Rusumat-4, Titanik; ya da: Hilmi Güler, Enver Yılmaz… – Giresun Kerasus Haber
DOLAR

43,7826$% 0.02

EURO

51,7479% 0.19

STERLİN

59,1619£% 0.03

GRAM ALTIN

7.005,13%-0,11

ÇEYREK ALTIN

11.862,00%-0,11

BİST100

14.259,90%0,23

BİTCOİN

2923656฿%-1.39755

Sabah Vakti a 02:00
Giresun KAR YAĞIŞLI -6°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X


Rusumat-4, Titanik; ya da: Hilmi Güler, Enver Yılmaz…

Ordu, güzel olmaya güzel ama bir o kadar da bahtsız bir yer.  Solu da sağı da, çirkinleştirmekte yarışıyorlar. Boztepe’ye çıkıp bir bakın. Sonra yukardan aşağıya seyrede ede inin. Çirkinlikleri görün.

BİR ADI MEHMET, BİR ADI HİLMİ…

 En son, çok ümit bağladığımız, şehirli, medeniyet görmüş, bakanlıklar yapmış, İstanbul Belediyesinde tecrübeler edinmiş, imparatorluk terbiyesi almış; ilimden, irfandan, medeniyet tasavvurundan haberdar; şimdiye kadar yapılan kötülükleri iyilik lehine tercihle telâfî edip genel bir düzelmeye imza atacak, Reis zâten bunun için gönderdi, daha rahat ulaşabileceğimiz, fikir teâtisinde bulunabileceğimiz centilmen, beyefendi, halk adamı, birikimiyle orantılı bir tevâzûya sâhip, bir adı MEHMET, bir ADI Hilmi, soyadı bile duyanın içinde tebessüm gülleri açtıran biri diye düşündüğümüz, bakan vasıflı başkanımız da bizi, yukarda saydığımız özelliklerle tamâmen ters orantılı olarak büyük bir hayâl kırıklığına uğrattı…

FAZÎLETPENÂH; HANGİ CENÂH?

Kendimize çok yakın hissettiğimiz o fazîletpenâh insan tam tersi bir cenâh gibi icraatlar ortaya serdi. Bu noktadaki serzenişleri hiç nazar-ı îtibâra almadı, almıyor. “Arkadaş, yanlış düşünüyorsunuz; meselenin aslı şöyle, şöyle, şöyle…” deme ihtiyâcı duymadı. Kimseyi muhâtap almıyor.

HEM KENDİNE, HEM ŞEHRE, HEM PARTİYE…

Bildiğini okumaya, daha doğrusu, daha öncekilerin yaptığı gibi rant çevrelerinin paşa gönüllerinin sesini dinlemeye devam ediyor. Hem kendine, hem şehre, hem ümitlere, hem de partiye yazık ediyor. Her hâlde, öncelikle Hak, sonra da halk katındaki sorumluluğunun farkında değil.

KENTSEL Mİ, RANTSAL MI?

Kim ne derse desin; şu anki KENTSEL DÖNÜŞÜM dedikleri tamâmen RANTSAL DÖNÜŞÜM olgusunun tezahüründen ibaret. Çünkü halkın ve bilir kişilerin değil, rant çevrelerinin taleplerine göre projeler hayâta geçiriliyor. Hani bir insan düşünün; nefsinin zebûnu olmuş da; ne vicdanının, ne de ruhunun sesine kulak asmıyor. Ordu’daki uygulamaların muharrik gücü maalesef böyle.

MESELÂ ESKİ OTOGAR!

Meselâ, eski otogarın yeri; çevrede Cumartesi pazarı kaldırılmıştır, hattâ çarşamba pazarı da iptal edilmişken, tam orta yere, oraya bir HALK PAZARI çok yakışmaz mı?

CÂMİYİ ALDIR, HALKA ALDIRMA!?!

Orada bir câmi varken onu kaldırmak ve yenisi konusunda hiç kimseye bir taahhüt konusunda kendini memur hissetmemek ne gibi bir REİS PARTİSİ uygulamasıdır?!…

SUS MESCİDİ, KONUŞ ALDIRMAZLIĞI!

Boztepe’ye yaptığınız sus mescidi, Boztepe gibi Ordu’nun ‘ÇAMLICA’sı diyebileceğimiz yüz akımız, âdetâ sembolümüz olan bir yere mütenâsip düşmüş müdür?

HANGİ PARTİNİN BELEDİYESİ?

Şu an, olmayan yere, eğer ihtiyaçsa câmi yapmaya çalışacağı beklenilen Ak Parti’nin belediyesinin, var olanı pervâsızca ve kayıtsızca yıkıp, neticesi konusunda mübâlâtsız davranması ne kadar acıdır!…

HALK SÂDECE HALK PARTİLİLER Mİ?

Bu noktada hızımı alamıyorum. Çok üzülüyorum. Hilmi Bey’e daha çok yazacaklarım var. O’nun halk dediği sâdece halk partililer herhâlde. Ak Parti halkının da taleplerine neden îtibâr etmiyor; hattâ muhâtap bile almıyor?!

**BURUN YIKAR, KİBİR YAKAR!…**

Sayın Mehmet Hilmi Bey; bir Osmanlı isme sahipsin. Bu isme bu kadar ihanet etme. Onun ağırlığının farkında ol. Bak, Enver Bey o kadar yağdı-esti; sonuçta, burnunun doğrusuna gittiği, meşvereti gözardı ettiği ya da kibriyle berâber, bildiği hâlde önemsemediği için gidip duvara tosladı. Siz de bu gidişle aynı âkıbete dûçarsınız. Bu dünyâda olmasa öbür dünyâda.

RÜSÛMÂT MI, TİTANİK Mİ?

Siz RÜSUMAT 4 Gemisinin edebiyatını yapıp bu milleti TİTANİK ahalisi hâline getirerek helâke sürüklemeye çalıştığınızın, böylelikle kendinizi de mahvettiğinizin, bu dünyâda başkan ya da bakan olmanızın orada bir işe yaramayacağını, aksine sorumluluğunun büyüklüğü noktasında sizi daha da zor durumda bırakacağını, bunca milletin sevk ve idâresine dâir etki ve yetkiniz vüs’atinde suallere muhâtap olacağınızı bilmiyor musunuz?

SİZİN KENDİ BİLECEĞİNİZ İŞ!

Bundan gâfil olmanız mümkün değil. Biliyor da, hâlâ kendi bildiğiniz gibi hareket ediyorsanız, bizimkisi sâdece bir hatırlatma; sizin kendi bileceğiniz iş.

KARA TÂLİH, BEYAZ TÜRKLER!…

Orada, sizi burada yanıltıp ya da yakınlığını, dostluğunu kullanarak size bu şehrimizin de, irfânımızın da rûhuyla gayr-i mütenasip icraatları yaptıran Beyaz Türkler kesinlikle size yardımcı olamaz. Çünkü onlar kendi imtihanlarını geçemeyeceklerdir ki zâten…

MEHMET HİLMİ BEY’E MEKTUP…

Söz nereden nereye geldi? Biz, yine bu konuyla alâkalı sosyâl medyada paylaşılan iki şiir ekseninde yazıyı oluşturacakken yazı MEHMET HİLMİ BEY’E MEKTUP formatına dönüştü. İyi de oldu. Hiç olmazsa içimi döktüm.

HAKSIZSAM SÖYLEYİN!…

Şu kentin mânevî tarafının, hem de, câmi konusuna cihanşumûl çapta önem atfeden, bunu bir strateji olarak belirleyen REİSİN İKTİDÂRI döneminde bilinçli bir ihmâle dûçâr kılınması, sanki hem REİS hem de HALKın gözünün içine baka baka, hiçe sayılıyor hissi uyandırıyor bende. Haksızsam söyleyin.

BETON ya da ŞEHİR; HANGİSİ?!…

Bakın şu an MİLLET BAHÇESİ, OTOGAR MEYDANI üzerinden şehir yeniden kuruluyor. Bu, şehre bir ruh verme adına fırsattır. Buraları betona boğmak güzel Orduyu, rant çevrelerinin menfaati, sizin de onlara cemîle yapmanız uğruna madden-mânen sıkboğaz  etmektir. Yazıktır, günahtır.

Bu güzel şehre acıyın. Gelecek nesillere acıyın.

ENVER BEY NEREYE GİDİYOR?

Son bir şey daha; Enver Bey dedik. O, Ordu’ya gelince nereye gidiyor? Cumayı mutlakâ kendi zamanında yapılan, nazlanarak ta olsa yapılmasına imza attığı Hz. BİLÂL CÂMİİ’nde kılıyor. Başka sığınacağı bir gurur eseri yok. Ötekilerin çoğu şehirciliğe muvâfık düşmese de inadına, şunun-bunun, eşin-dostun güzel hatırına yapılmış, en azından kıyısından-köşesinden hırslar karışmış, hasbîlikten çok hesâbîlik karışmış uygulamalar.

PARANIN SÖZÜ, İCRAATIN YÜZÜ!…

Burada hiç kimseye rant iddiası tevcih ya da telmihimiz yok. Yalnızca, parası çok olanlarla daha çok düşüp-kalkma ve onların arzularına daha yakın hareket, süslü isteklerine tav olma, dolayısıyla bir nevî şehrin güzelliği ve geleceğine halel getirecek icraatlara boyun bükme keyfiyetinden söz ediyoruz.

NASILSAK ÖYLE WES’SELÂM!…

Sonuçta, şu da var ki; biz nasılsak öyle idâre ediliyoruz. Durumumuz da gâyet açık; ortada! Allâh CC hepimizi ıslâh etsin; Âmîn, Âmîn, Âmin wes’selâm…

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yalnızca, Öyle Bir İdâre; Bir De İrâde…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.