Çambaşı Yollarında Üç Nefer; Göndeliç’ede Kurar Bir Sefer…
Geçen gün, İbrâhim YÜKSEL dayımız ve Şenel Şâkir ÖZATA Bey kardeşimizle berâber, Bilâl AZAKLI merhum kardeşimizin cenâzesi sonrası, orada yayla komşumuzun haber vermesiyle rüzgârdan eserlenen yayladaki evi şöyle bir gözden geçirmek niyetiyle Şuayip, Karaağaç, Haramı güzergâhından giderek bir Çambaşı seferi yaptık.
YAYLA-CENİK, İNEK-ENİK
Bizim kısmen, onun daha çok hayâtının geçtiği, daha doğrusu her yıl baharın yaylaya göç, güzün Ceniğe dönüş bağlamında sayısız yaya, atlı göç, hayvan gütme, mal sürüp getirip-götürme, köpek, manda, değirmen, zahra hâtıralarının olduğu bu yolla ve yaşadıklarıyla ilgili anlattıkları gerçeklerin ta kendisi olup, şartlar bugünle kıyas edilebilecek gibi değildi. Bugünün gençlerine anlatsanız da tahayyül edemez. Hayâl de sonuçta bir gerçeklik ya da yaşanan, bilinen, görülen bir örnek üzerine binâ edilir.
MELET HAVZASI, YEKTÂ HOCASI
İbrâhim Dayı, daha Şuayip Mezarlığının içinden geçerken sarıklı taşını gördüğümüz Müderris Gacaroğlu Ahmet Efendi’nin 70 yaşından sonra, Arpaköy’den Mustafa Murtazaoğlu’nun oğlunu okutması için kaç yıldır yalvarmasına dayanamayıp, günün zor siyâsî şartlarına rağmen en son; “Gönder bâri” demesiyle ve bunun üzerine onu görenin, duyanın gelmesiyle berâber gün gün sayının 50’yi geçip hocanın Melet Havzası’nda bir ilâhî kandil hüviyeti olarak başlarda yektâlık ve öncülük arzetmesi keyfiyeti ve de yetiştirdiği talebelerle imkânların genişlemesi safhalarını anlattı durdu.
SAĞNAK YAĞMUR, CİLİM ÇAMUR
Şurda atların ayakları cilim çamurlara gömülürdü. Hayvanlar ayaklarını zor alırlardı. Bir bakmışsın nal gömüde kalmış! Yük yıkılır. Yapmakta çok zorlanırdık. Yağmur yağınca sığınacak yer yok. Kuru tahtalı hanlarda mola verirdik. Ekmeğin yanına evden süzme olurdu. Ya da dükkândan helva koyardık. Yayla yolunda bir gece mutlakâ konaklardık.
İKİNDİ SÜTLER, DEĞİŞEN YOLLAR
Bu arada sohbet ederken vakit girdi. İkindiyi kıldığımız Kuylu/Sütler Câmii’nde Ordu İHO ilk mezunlarından, dayımın sınıf arkadaşı Celâl KURUCU Ağabey’le karşılaştık. Ayaküstü hasret hasbihâli yaptık.
Çambaşı’na kadar, sarı avu manzaraları, çayırlar, çimenler, doruk ağaçlarını izleye izleye gittik. Yollar ise bambaşka. Hem güzergâh, hem genişlik, hem de nitelik olarak çok değişmiş.
YOKUŞDİBİ, GILİGILİ, TURNALIK
Şimdilik Yokuşdibi’nin içinden gidiliyor ama dıştan çevre yolu açılmış, tamamlanma aşamasında.
Turnalık’ta yol tamâmen değişmiş. Dükkânların ordan gitmiyor artık. Tam ortadan, iki tarafı eşit parçaya bölerek ve uzakları da yakınlaştırarak, herkese yakın çok güzel, nefes aldıran bir hüviyetle hizmet veriyor.
ÇAMBAŞI CENİKLEŞMİŞ
Her neyse, Çambaşı’na vardık. Ordu’dan 60 km civârında. Yayla çok ağaçlanmış. Yerleşimler sıklaşmış. Ağaçsız yerleşim yok gibi. Bizim çamlar da çok büyümüşler. Temâşâya mânî bir boyuta ulaşmışlar. En azından alt dalları budanmalı gibi gözüküyor.
ÇATIDAN TEMÂŞÂYA
Mârem KIRIŞ komşumuzun haber verdiği gibi çatının bir köşesini rüzgâr önden koparıp arkaya katlamış. Açılan yerden içeri damlamış ve belirli kısmı ıslatmış. Çinkoyu düzelttik. Asıl operasyonu bu keşif sonrasına bırakarak geçici bir iyileştirme niteliğinde gerekli tâmirâtı yaptıktan sonra şöyle genel bir temâşâ faslına geçtik.
KARAGÖL, ERTAŞ, GÖNDELİÇ
Evin olduğu yere GÜMÜŞANA MAHALLESİ deniliyor. Burası Ordu tarafındaki tepenin yarı beli sayılır. Dolayısıyla biraz yüksek olduğu için seyir açısı geniş. Çambaşı tam ortada. Buradan bakış îtibârıyle onun devamı Ertaş Oba zirvesi, sol yan Karagöl tepesi, onun bize göre sağı da Göndeliç. Hep duyuyoruz da, diğerleri arasında tahkik ve tespit noktasında dayıma sordum; dolayısıyla burasının olduğunu teyiden söyledi. Çocukluğunda gitmiş oraya. Elle kesilmiş gibi hayret verici bol miktarda büyük kalıp taşları hatırladığını ifâde etti.
DEĞİRMENBAŞI, GÖNDELİÇ*
Doğrusu biz de çok merak ediyoruz. İnşâllâh en yakın zamanda, bu yazın gitme niyeti taşıyoruz. Önceki sene Değirmenbaşı Obası’na kadar gitmiştik. Göndeliç oranın hemen yukarısı zâten.
HAYÂLLERİN DE ZİRVESİ
Neden gitmek derseniz; bir defâ burası Ordu’nun 2 bin 730 rakımla en yüksek noktası. Biz de; TDED adına ya da şahsen çıkarmak istediğimiz derginin adını GÖNDELİÇ olarak belirledik. O zirveye çıkış da, dergi de bir hayâl olarak ufkumuzu süslüyor. İnşâllâh gerçekleştirmek nasîp olur.
NİYET HAYIR, ÂKIBET HAYIR
Burası, ilimiz Kabadüz ilçesine bağlı, Mesudiye’ye sınır güzel ve rûhâniyetli bir yer. OBB’nin de buraya dâir kayak tesisi plânı var. Bakalım; hayâl çok. Allâh CC hayırlı niyetlere muvaffakiyetler ihsân eylesin. Âmîn...
MEZARLIK BOĞAZI, ÇITLAK SUYU
Her neyse; birkaç fotoğraf alarak câmi yanına indik. Biraz dolaştıktan sonra, içeriye girilemediği için arabayla arka yollardan dâire çizerek dayıların, bizim de çok çocukluk hâtıralarımız olan evlerinin yanından geçerek oradan dönüşü başlatıp Mezarlık Boğazı, Kayak Merkezi, Kabalak, Çobanbağırtan derken ÇITLAK Obası alt yandaki çeşmeden suyumuzu aldık.
TURNALIK’TA AKŞAM, ŞUAYİP’TE YATSI
Akşam ezanı Turnalık’a tevâfuk etti. Namazı müteâkip Yokuşdibi’nden geçerken dayımız ekmeğimizi aldı. Çay-çorba ikrâmlarımızı da Şuayip’teki mâlikânesinde yaptı. Yatsıyı da cemaatle orada edâdan sonra güzel bir sefer ve de ziyâretler, cemaatler ve de bereketlerle dolu bir günü tamamlamış olduk.
HER ŞEY GÜZEL, NANKÖRLÜK KÖTÜ
Gün güzeldi. Yollar güzel. Yayla güzel. Nasıl anlatılır bu güzellikler bilemiyorum.
Yayla yolu üzerinden hükümete lâf söyleyenlere ne diyeceğimi de bilemiyorum. Arkadaş; yepyeni bir yol açılmış. Güzergâhlar, özellikle Yokuşdibi- Gıligıli arası tamâmen değişip, neredeyse yokuş diye bir şey kalmamış. Bir yokuş var; o da güzel bir yokuş ve de güneye düşürülerek buzlanma riski azaltılmış.
Turnalık’tan ötesi zâten kaymak. Sâhil yolu standartlarında. Zemin olarak daha da güzel denilebilir.
YOLLAR GENİŞ, UFUKLAR DAR!
Yolu kısaltmak adına tepeler indirilmiş, güvenlik adına duvarlar yükseltilmiş. Manzara güzel, yolculuk ayrı bir zevk.
Yolboyu 10’a yakın sürüye tevâfuk ettik. Yolların genişliği onları da, vâsıtaları da rahatlamış. Hemen yandan geçiveriyorsunuz. Lütfen; Allâh aşkına; insaflı olalım.
ŞİKÂYET ÇOK, ÇÖZÜM FİKRİ YOK!
Sonra; tenkit kolay ve hem de güzel de; ÇÖZÜM NE? Senin dediğin adamların daha iyisini yapacağından eminim misin ve de garantin ne? Durup dururken nankör olmanın ne âlemi var? İnsaflı olmak daha güzel, daha mâkul ve de insânî, hem de ahlâken ve de psikolojik olarak rahatlatıcı değil mi?
BOL YAYLALAR, NİCE BAYRAMLAR
Bu duygu ve düşüncelerle berâber yaz dönemimizin hayırlı ve bol yaylalı olması, memleket sevgimize ve birbirimize daha çok saygımıza, birlik-dirliğimize wesîle olması, başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlumların tez zamanda kurtuluşunu göstermesi niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, nice bayramlara hep birlikte sıhhat-âfiyetler üzere erişmek temennîsiyle cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes’selâm...