Organize Olmak, Güçlü Olmaktır
Milli Gençlik Vakfı’nda benim de yardımcım ve değerli dostum, şimdi de DİN-BİR-DER’in Genel Başkanı Muhittin Yıldırım’ın çok kıymetli ders ve tavsiyeleri bulunmaktadır. Bu yazımda onun anlattığı bir konuyu sizlere de duyurmak istedim.
Hayırlı ve doğru bilginin kendisi çok önemlidir ve bilginin kıskaçlığı olmamaktadır. Bu kimden gelirse gelsin almak ve kullanmak lazımdır.
Toplum halinde yaşayan insanların kendi aralarında kurdukları ve adına sivil toplum örgütleri de denen dernekler, vakıflar, kulüpler, sendikalar ve hatta partilerin çalışabilmeleri ve amaçların gerçekleştirebilmeleri yasal bir takım kuralların yanı sıra insanlar arasında olması gereken bir takım manevi kurallara da uymakla mümkün olmaktadır.
İşte Muhittin hocamız bu gerçekleri anlattığı yazısı şu şekildedir.
GÜÇLÜ TOPLUM, TEŞKİLATLANMIŞ TOPLUMDUR
İnsanın canlılığı onun ruhunun bedeninde bulunmasına, topluluğun canlılığı da o topluluğu meydana getiren insanların kendi aralarında kurdukları teşkilatlanmalarla sağlanır.
“Hazreti Ömer (r.a.) Efendimizden İbn-i Ebi Dünya’nın Süneninde rivayet edilen bir eserde; “İslam, İslam olamaz; ancak cemaat-teşkilat olunursa,
Teşkilatta teşkilat olamaz, ancak emiri-başkanı olursa,
Emirde emir olamaz, ancak emire itaat edilirse” buyrulmaktadır.
Bu kutlu sözden şu dört şeyi çıkarmamız mümkündür.
- Bir düşüncenin düzen kuran, fikri temelleri olmalıdır, o da İslam’dır.
- Bir düzeni fiiliyata geçirecek organizasyon olmalıdır, o da teşkilat’tır.
- Bir organizasyonun lideri olmalıdır, o da başkandır.
- Bir Emir’in emir olması da ancak ona itaat etmekle mümkün olur.
- Hasım olanlar; kalleşçe ve namertçe düşmanlık yapanlar,
- Muarızlar; bu yapıya mertçe eylemleriyle muhalefet edenler.
- Muhalifler; bu yapıya fikren muhalefet edenler.
- Tarafsızlar; bu yapı karşısında nötr olup, tasdik veya reddetmeyenler, aslında bu yapıyı tanımayanlar.
- Taraftarlar; bu yapıya sempati duyup destek verenler.
- Üyeler; teşkilata mensubiyet şuuruyla kaydolanlar.
- Teşkilat mensupları; bünye içerisinde çeşitli kademelerde görev alanlar.
- Kadrolar; davayı karşılıksız kolaylıkta ve zorlukta ihlâsla omuzlayan Allah erleri.
- Dostane tutum
- Bi-taraf (tarafsız) tutum
- Muhalif (karşı) tutum
- Hasmane (düşmanca) tutum
- İnsanlığa, davaya ve kadrolara faydalı davranışlar, dostane tutumlardan doğar.
- İnsanlığa, davaya ve kadrolara zarar veren davranışlar, bi-taraf (tarafsız) olan tutumlardan doğar.
- Organizasyonu ve yapıyı tahrip eden davranışlar, muhalif tutum sahibi olanlardan doğar.
- Organizasyonu ve kadroyu yok etmeye matuf olan davranışlar ise hasmane tutumlardan doğar.
- İyi niyet; davaya ve organizasyona fayda sağlar.
- Ahmaklık; derece derece davaya ve organizasyona zarar verir, çoğu zaman fark edilmeden yapılır.
- Kötü niyetliler, davanın ve organizasyonun geneline zarar verirler.
- Kast-ı Mahsusa; davayı ve organizasyonu yok etme niyeti taşır.