Hacılardan Hocalara; Bir Başkaydı Geçen Cuma… – Giresun Kerasus Haber
DOLAR

45,4063$% 0.09

EURO

53,3810% -0.16

STERLİN

61,5186£% -0.39

GRAM ALTIN

6.870,66%-0,51

ÇEYREK ALTIN

11.131,00%-0,77

BİST100

14.957,79%-1,16

BİTCOİN

3670437฿%-0.34723

Sabah Vakti a 02:00
Giresun PARÇALI AZ BULUTLU 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a


Hacılardan Hocalara; Bir Başkaydı Geçen Cuma…

Emekli olalı 20 yılı geçtik. Şenel ÖZATA Bey de geçen yıl emekli oldu yaş haddinden. Daha düne kadar onu okulunda ziyârete gidiyorduk. Şimdi daha çok olayların akışına göre ortak bir noktada buluşuyoruz. Günü gündemsiz gündemler sürüklüyor. Hiç gündemimizde olmayan yerlere uğruyoruz çoğu defâ.

Gittiğimiz yerlerde Allâh’ın (C.C.) selâmını veriyoruz. Hoşbeşten sonra, Şenel Bey;

– “Yeni emekli oldum. Stajyerim. Eski emekli Nûri Bey’in yanında emekliliğin inceliklerini öğreniyorum!”

esprisiyle sohbetler başlıyor. Onun Mevlânâ’dan hikâyeler ve irfânî nükteleriyle sürüp gidiyor.

Nerelerde mi? Hani bir şarkı var ya;

 *“KAPILDIM GİDİYORUM BAHTIMIN RÜZGÂRINA”*

diye. Tam da böyle bir şey bizimkisi. Özellikle bugün anlatacağımız zincir tam bir rüzgâr tezâhürü. Hiç hesapta olmayan halkalardan oluştu. İnanmazsınız buyrun:

*SİMİTLER PERŞEMBE’DEN!*

Daha Perşembe akşamı yatsıda, Cumâ sabahı kahvaltılarının organizasyonunu yürüten Recep ŞÂHİN Bey kardeşimiz; yarın sabah simidi ikileyeceğiz, gelmeyi ihmâl etmeyin hâ demişti.

*HER NEYSE; BU İŞİN LATÎFESİ.*

Sabah Karşıyaka Câmii’ndeyiz. Namaz sonrası kahvaltı bitip dağılmak üzereyken, o da yeni emeklilerden Coğrafya Öğretmeni Ömer AYDOĞDU Bey arkadaşımız;

– “Bugün mâlum, hacıların hareket günü. Kardeşim de gittiği için uğurlamaya katılacağım. Müsaitseniz siz de benimle gelebilirsiniz.” dedi.

*KARŞIYAKA’DAN ÇARŞIYAKA’YA!*

Hiç hesapta yokken, hattâ sabah serin olduğu için, nasılsa câmiden sonra eve döneceğiz diye düşündüğümüzden üzerimizde palto olduğu hâlde Şenel ÖZATA arkadaşımızla berâber teklife evet diye cevap verdik.

Bizim de tanıdıklarımız var sonuçta. Ismarlaşmıştık ama tekrarında hiç te mahzur yok. Hem başka tanışlar da görürüz, yapılacak duâlara Âmîn deriz diye arabasına atladık.

*OGÜ’DE HACILAR HÛ DER ALLÂH!*

İyi de oldu. OGÜ’de yeni arkadaşlarla da karşılaştık. Gazeteci-yazar Sezai KESKİN Beyle tevâfuk ettik. Bir müddet gazeteler ve yazı politikaları bağlamında fikir teâtîsi ve hasbihâlde bulunduk.

Ordu Vâlimiz Muammer EROL Bey’in de katıldığı, konuşmayı İl Müftümüz Ali ÇAKMAK Hoca’nın yaptığı uğurlama merâsimini tâkip ettik. Duâlarla berâber hacı adaylarımız son turnikelere yöneldiğinde de bizler üst kata, ALÂ KUZİNE Restorant’a çıkarak, bir yandan çay yudumlarken bir yandan da uçağa kadar süren heyecân seyrini izledik. Saat 10:30’a geldiğinde 350 kişilik uçak havalanırken;

– “Bu uçak şimdi Medîne’ye gidiyor ha!”

diye bir cümle geçti içimizden ve son derece duygulandık.

– “Yolları açık olsun; selâm götürsünler inşâllâh.”

diyerek oradan ayrılıp, dışarda benzinliğin oraya park ettiğimiz arabaya doğru gitmek üzere yola koyulduk.

Daha içerideyken Piraziz’i konuşmuştuk. Ömer Bey 20 yıl Giresun Hamdi BOZBAĞ LİSESİ’nde görev yaptığı için, Başkan Esat AYYILDIZ okuldan talebesiymiş. Ona ulaşamadık ama bu arada Eniştemizin yazıhânesine gittik. Abdullâh yeğenimiz hem başkana telefon için uğraştı, hem de bizi Piraziz’in şöhret yiyeceği ekmek içi köfte ikram etmeden bırakmadı.

Enişte Muhsin AYDIN Bey gelince de çayımızı ikrâm etti. Daha ne olsun. Allâh C.C. râzı olsun. İkram eden ikram bulsun. Âmîn.

Bu arada; Abdullâh’ın ablası Elif yeğenimiz de aynı liseden Ömer hocamızın talebesi çıkmasın mı?

*TAŞ CÂMİ, HOŞ CUMÂ*

Cumâ yaklaşmıştı. Şenel Bey;

– “Taş Câmiye gidelim!”

dedi. Mâkuldü. Bulancak Millet Bahçesi karşısına arabayı park ettik. Câmi de aynı yerde zâten. Namaza daha var. Belediyenin geleneği olan çay ikrâmından birer tâne nûş eyleyip câmiye geçtik. Görevliler Kâmet’i bize tevdî ettiler sağolsunlar. Böyle târih kokan Selâtîn bir câmide namazın ayrı bir tad ve huzûru var.

*ŞADIRVANIN SUYU, BİDONLARIN HUYU*

Rabbimiz tüm emeği geçenlerden ve de gerek görevli, gerekse cemaat olarak ta olsa maddî-mânevî îmârına katkı veren cümleden râzı olsun.

Namaz sonrası, suyu yayladan gelip gürül gürül akan, insanların bidon bidon doldurduğu şadırvandan bizler de avuç avuç su içtik.

*ÖĞRETMEN ARKADAŞLAR, HOCA KARDEŞLER*

Şimdiki hedef; Şenel Bey’in kardeşi Celâleddin ÖZATA Bey, Ömer Bey’in de öğretmen arkadaşlarının, bizim de TYB şûbe başkanı şâir-yazar arkadaşımız Olgun ALBAYRAK’ın bulunduğu Bulancak AİHL. Başta Okul Müdürü Deniz Karadeniz Bey olmak üzere arkadaşlarımız bizlerle çok ilgilendiler.  Allâh C.C. râzı olsun.

*BULANCAK’TAN SONRASI, GRÜ ROTASI*

Orada kimi yerel konular, Ölçü dergisinin yeni sayısı falan derken konu bölge târihçisi Mehmet FATSA Üstâda geldi. Ömer Bey, benim üniversitede arkadaşım da var. İsterseniz oraya da geçebiliriz deyince, benim de zâten birgün oraya arkadaşlarla gitme fikrim vardı, Mehmet Fatsa’nın bölgedeki medrese, tekke ve zâviyeler bağlamındaki kitaplarından dolayı. Zîrâ şu sıralar Buharalı Şeyh Şâkir Efendi konusuna yoğunlaştık. Dolayısıyla mevsuk kaynak, ufuk açıcı bilgilere ve de uzman görüşüne ihtiyaç var. Kısaca; çok güzel olurdu bu ziyâret.

*HACILAR MEDÎNE’DE, BİZ GİRESUN*

Yola koyulduk. Bu arada, hacı adaylarımız 3,5 saatlik menzillerine çoktan vardılar. Rabbimiz hayırlısıyla tamâmına erdirsin. Âmîn…

Biz de önce İslâm Târihi Profesörü Ali YILMAZ Hoca’ya uğradık. Bizim de Ensar Vakfı programları bağlamında daha önce karşılaştığımız bir hocamız olduğunu gördük. Kritik bir rahatsızlık geçirmiş. Çok şükür korkulan olmamış. Tedâvide tamâma yakın sonuç almışlar. Şu an konuşma tutuklukları normâle dönmüş. Coğrafyadaki güncel olayları konuştuk. Târih bağlantısıyla berâber fikir teâtîsinde bulunduk. Bu arada kahveyle çay ikrâmları peşpeşe geldi. Yine görüşmek dileğiyle teşekkürlerle ayrıldık.

*ALİ YILMAZ’DAN MEHMET FATSA’YA*

Oradan da GRÜ Kütüphane ve Dökümantasyon Dâire Başkanı, târihçi Mehmet FATSA Bey üstâda geçtik. Bize;

KARADENİZDE ZÂVİYELER ile GİRESUN TÂRİHİNİN AZ BİLİNENLERİ isimli kitaplarından takdim etti. Allâh C.C. râzı olsun. Millî-mahallî şuur ve irfânî bilinç meyânında oylumlu çalışmalara imza atıyor. Rabbimiz gayretlerini bereketlendirsin.

*MESÂİ BİTİYOR, DÖNÜŞ BAŞLIYOR*

Artık, haftanın mesâisinin de son dakîkalarıydı. İzin isteyip, dönüşü başlatmak üzere teşekkürlerle ayrıldık. Dönüşte, telefonu şarzda unuttuğumuz Piraziz’e bir selâm daha vermek durumunda kaldık. Lâkin durmadan devâm ederek akşama yakın saatlerde evlerimize vâsıl olduk elhamdülillâh…

Hani yine ne diyordu bir şarkıda;

BU AKŞAM GÜN BATARKEN GEL

SAKIN GEÇ KALMA, ERKEN GEL!

Aynen öyle olmuştu. Neredeydik meçhuldü ama geç kalmış değildik sonuçta.

*SEYİR BİZDEN, TAKDİR SİZDEN!*

Hem, sizler ne düşünürsünüz bilmeyiz ama, bizlerce gün de dolu dolu geçmişti. Bunu açıklamaya kalksak o da ayrı bir yazı boyutu teşkil eder. En iyisi bunu geçip sizlerin takdîrine bırakalım. Zîrâ iş daha da uzayacak böyle giderse.

*MEDÎNE’DEN MESAJ, RAVZA’DAN SELÂM*

Zâten bu arada hacı adayları Medîne’ye çoktan varmışlardı daha önce işâret ettiğimiz gibi. Dönüş sonrası Medîne-i Münevvere’den mesaj geldi:

“[إن نلت يا ريح الصبا إلي أرض الحرم.

بلغ سلامي روضة فيها النبي المحترم.

Aziz kardeşim Nuri ben de bugün senin ve tüm kardeşlerin Selamını Resulüllaha arzettim. : يا ريح الصبا يوما”

Ziyâretimizin bereketi mesajı gönderen muhterem ağabeye biz de şöyle mukâbelede bulunduk:

“[9/5 20:42] Nuri KAHRAMAN: Allâh C.C. râzı olsun Ağabey. Yaptığınız, yapacağınız tüm duâlarınızı kabûl eylesin. Âmîn wes’selâm…”

*MEBRÛR HACLAR, HÜR MAZLUMLAR*

İnşâllâh hepsinin de, hacc-ı mebrûr yapmış ve de doğdukları gün gibi pîr u pâk olarak dönmeleri, gelişlerinde, onların dönüşleri gibi Gazze başta olmak üzere tüm mazlumların da aslî vatanları ve hürriyetlerine kavuştuklarını göstermesi niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes’selâm…

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Eski Dostlar, Yeni Postlar