DOLAR

31,0708$% 0.17

EURO

33,6790% -0.05

STERLİN

39,4560£% 0.03

GRAM ALTIN

2.032,04%0,76

ÇEYREK ALTIN

3.453,00%0,46

BİST100

9.374,20%0,29

BİTCOİN

1588951฿%-0.26972

İmsak Vakti a 05:37
Giresun AÇIK -4°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
X


Sağlıklı Olmak Şart

Sevgili kardeşlerim,

Sağlıklı ve sıhhatli olmak, yaşamda dikkat ettiğimiz şeylerin başında gelir.

Bunun için çok dikkat ederiz veya dikkat ettiğimizi zannederiz.

Başımıza bir hastalık geldiğinde, bir ateş, bir istifra, bir baş dönmesi ve bir ishal hemen yakamıza yapışır. İşlerimizi yapamaz oluruz. ‘Elimiz, ayağımız soğur.’ 

Bu durumda yaptığımız işlerimizi kendimiz bile beğenmeyiz.

Kanuni Sultan Süleyman adında (Osmanlı’nın) bir Padişahımız vardır. Ülkemizi adaletle idare ederek ülke insanını mutlu edermiş.

Sadece Anadolu’yu değil, Asya’daki, Afrika’daki, Avrupa’daki ve Hicaz’daki (Arabistan) devletleri idare eder, ülke halklarını memnun edermiş.

Kendi sınırları dışında da sözü geçer, mesela Fransız kralı Fransuva’yı Almanların elinden kurtarmış.

Fransa’ya yazdığı bir mektupla, orada çıkan ve adına dans denen kadın erkek birlikte yaptıkları oyunları yasaklatmasını bilirmiş.

Bugün ABD’nin (Amerika) yaptığını o zamanlar Osmanlı yapar, ancak adaletle hükmettiği için bütün dünyaya nizam ve intizam getirirmiş.

Bir farkla ki, ABD bütün insanlığı kendisinin güçlü olması için ezerken, atalarımız dünyanın neresinde ezilen bir ülke varsa onlara destek olur ve güçlü devletlere savaşarak onları yenermiş.

Avrupalıların deyişiyle, bu ‘Muhteşem Süleyman’ bakın sağlık konusunda ne diyor.

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…”

Her halde şiiri anladınız, değil mi? Diyor ki bu Padişahımız;

“Halk, hayatta (yaşamda) en üstün şeyin devlet sahibi olmak, olduğunu zanneder.

Hâlbuki esas devlet, bir nefes alırken ve verirken sıhhatli olmaktır” dermiş.

Öyle ya… Nefes almak istiyorsun ama alamıyorsun… Bir düşün ne hale geliriz?

Veya nefesi aldın… Şimdi de vermek istiyorsun, ama veremiyorsun…

Biraz düşününce nefes alamın ve vermenin, Allah’ın verdiği ne büyük bir nimet olduğunu anlarsın.

Sevgili kardeşlerim,

Sıhhatli olmak için ne yapmak, nelere dikkat etmek lazımdır, biliyor musunuz?

Bu işin iki yönü var. Ya hastalanmadan önce, hastalanmamaya dikkat ederiz. Bu tıp dilinde (doktorlukta) ‘Koruyucu Hekimlik’ denmektedir. En iyisi budur.

İkincisi de hastalanınca tedavi olmak ve tekrar sıhhatimize kavuşmaktır. Bu yol daha zor, daha sancılı ve daha pahalıdır.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v), bakın bu konuda ne buyuruyor.

“Acıkmadan yemek yemeyiniz, doymadan kalkınız.” Bir diğer sözünde;

“Müslüman; yiyince az yer, konuşunca az konuşur ve yatınca az uyur.” Diğerinde;

“Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız.”

Bu uygulama yani oruç tutma, 12 ay boyunca yediğimiz yeme alışkanlığımızı değiştirerek, hazım organlarımızı (mide, dalak, barsak gibi) dinlendirmektir.

Bu prensipler bugün dünya çapında uygulanan tıbbi prensiplerdir.

Doktorların bazı hastalıklarda perhiz vermelerinin sebebi, o yiyeceği yemeyen hastanın iyileşeceği tecrübesine dayanmaktadır.

Sevgili kardeşlerim,

Peygamberimiz döneminde, Fars (İran) Hükümdarlarından biri, Müslümanlara hekimlik (doktorluk) yapmak üzere mütehassıs (uzman) bir doktorunu gönderir.

Doktor, Peygamber efendimizin yanına gelir ve kendisini kimin gönderdiğini, neler yapabileceğini arz eder ve Müslümanlara misafir olmaya başlar.

Doktor uzun bir zaman İslam topraklarında kalır.

Bakar ki kendine tedavi olmak için kimse gelmiyor.

Bir gün Peygamberimizin huzuruna çıkarak şunları söyler.

“Beni, ashabını (arkadaşlarını) tedavi etmek için gönderdiler. Ancak ben bunca zaman buradayım. Ama bir kişi bile bana gelerek muayene olmadı” dedi. Ve devam etti;

“Böylece ben, bana verilen görevi yapamadım” dedi.

Peygamberimiz ona şu cevabı verdi.

“Benim ashabımın tuttuğu bir yol vardır. Onlar, acıkmadan bir şey yemezler ve tam doymadan da sofradan kalkarlar.”

Doktor bu prensipleri duyunca,

“İşte bu esaslar, sağlıklı kalmanın da yoludur” dedi. 

“O halde burada benim yapacak bir işim yoktur.”

Saygı ve hürmetlerini arz edip, ülkesine geri döndü. 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.