45,5977$% 0.19
53,2744€% -0.3
61,0671£% -0.53
6.644,06%-2,19
10.856,00%-1,50
14.367,60%-1,89
3559929฿%0.00583
02:00
Dünyâda çatışma, bizde atışma! Gerçekleşmiyor bir türlü yatışma!
Her tarafta;
Kalkışma üstüne kalkışma!
Çatışma üstüne çatışma!
Dolayısıyla; ne mümkün bunca gürültü-patırtı, toz-duman ve de yangın içerisinde yatışma! Değil mi?
*YARI GERÇEK, YARI LATÎFE;*
Sanmayın işi alıyoruz hafîfe.
Ancak; bu aziz millet birgün
Açacak eskisinden, yeni sahîfe…
Hem de BU İŞİ ÇAY ÇÖZECEK!

Yâni, Çayın içildiği ayık ve uyanık
ve de doğal, şarkî masalar çözecek.
Yâni ki, Anadolu çözecek! Süslü, soslu, olimposlu, tütsülü
garbî masalar değil.
*MESELE DERİN; ŞİMDİ BOŞ VERİN!*
Aslında sonu derinlere doğru giden, çok güzel bir giriş oldu
ama, biz bugün lâfı uzatmadan, niyet kurduğumuz üzere kısadan kesip diyoruz ki;
*ÇAYA DEVÂM, ÇAYCILARA SELÂM*
İşte, plânladığımız gibi, nazım diliyle meram:
Önce, sazı ele almak sûretiyle mızrabı tele vurarak nazma
ayak verip sözü başlatanla başlıyoruz;
Eyitti ŞÂDÎ; işte buyrun:
*DOSTLARLA MUHABBET ŞİFAYMIŞ MEĞER*
Acele etmeyin demlensin çaylar
Muhabbetle şenlenir haftalar aylar
Gelsin nev bahar yeşersin koylar
Dostlarla muhabbet şifaymış meğer
[Şenel ÖZATA]
Aldı KAMBERÎ; Hüseyin GÜRLEYİK:
Bize göre değil cin, kola, pepsi
Doldur çaycı çayı, dem olsun hepsi
Çay değil muhabbet dağıtır tepsi
Muhabbetin demi şu çaymış meğer.
Şenel ÖZATA:
Hep canlar burada Nûrani nerde
Sohbet şifa derler onulmaz derde
Dostlar çok meşgul gelirim der de
Dostlukta mizan vefaymış meğer
Hüseyin GÜRLEYİK:
Boylarız reissiz uçurum, kaşı
Olmalı herkesin sadık bir başı
Emin değil ise yolda yoldaşı
Yol da, yolculuk da cefaymış meğer.
Şenel ÖZATA:
Reis olur da Hamdi’den olmaz
Reisle gidenler yollarda kalmaz
Reis dediğimiz hep verir almaz
Reisle muhabbet sefaymış meger
Nuri KAHRAMAN:
Anlaşılan oki; çay değil, deryâ
Hele eşliğinde muhabbet varya!
Buhara’dan kopup gelen Sakarya
Ummana akan su, bu çaymış meğer!
Şenel ÖZATA:
Şeker mi desem bal mı desem
Dost ile içilen çaya ne desem
Tadı tuzu olmuyor ben ne yesem
Bu işin hikmeti dosttaymış meğer
Nuri KAHRAMAN:
Çay ki; hele bir de dostun elinden
Ne dökülse, baldır akan dilinden
Aşk nağmesi sızar sazın telinden
Semâver muhteşem hocaymış meğer…
Kul MURTAZA:
Çayın tadı mı olur, dostsuz, muhabbetsiz
Nerede görülmüş rahmet, zahmetsiz
Tehlikeli insandır; zalim merhametsiz
Çayın faydası, zararından bolcaymış meğer
Şenel ÖZATA:
Kadim dostlar kahve bahane derdi
Yarenle muhabbet şahane derdi
Aşıkların yeri meyhane derdi
Aşıklar aşk ile ne hoşmuş meğer
Hüseyin GÜRLEYİK:
Hadi doldur çaycı, daha bekleme
Koyu süt derim ben bardakta deme
Sakına bu nasıl benzetme deme
Bardak evlat, demlik anaymış meğer.
Nuri KAHRAMAN:
Çay, yok dere derken süt te karıştı
Kaşıklar değil mızraplar yarıştı
Aşkın potasında hepsi barıştı
Çay her muhabbete mayaymış meğer…
Hüseyin GÜRLEYİK:
Koyu doldur, sohbet olsun şekeri
Şöyle dursun şimdi kârı gideri
Öderiz biz her ne ise ederi
Dünya için hesap boşaymış meğer.
Şenel ÖZATA:
Çayı ince ince süzmesini bil
Sözü tarta tarta dizmesini bil
Umman umman deme yüzmesini bil
Dostları incitmek fenaymış meğer
Hüseyin GÜRLEYİK:
“Çok söz kur-an için” diyordu anam
Gevezelik edip dilden mi yanam
Bolca tefekkürle az sohbet tamam
Boşa lakırtı far faraymış meğer.
Şenel ÖZATA:
Dostlar meclisinde susmak da güzel
Sazını duvara asmak da güzel
Nûrânî can gibi coşmak da güzel
Boş işler konuşmak boşaymış meğer
*HÂRİÇTEN GAZEL; O DA ÇOK GÜZEL!*
Bineğe gerek var, zıplasın taylar
Toynağı sağlamsa lüzumsuz yaylar
Ne kadar düşerse hakkına paylar
Bir çoban sakızı değermiş meğer
[AliNaci DURMUŞ]
Ortamı bulmuşken demle sen çayı
Dostlukta arama ne az, çok sayı
Herkese eşit tut bardakta payı
Yakını gözeten ciğermiş meğer
[Şenel ÖZATA]
Şenel Bey Hocamız, katkı hoşuna gitmiş olmalı ki, şiirden sonra nesren de devâm ediyor, hattâ üstüne bir dörtlük daha ekleyerek memnûniyetini perçinliyor:
“Alinaci Durmuş hocam.
Çok teşekkür ederim.”
Cahilin balından hem gülüşünden
Kibirlinin kibrinden hem gelişinden
Vakit bulup meşgalesinden, işinden
Dostun bir selâmı yetermiş meğer…
*HİTÂMUHÛ MİSK; İLGİSİZLİK RİSK!*
Bu yanda muhabbet, içilir çaylar
Gönlümüz Gazze’de yaklaştı aylar
İstikâmet Hicâz döşenir raylar
Kudüs’ün hasreti betermiş meğer…
***
Muhammet Ümmeti toparlanacak
Vahdet vücut bulup çıparlanacak
Siyonlar kâmilen koparlanacak
Tüm başağrıları geçermiş meğer…
***
Ümmet de, dünyâ da muhtaç bu sona
Geçit vermemeli siyon, masona
Yâ Rabbi ülkemi çıkar balkona
Tüm mazlumlar bunu beklermiş meğer…
***
Kurtar dünyâmızı şu habis ruhtan
Cümle siyon-it’ten, çirkef gürûhtan
Kalksın üstümüzden gayri bu bühtan
Kudüs ne esrarlı, ne yermiş meğer…
***
Nûrânî der; göster özgürlüğünü
Dünyâ tatsın, gerçek bir hürlüğünü
Hem duysun İslâm’ın ses gürlüğünü
Desin; İslâm, lâzım-ı beşermiş meğer…
Taklit Atışma, İmitasyon Çatışma, Ümitasyon Yatışma!