DOLAR

32,3607$% 0.17

EURO

34,4602% -0.71

STERLİN

40,3340£% -0.67

GRAM ALTIN

2.437,27%-0,95

ÇEYREK ALTIN

4.161,00%-0,98

BİST100

9.814,19%0,59

BİTCOİN

2186154฿%-4.1255

İkindi Vakti a 16:13
Giresun HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X


Omuz Omuza Bir Ömür

Ender yetişen insanla bir ömür birlikte olmak ve onun sevk ve idaresine razı olarak çalışmak her kula nasip olacak Rahmet-i İlahi değildir. İşte bu kardeşiniz bu büyük ilahi lütfa mazhar olmuş bahtiyar insanlardan birisidir. 1968 – 2011 yılları arasında Prof. Dr. Necmettin Erbakan’la omuz omuza çalışmış bir kardeşinizim. Hayatının baharında hem mürşit, hem emir vasıflarına sahip bir insanla birlikte olmaktan Allah’a hamd eder, sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’e salât ve selam ederim.

Yüksek tahsil için 1968 – 69 öğrenim yılının başında babamla birlikte, Mühendislik tahsili yapmak için Ankara’ya geldik ve eski adı Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu, şimdi adı Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi olan okulun önce açılış merasimine katıldık. Merasim bitince, veliler ve öğrencileri okulun anfisine aldılar ve orada üzerinde beyaz bir önlük giymiş bir Profesörün ‘İslam ve İlim’ adındaki konferansına dinledik.

Bu zat konferansında; ilimlerin kurucularının İslam âlimleri olduğunu, matematik, tıp, kimya, trigonometri, cebir, uzay bilimleri ve diğer ilimleri ilk bulan ve kullananların Müslümanlar olduğunu, isimler ve buluşlar vererek anlattı. Batılıların bu ilimleri en az 500 sene daha sonra sahip olduğunu vurguladı.

Daha sonra biz derslere katılmaya başladık. Mühendislikte ‘İmalat Usulleri’ adıyla bir dersimiz vardı. Bu derse giren Hocamızın, bize açılışta konferans veren Hocamız olduğunu gördük ve adının Prof. Dr. Necmettin Erbakan olduğunu öğrendik. Bu Hocamız İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki dersleri arasına bizim okulumuzu da almış haftada 1 Ankara’ya gelerek bize ders veriyordu. Tabii hafta içi derslerimize de yanında asistan olarak çalışan şimdi Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da giriyordu.

1968 yılı, ülkemizde Müslümanlığın hor ve hakir görüldüğü, sadece kapıcı ve odacıların merdiven altı boşluğunda namazlarını kıldıkları yıllar. ‘Yeryüzünün iyiliğe programlanmış tek insanı Müslüman’ın, ‘Gerici, Yobaz, Softa…’  ilan edildiği yıllar.

Çok şükür ben ailemden aldığım şuurla ortaokuldan beri namazlarımı düzenli olarak namazlarımı kılmaya çalıştım. Yüksek Okul’da da okulun mescidine iner namazlarımı orada cemaatle kılardım. Bir de ne görelim, namaz kılanlar arasında derslerimize giren Hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan da bulunması bizi fevkalade memnun ediyordu.

Bir ders çıkışı Hocamızla birlikte yürüyorum. O’na bayramda Konya’da karşılaştığım kendisi ile ilgili bir olayı anlattım. O da, bu sebeple beni tanımış oldu. Bir beni arkadaşlarımla arattırarak yanına çağırmış. Kendisinin okulda bulunduğu bir saatte yanına gittim. Bana; “Seni yetiştireceğiz” dedi.

“Hocam ne yapacak da beni yetiştirecek?” diye merak ederken İstanbul’da yayınlanan bir ulusal gazetenin Ankara bürosunda büro elemanı ve muhabir olarak çalışmaya başladım.

GAZETECİ YETİŞTİRMEK

“Tanrı’yı insanlar yarattı” diyen Eski Yargıtay Başkanı İmran Öktem’in olaylı cenazesinde Maltepe camisinde muhabir olarak bulundum, gazeteme haberler geçtim. 1969 seçimlerinde Bağımsızlar Harekâtı olarak bilinen Erbakan ve arkadaşlarının haberlerini gazeteme bildiriyor, gazetenin Ankara bürosunun bir odasını seçim karargâhı olarak kullanan Ankara Bağımsız Milletvekili adayı Elektrik Mühendisi Osman Kirişcioğlu’nun çalışmalarına yardımcı oluyordum.

Seçim gecesi TRT’nin seçim haberleri bürosunda muhabir olarak bulunuyor, seçim neticelerini gazeteme iletiyordum. Oradaki muhabirlerin hemen hepsi o günün siyasi devleri Süleyman Demirel’in Adalet Partisi (AP) ve İsmet İnönü’nün CHP’si ile ilgilenmiyor sadece bir çocuk seviyesindeki Prof. Erbakan’ın Konya Bağımsız Milletvekili seçimlerde alacağı oyla ilgileniyorlardı. Neticede Hocamız 3 milletvekili reyi ile Konya Bağımsız Milletvekili olarak Meclis’e girmeyi başardı.

Sonra Odalar Birliği Başkanlığı’nı seçimle kazanan Hocamızı, Demirel Hükümeti polis zoruyla görevinden alıyordu. Bu ve benzeri bütün haberler yüzde yüz doğru bir şekilde gazeteme iletiyor, okuyucularımızın doğru habere ulaşmalarını sağlıyordum.

Daha çok fotoğraflara ağırlık verdiğim bu albüm, Hocamızın ‘Milli Görüş’ Partilerinin Genel Başkanlığı benim de partilerimizin Gençlik Kolları Genel Başkanı olarak birlikte yaptığımız çalışmaları ihtiva etmektedir.

HOCAMIZ BENİ TANIYOR

Aynı yıl içinde mübarek bir bayram günü Konya’dayım. Arkadaşlarımla birlikte; “Sağcı partilere bayramlaşmaya gidelim” dedik. O sıralarda henüz Milli Görüş yok. Sağcı parti olarak Adalet Partisi var, daha sonra adı MHP olacak olan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) var.

CKMP’de bayramlaşma esnasında birisi; “Prof. Erbakan adında birisi, yeni bir parti kuracakmış” dedi.

Ben; “Allah Allah… Prof. Erbakan bizim Hocamızdır ama ben ondan böyle bir şey duymadım” diye düşündüm.

Bayram tatili sonrası Ankara’ya döndüm ve Hocamızın bir dersinden sonra Hocamızla birlikte yürüyerek okuldan çıktık.

Ben, Hocama, “Hocam, Konya’da böyle bir şey duydum, bu sözün aslı var mı?” diye sordum.

Bir taraftan yürüyoruz. Ama Hocam derin bir düşünceye daldı. Anladım ki Hocamız müşkül bir duruma düştü.

O henüz cevap vermeden ben tekrar konuşarak; “Hocam, sizi müşkül duruma sokmuşsam sorumu geri alıyorum” dedim.

Bu sefer Hocamız kendisini mutlaka bir cevap vermeye mecbur hissetti ve; “Kurulursa iyi olur, demişimdir” dedi.

Aradan birkaç gün geçince de beni yanına çağırarak; “Nevzat seni yetiştireceğiz” diyerek, o günlerde yayın hayatına yeni başlayan Bizim Anadolu Gazetesi’nin Ankara bürosuna elaman olarak çalışmamı sağladı.

Buradan bütün gençlerimize bir tavsiyede bulunuyor ve; “Gençler, sizler de yetişmek isterseniz, inancımızın başkalarına ulaşmasını sağlayacak bir medya gurubunda çalışmalı, yazı yazmalı, gazete taşımalı, kamera çekmelisiniz…” diyorum.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.