıkılmış vaziyettedir. Cumhurbaşkanlığının özel talebiyle berâber burası yeniden özel bir çevre düzenlemesiyle halkın ve insanlığın hizmetine daha uygun hâle getirileceği günleri beklemektedir. Bununla ilgili projeler deklare edilmiş; câmiin kıble tarafındaki panolarda görmek mümkündür.

*MEVLÂNÂ, ŞEMS, KESİKBAŞ*

Şems-i Tebrîzî Türbesi’ne gelince; hakkında birçok efsâne ve söylentiler vardır. En kuvvetlisi burada yatan kişinin Şems-i Tebrizi olduğudur. Mehmet Önder ‘Mevlana’ adlı eserinde ‘Niğde’deki Kesikbaş Türbesi de Şems’e mal edilir’ demek suretiyle bu inanışı, bir nevî benimseyip incelemelerinde zikr’ederek tescillemiştir.

*TÜRBE, HAZÎRE, CÂMİ*

Türbenin yanında bir de şirin bir câmi var olup târihî mezarların yer aldığı hazîreyle berâber hepsi ihata duvarıyla çevrilidir...

*WHATSAPP’DAN DEVÂM*

Evet; başa dönersek, Şems ziyâreti sonrası öğlede Alaaddin Câmii’inde TDED Niğde Şûbe Başkanı Eğitimci-Yazar Muhammed ÜNSAL Bey’le buluştuğumuzu söylemiştik. Bundan sonrasını da TDED WhatsApp Grubu paylaşımları üzerinden sürdürelim inşâllâh; evvelen bizim yazdıklarımız, buyurun:

*NİĞDE TDED BAŞKANIMIZLA...*

“Misâfereten bulunduğumuz Niğde’de kuruluşunu yeni öğrendiğimiz şûbemizin başkanıyla irtibata geçerek Alaaddin Câmii’inde buluştuk. Yine Edebiyâtçı-Yazar Murat SOYAK Bey de yanımızda bulunmak sûretiyle başkanımızın rehberlik ve mihmandarlığında dolaştık. Başkanımız bizi özellikle kendi bölgesi Gümüşler’e götürerek hem ikramda bulundu hem de çocukluğunun da geçtiği Gümüşler Manastırı’nı gezdirdi.

Başkanımız çok doğal, sâkin, rahat ama çok birikimli, cevvâl, yöndem bir kişilik. Önümüzdeki ay 1. Olağan kongresini yapacak. İyi bir kadro kurma yanında İstişâre heyeti bile oluşturmuş.

Şunu bir müjde olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki Niğde TDED bir geliyor, pir geliyor. Daha şimdiden Üniversite ve Millî Eğitimle protokol imzalamışlar. Murat SOYAK Bey’le berâber yeni faaliyet alanları konusunda fikir teâtîsinde bulundular.

Sözün özü Niğde Şûbesi başa güreşecek ve câmiamıza açılım getirecek bir performansın habercisi. Niğde de bir Selçuklu şehri olarak müsâit bir bölge olarak gözüküyor. Ayrıca burası gerek şûbe, gerek şehrin irfânî mâhiyet ve imkânları olarak yıllık istişâre toplantısı yapılabilecek bir yer aynı zamanda. Başkan da; “-Memnûniyetle” dedi zâten. Bürokrasiyle ilişkileri gâyet güzel ve faaliyet için ya da büyük organizasyonlar için yer problemi olmadığı âşikâre gözüküyor.

Başkanımız, başta Pâkistan olmak üzere yurt dışı tecrübesi de olan genç ve girişken bir arkadaşımız. Mihmandarlığı da mükemmel. Bizi GÜMÜŞLER MANASTIRI’nın bütün kıvrım ve dehlizlerinde dolaştırarak tüm ince detaylara kadar, burada yaşadığı çocukluk hâtıralarını da katarak anlattı.

Uzun yıllar çeşitli STK’larda da görev yapmış olan arkadaşımız genç yaşına çok güzel tecrübe ve gayretler sığdırmış. En güzeli de çok daha fazlası için istekli ve heyecanlı olması.

*HEPİMİZİN GÖZÜ AYDIN...*

İnşâllâh ilk genel istişâre toplantımızda siz de kendisini tanıyacak, az bile yazmışsınız diyeceksiniz.

Kendisini gıpta ile dinleyip gözlemlediğimiz başkanımıza, aramıza hoşgeldiniz der tebrik ederken, câmiamızın gözü aydın diyor, Rabbimizden kendisi ve ekibini muvaffak kılmasını niyâz ediyor, ev sâhipliği, misâfirperverliği ve de profesyonel mihmandarlığı dolayısıyla teşekkürler ediyor, tekrar görüşebilmek dileğiyle buradan kendisine ve cümleye sevgiler-saygılar sunuyorum wes’selâm...”

Bizim bu paylaşımımıza sevgili başkanımız Muhammed ÜNSAL Bey de şöyle mukâbelede bulunmuş:

“Aleykümselam,

Gösterdiğiniz bu latif yaklaşım ve güzel değerlendirmeler için gönülden teşekkür ederim Nuri Başkanım, şehrimize hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

Alaaddin Câmii’nin gölgesinde başlayan muhabbetimiz bizim için de unutulmaz bir zenginlikti.

Yolun başındaki bu ilk adımlarımızda sizlerin nazarıyla taltif edilmek, gayretimize ayrı bir şevk kattı. İnşallah bu kubbede hoş bir sâda bırakabilmek, kültürümüze ve ortak değerlerimize omuz verebilmek için ekibimizle birlikte elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

Latif yazınız, kadirşinaslığınız ve bu güzel muhabbetiniz için şahsım ve arkadaşlarım adına şükranlarımı sunarım.

En derin saygı ve dualarımla...”

*BİL’MUKÂBELE, MUVAFFAKİYETLER*

Başkanımıza bilmukâbele diyor sevgilerimizle sunuyoruz ve diyoruz ki; görüldüğü gibi Niğde, sosyo-kültürel faaliyetleriyle de, Alaaddin Câmii örnekleri gibi Konya-Kayseri çizgisine doğru yükselme seyrinde. Rabbimiz kendilerini muvaffak kılsın.

*GAZZE, DOĞU TÜRKİSTAN, ULUKIŞLA*

Bu duygu ve düşüncelerle huzûrunuzdan ayrılırken, başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak cümle mazlumlar ve dünyâ mağdurlarının vampir zâlimlerin cenderesinden kuruluşunu an-karîbiz’zamân göstermesi niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, cümleye, şu an bulunduğumuz Ulukışla’dan sevgiler-saygılar sunuyoruz wes’selâm...