Zamanın Dili, Şairin Gönlü, Mevsimin Yüreği…
Mâlum, üç aylar iklîmindeyiz. Regâip’ten sonra Mîrâc’ı da idrâk ettik. Bundan sonra 2 Şubat’ta BERAT var. Onbir ayın sultânı Ramazan’a da bir ay gibi bir zaman kaldı. Bizleri tekrar bu kutlu süreçlere, mutlu günlere kavuşturdu. Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
*İMKÂN ZEMÎNİ, FIRSAT İKLÎMİ*
Elbette zaman bir insan için en kıymetli hazîne. Zîrâ, hazînelerin de değeri yine zamanla ilgili. Zamanınız yoksa hazinenizin de bir değeri yok yâni. Onu kullanacak, değerlendirecek zamânın yoksa o hazîne senin için ne mânâ ifâde edebilir.
*BOŞ OLAN ZAMAN MI, İNSAN MI?*
Dolayısıyla zaman en değerli değerindir ve aslâ boşluk kabul etmez. Hastasınız, çok meşgûlsünüz ya da vefât ettiniz; onu kullanma şansınızın olmadığı yerde o varlığınızın ne anlamı olabilir? Dememiz o ki; siz inisiyâtifi ele alıp da zamâna mukayyed olarak onu iyilikler güzelliklerle doldurmazsanız, şeytan verdiği vesveselerle sizi ne dünyânıza, ne âhiretinize faydası olmayacak meşgâlelere yönlendirir. Sonrasında da, Asır sûresinde belirtildiği üzere hüsrâna uğrayanlardan olmak vardır Allâh C.C. korusun.
*ÇİÇEK BOL, BAHAR YOL*
İşte bu gibi süreçler bu noktada toplumsal bir duyarlılıkla berâber bizler için daha uyarıcı mânevî çiçekleri bol baharsı bir fırsat iklîmi oluyor. Rabbimiz fert, âile ve toplum olarak, olabildiğince istifâde edenlerden eylesin cümlemizi inşâllâh.
*SİZE NE OLDU DA; DÜNYÂ HAYÂTI?!*
Tevbe Sûresi 38. Âyette ne buyuruluyor bakınız:
“Ey iman edenler! Size ne oldu ki, «Allah yolunda savaşa çıkın!» denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayâtını âhirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünyâ hayâtının faydası âhiretin yanında pek azdır.”
*İMKÂN AYLARI, FIRSAT GÜNLERİ*
İşte bu özel süreçler âhiret hayâtı konusunda daha duyarlı olmamızı, dünyâya çakılıp kalmaktan kurtulmayı sağlayan bir doğal fırsat günleri niteliği arzediyor. Dünyâ-Âhiret dengesinde muvâzeneye fırsat sağlıyor.
Bir söz vardı; nerden ve kimden duydum hatırlamıyorum, şöyle diyordu:
“ZAMÂNI İHMÂL DEĞİL İKMÂL ETMELİYİZ.”
Aynen de öyle. Bu mevsim bunun için oldukça müsâit bir iklîmi işâret ediyor.
Rabbimiz bizleri, fert, âile, millet ve ümmet olarak bu güzel günleri lâyıkıyla değerlendirenlerden, mazlumlar için edeceği niyâzları mâlî, siyâsî ve fiili gayretlerle berâber, son tahlilde kısa zamanda ulaşılacak zaferlerle taçlandırmayı nasîp eylesin. Âmîn...
*DUÂ HARCI, NİYÂZ BURCU*
Tam da duâ etmişken yazımızı duâ niteliğinde, bu Mîraç gününün târihini taşıyan, sımsıcak bir gönülden aktığı âşikâr, niyâz buhurlu sıcacık bir şiirle sürdürelim inşâllâh:
*DUAMIZ VAR ALLAHIM*
Vuslatına erdir bizi
Dostlarına sevdir bizi
Son nefeste güldür bizi
Sen’den gayrı Mevlâmız yok
***
Sevdir bize sevdiklerin
Övdür bize övdüklerin
Yerdir bize yerdiklerin
Sen’den gayrı Mevlâmız yok
***
Bu ümmete birlik gerek
Çalışalım kazma kürek
Lutfeyle fetihler görek
Sen’den gayri Mevlamız yok
***
Huzurundan atma bizi
Kafirlere katma bizi
Gafillerle tutma bizi
Sen’den gayri Mevlamız yok
***
Muhammed’e ümmet eyle
Ölenlere rahmet eyle
Mazlumlara nusret eyle
Send’en gayri Mevlamız yok
***
Hastalara şifa sende
Borçlulara eda sende
Olalım yoluna bende
Sen’den gayri Mevlamız yok
***
Affeyle cümle suçumuz
Ağardı artık saçımız
Kalmasın bir tek aç’ımız
Sen’den gayri Mevlamız yok
***
Candan içre cansın bize
Ne gerek var başka söze
İmânımız indir öze
Sen’den gayri Mevlamız yok
*ŞİİRİN YÜREĞİ, NİYÂZIN GEREĞİ*
Ozan Şâkir ŞÂDÎ’ye teşekkürlerle berâber yüreğine sağlık diyor, mevsimin bizi yüreğiyle almak istediği sevgi iklîmine dâhil olma bahtiyârlığına erişmek, yeni şiirler ve yazılar yanında, inşâllâh tez zamanda, ümmetin hilâfeti, mazlûmların hürriyeti, insanlığın hidâyeti günlerini de görüp buluşmak, kucaklaşmaya muvaffak olmak niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes’selâm...