İspanya Mektupları-13: Ebül’hayır’dan İberya’ya; Saciyek Şâirleri, Özlem Şiirleri…
Adı Şenel ama, sevdiği-saydığı bir üstâdı ona, Şâkir demiş. Biz de onun dervişmeşrep yapısına bunu daha çok yakıştırıyoruz. Onun için bâzen Şenel Şâkir diye ikisini yanyana zikrediyor ya da yazıyoruz.
*LÂKİN; ŞEN’EL’LİĞİ DE VAR!*
Lâkin, onun râzılığından kaynaklanan neşeli ve de espritüel bir yanı da var. Bundan dolayı onunla ilgili kimi iktibaslarımızda adına ve neşeli yapısına istinâden ŞÂDÎ mahlasını nasbettik. O da bunu benimsemiş olmalı ki, zaman zaman kullanıyor.
*TOROSLARDAN KESTÂNE’YE*
Şenel Şâkir hocayla ilgili bizim asıl yazacağımız, biz buraya geldikten sonra yazdığı şiirlerden birkaçı. Onda gürül gürül akan bir ilham damarı var. Bu yönüyle onu, torosların şâiri rahmetli Bahaeddin KARAKOÇ’a benzetiyorum. Gerçi, Ebül’Hayır/Kestâne Köyü kayalık ve akarsularının da Toroslardan geri kalır yanı yoktur Ordu ölçeğinde. Arkadaşımızın henüz kitap yayınlamamış olması, benim gibi kakuvanlığından!
*ELBET BİRGÜN BULUŞACAĞIZ*
Neyse uzatmayalım. Hem neşesini de kaçırmayalım. Zâten söz konusu şiirlerinden yeterince hüzünlü olduğu anlaşılıyor! Biz de ne yapalım; fazla üzmeden bayrama doğru rûberû olmaya çalışacağız. Rabbimiz hayırlısıyla görüşmeyi nasîp eylesin inşâllâh. Âmîn...
*KIT’ALAR ARASI, HASRET YARASI!*
Şiirlere geçelim. Bunlarda kimi kıt’alarda yer yer hasret duygusu da yer aldığı için bunun kısmen de olsa bizim ayrı kıt’ada bulunmamızdan mülhem olduğu var sayıldı. Artık ne derece doğru bilmiyoruz. Ama işte şiirler, işte yorumlar; takdir sizin. Önce, ekinde bizimle berâber Abdülkadir DEMİR ve Hüseyin GÜRLEYİK beylerle bir arada, aynı ocak etrâfında çay içen, SACİYEK diyebileceğimiz grup olarak fotoğrafımızın da yer aldığı şiir; buyrun:
*AŞIKLARA ÖLÜM DÜĞÜNMÜŞ MEĞER..*
El eline bakıp ham hayal kurma
Elden gelen yemek öğünmüş meğer
Aşık öldü diye üzülüp durma
Dervişlere ölüm düğünmüş meğer
***
Sensiz çayımızın tadı kalmadı
Ümidin huzurun adı kalmadı
Güneşimiz battı sabah olmadı
Baharımız kışa dönmüşmüş meğer
***
Sen gittin gideli ayrılık hüzün
Aklımızdan çıkmaz yar senin sözün
Gönüllerde hâlâ o güzel yüzün
Sensiz ocağımız sönmüşmüş meğer
***
Gül ki, bahtımız yüzümüz gülsün
Dön ki, baharımız yazımız gelsin
Kahvemiz çayımız kalpte demlensin
Muhabbet seninle gitmişmiş meğer
***
Ne kadar üzülür durulmaz gönül
Bir ömür koşar da yorulmaz gönül
Aşıklara Bağdat sorulmaz gönül
Deli gönül seni sevmişmiş meğer
***
Ecel gelir can çekilir bedenden
Hayır gelmez bırakıpta gidenden
Her selâmda bir menfaat güdenden
Hakk’tan gayrı canlar ölmüşmüş meğer
***
Dostların yolunda çile bal olur
Sadık olan derviş Hakk’a yol bulur
Allah’ı bilmeyen kula kul olur
Aşıklar Mevlâ’ya dönmüşmüş meğer
6.3.2026 Şenel ÖZATA
*SİZİ DE, MUHÂTABI DA SEVİYORUM*
Telat ÖNER: “Bu sevgi ve özlem dolu sözlerinizin muhatabını da sizleri de seviyorum. Allah kavuştursun.
Cumanız ve Ramazanınız mübarek olsun. VESSELAM.”
*YÜCE DAĞLAR, GÖNÜLDEN BAĞLAR*
Değerli dostlar. Arkadaşlık ve can dostluğun insan hayâtındaki önemini anlatmaya kelimeler yetmez. Oraya girmeyeceğim. Ama, çayın, kıraathânenin bile olmadığı bu yerlerde insan herşeyi, memleketini, dostlarını, onların çerçevelediği hayât tarzını daha bir özlüyor. Şimdi de, daha başlığıyla, ilhâmını buralardan aldığını düşündüren şiir de şöyle:
*** DÖNSEN NE OLUR ***
Yüce dağlar aşıp sana gelmişim
Bir adım atıp da gelsen ne olur
Herkesi bırakıp seni sevmişim
Gönülden bir bakıp gülsen ne olur
***
Nice dertlerim var gönülde saklı
Ne hikmetler gördüm, mesteder aklı
Mecnun mu, Leylâ mı söyle kim haklı
Kimseye sormadan bilsen ne olur
***
Nehirler yol bulur ırmaklar akar
Atlar dolu dizgin ahmaklar bakar
Senin hasretin çok canlar yakar
Böyle bekletmeden gelsen ne olur
***
Uzaktan gelmişim yorgunum şimdi
Bırakıp da gidene dargınım şimdi
Vefasız dostlara kırgınım şimdi
Akan göz yaşımı silsen ne olur
***
Bir garip kuş olup uçtu anamız
Abdestini alıp göçtü babamız
Geride kalanlar şimdi duamız
Bu bayramda olsun dönsen ne olur
08.03.2025 Şâdî
***** TAMAM DOSTLAR *****
Tamam dostlar ama; gurbet te güzel
Özlemekten daha âlâsı var mı?
Sevgi-saygı, sohbet; hem kardeşliğin
Ayrılıktan başka cilâsı var mı?
***
Yakınlık-uzaklık nedir sevgide?
Mânânın maddede cüdâsı var mı?
Şenelmeye mutlak şenlik gerekmez;
Yakın uzaklığın, devâsı var mı?
***
Gurbetin iklîmi; soğuk, yabancı
Dünyâ da bir gurbet; fânî, yalancı
Sen de ben de yolcu; kim burda hancı?
Çokça gamlanmanın revâsı var mı?
***
Endülüs; sekizyüz kalmış da gitmiş
Kâh öte kâh beri, netîce bitmiş
Kimin ömrü burda bekâya yetmiş?
Dünyânın nerede; sılası var mı?
***
Endülüs’ten selâm cümle dostlara
Semâveri; ‘yakın-kurun’, postlara!
Belki de gelmişiz, hangi bir ara
İnşâllâh demeden, olası var mı?...
***
Şunun şurasında önümüz bayram
Mâlum o günlerde oruç ta haram
Öyleyken câiz mi uzakta duram?
Sormalı kendine; kazâsı var mı?...
8.3.26 Madrid
Gittin uzaklara aklın sılada
Hamdi hocayla başım belada
Gözümüz ezanda kulak selâda
Vakitsiz gitmenin cezası var mı
Şenel Hoca bizi zorlama fazla
Yok sıla, yok gurbet iş tutma cazla
Yoksa dönersek biz şimdi bu gazla
Ordu’nun Kafkas’ta hizâsı var mı?
Sıla diye diye mübarek, sıla ettin gurbeti
Gel de göz göze, diz dize artıralım muhabbeti...
Hacıbey VAROL: “Muhabbet özlemle de güzel. Selam gurbetteki dostlara...”
*** TADI YOK ***
Ekmeğin tadı yok, aşın tadı yok
Gönlümüze düştün işin tadı yok
Onca canlar niye baharı bekler
Gurbette baharın- kışın tadı yok
***
Nağmeler dillerde şükrün adı yok
Gafletle çekilen zikrin tadı yok
Abdülkadir hoca yolunu bekler
Nurânî uzakta meşkin tadı yok
***
Endülüs olmazsa İspanya olsun
Sarayın tadı yok köşkün tadı yok
Ramazan’da olsun bayramda olsun
Allah’a varmayan aşkın tadı yok
ŞÂDÎ
*SELÂM ÜLKEME; TEŞEKKÜRLER CÜMLEYE*
başlıklı şiirimiz de arkadaşlarımız nezdinde büyük alâkaya mazhar oldu. İşte kimi dönütler:
Hüseyin ALGÜL:
“Bu ne güzel selam!..
Vealeykümüsselam.”
Hüseyin KOCAKOÇ: “Aleyküm selam saygıdeğer hocam...”
İlyas BİLGÜ: “Aleyküm selam Nuri hocam...”
*(BİZDEN DE) ENDÜLÜS’E SELÂM AĞA*
Ahmet ÇAKIR: “Ülkende seni bekliyor değerli kardeşim. Mescitte safın sağ cenahı hüzünlü duruyor...”
Hasan DEĞİRMENCİ: “Endülüs’e selam ağa.”
Hüseyin GÜRLEYİK: “Gurbet olunca şairliğin, şiirin kalitesi de artıyor...”
Olgun KÜÇÜK: “Özledik Hocam seni güzümüz yollarda kaldı ne zaman geleceksin...”
*ORALAR DA DÂRÜL’İSLÂM; ÜZÜLME*
Şenel ÖZATA:
“Mahsun bakarsın gözün yollarda
Seni bekleyen var bizim bullarda...”
Mehmet ZAVALSIZ: “Ve Aleyküm Selam sevgili Nuri Hocam. Sağlık sıhhat afiyet dolu hayırlı ömürler niyaz ederim...”
Câhit ŞÂHİN:
“Endülüs darü’l-islam.
Oralar da bizim üzülme.”
Yunus Yaşar KUL: “Ve aleyküm elam ve rah metullahi ve berekatuhu.! Daha fazla hasret çektirmeden anavatana dönmeniz temennisiyle. Allah’a emanet olunuz!...”
*GEZİ DE BİRLİKTE GÜZEL*
Hacıbey Varol: “Nur hocam. Selamün aleyküm aleykümselam. Her şeyin en güzelini biliyorsunuz tavsiye ediyorsunuz. Her şeyi paylaşayım diye madem yalnız kalmayacaktın, iyi bir dost götürecektin, yanı sıra sevdiklerinle dolaşacaktın. Yani gezmeyi de paylaşırsanız. İmkanları da paylaşsanız ya madem. Orada yalnızlık çekmezdin ama nurani hocam sen dost bulursun orada. Vesselam. Selam olsun...”
*Ülkesine sevdalı, ülküsüne bağlı, dilleri dualı kullara selâm olsun! Yüreğinize sağlık.
*ÖZLEMSİZ OLMAZ; SEVGİSİZ OLMAZ*
Değerli dostlar. Sözü uzatmamak adına bu defâ araya çok girmedik. Takdîri size bırakıyoruz. Dostluk güzel, aranmak güzel; aramak ta. Hepsi özlemin ifâdesi. Özlem sılaya götürür, sıla cennete. Rabbimiz; istikâmeti doğru, özlemleri güzel, dostları özel olup, netîcede tüm sevdikleriyle berâber Hak katında sevilenlere katılarak, muhabbetin isminden hâsıl olduğu Efendimiz S.A.V.’in komşuluğunda buluşmayı lûtfeylesin bizlere diyor,
*DÜNYÂ ATLASI, GÖNÜL COĞRAFYASI*
başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, Doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm mazlum ve mağdurların kurtuluşu ve de gönül coğrafyamızın bizlerle bayram yapışını tez zamanda göstermesi ümîdiyle cümleye Endülüs diyârından sevgiler-saygılar sunuyor, inşâllâh îydül’fıtr’da görüşmek üzere diyoruz wes’selâm...