SP Gençlik Kolları Genel Başkanı Pekdemir, Giresun’da

Saadet Partisi (SP) Gençlik Kolları Başkanı Av. Haldun Pekdemir ‘Adalet Sofraları’ kapsamında Giresun’da ‘Gençlik İftarı’na katıldı.

Haldun Pekdemir ayrıca bir basın açıklaması yaptı. Başkan Pekdemir basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Kıymetli kardeşlerim, muhterem teşkilat mensuplarımız, davamızın sarsılmaz kalesi olan çok değerli genç kardeşlerim, Hepinizi en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle ve Allah’ın selamıyla selamlıyorum. Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü! Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan; kalplerimizin onarıldığı, kardeşliğimizin mayalandığı mübarek Ramazan-ı Şerif’e bizleri bir kez daha kavuşturan Cenab-ı Hakk’a sonsuz şükürler olsun. Şu bereketli iftar sofrasının etrafında, aynı inanç ve aynı sevda uğruna bizleri omuz omuza cem eden Rabbimize hamdolsun. Bugün burada, sadece ezanın okunmasını bekleyip midelerimizi doyurmak için toplanmış değiliz. Bizim iftar sofralarımız; Bizler Saadet Partisi gençliği olarak biliyoruz ki; gerçek oruç, sadece yeme ve içmeden kesilmek değil; haksızlığa, adaletsizliğe ve zulme karşı da yalanla, haramla, kötülükle aramıza sarsılmaz bir duvar örmektir. Bugün bizler burada, güven ve huzur içerisinde, sıcacık yemeklerimizin başında iftarımızı bekliyoruz. Ancak kalbimiz paramparça, yüreğimiz kan ağlıyor. Zira biliyoruz ki; şu an Gazze’de, o mukaddes topraklarda, başlarına yağan tonlarca bombanın altında, enkaz yığınları arasında iftar edecek bir yudum temiz su, bir lokma ekmek bulamayan kardeşlerimiz var. Doğu Türkistan’da inancından dolayı asimilasyona uğrayan, Arakan’da, Yemen’de ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören mazlumlar var. Bizler suyumuzu yudumlarken, Gazze’deki annelerin feryatları kulaklarımızda çınlıyor. İşte Milli Görüşçü olmak, Saadet Partili bir genç olmak tam da burada anlam kazanıyor. Merhum Erbakan Hocamızın o tarihi uyarısını bu sofrada bir kez daha haykırıyoruz: ‘İslam, sadece camide namaz kılıp tespih çekmek değildir; İslam, yeryüzünde hakkı ve adaleti tesis etme davasıdır!’ Bizler bu zulümleri izleyip sadece ağlayanlardan olamayız. Bizler, ‘İslam Birliği’ni kuracak, D-8’leri canlandıracak ve zalimin zulmüne dur diyecek olan o inançlı kadrolarız. Kardeşlerim, omuzlarımızdaki yük ağırdır ama inancımız tamdır. Bizim davamız, kimsenin kimseyi ezmediği, sömürünün ve gözyaşının olmadığı o ‘Yeni Bir Dünya’yı kurma davasıdır! İftar sofraları, medeniyetimizin en güzel yansımalarıdır. Bu sofralar; zenginin yoksulla, amirin memurla, yaşlının gençle aynı hizada durduğu, makamların ve rütbelerin geride bırakıldığı, eşitliğin ve kardeşliğin en somut haliyle yaşandığı yerlerdir. Ezanın ‘Allahuekber’ nidasıyla birlikte, hepimizin aynı anda suya ve ekmeğe uzandığı bu anlar, aslında bizlere ne kadar aciz olduğumuzu, Allah’ın nimetlerine ne kadar muhtaç olduğumuzu hatırlatır. Ancak kıymetli kardeşlerim, Ramazan ayının bizlere verdiği en büyük ders sadece kendi açlığımızı hissetmek değildir; asıl mesele ‘açın halinden anlamak’ ve o açlığı ortadan kaldıracak adaleti yeryüzüne hakim kılmaktır. Bizler Milli Görüş camiası olarak, Saadet Partisi kadroları olarak meseleye buradan bakıyoruz. Az önce dünyamızdan bahsettik ancak ülkemize de baktığımızda ne yazık ki derin bir adaletsizlikle karşı karşıyayız. Bir yanda israfın, lüksün ve şatafatın zirve yaptığı hayatlar; diğer yanda evine bir ekmek götürebilmenin, çocuklarına mütevazı bir iftar sofrası kurabilmenin hesabını yapan milyonlarca insanımız var. Enflasyonun, faizci kapitalist sistemin ve ranta dayalı ekonominin ezdiği dar gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz ve geleceğinden kaygı duyan gençlerimiz var. İşte biz, ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ hadis-i şerifini sadece bir ahlak öğüdü olarak değil, bir ekonomik sistem manifestosu olarak okuyoruz. Bizim davamız, sadece yoksullara yardım dağıtmak değil; yoksulluğu üreten, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bu sömürü çarkını kırmaktır! Bizim inancımızda asıl olan, herkesin alın terinin karşılığını eksiksiz aldığı, adil paylaşıma dayalı bir ‘Adil Düzen’i kurmaktır. Bugün toplumumuzda giderek artan bir karamsarlık, bilhassa genç kardeşlerimizin kalbinde büyüyen bir umutsuzluk var. Ancak bizler, ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ bayrağını taşıyan gençler olarak umutsuzluğa asla kapılamayız. Bizler, külün altındaki koru yeniden harlayacak olan rüzgarız. Bizim siyasetimiz makam, mevki veya ihale siyaseti değildir; bizim siyasetimiz, bu ülkenin evlatlarının kendi yurtlarında başı dik, onurlu ve müreffeh bir hayat sürmesi için yapılan mukaddes bir mücadeledir. Ramazan ayı, yorulan ruhlarımızı dinlendirdiğimiz, paslanan kalplerimizi Kuran’ın nuruyla cilaladığımız bir ‘Ahlak ve Maneviyat’ okuludur. Ancak bizler Saadet Partisi gençliği olarak biliyoruz ki; Ramazan kabuğuna çekilme ayı değil, aksine manevi bataryalarımızı doldurup meydanlara, sahalara, üniversitelere, sokaklara çok daha güçlü, çok daha kararlı dönme ayıdır. Bizim tuttuğumuz oruç, sadece yeme ve içmeye karşı değildir; bizim orucumuz zulme, haksızlığa, sömürüye, yalana ve iftiraya karşı da tutulmuş çelikten bir kalkandır. Sözlerimi toparlarken, bu güzel atmosferin hazırlanmasında emeği geçen, koşturan, yorulan gençlik kolları mensubu kardeşlerime ve davetimize icabet ederek soframızı şereflendiren siz kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri dergah-ı izzetinde kabul eylesin. Bizleri, milletimizin refaha kavuştuğu, tüm İslam aleminin felah bulduğu gerçek bayramlara ulaştırsın. Hepinize hayırlı iftarlar diliyorum.” Daha sonra Atatürk Meydanı’nda lokma dağıtıldı.