43,0675$% 0.04
50,3948€% 0.05
58,2053£% 0.04
6.220,03%0,06
10.371,00%0,08
12.023,78%2,75
4034643฿%-0.14177

Mülkiyet karmaşası, sosyal güven eksikliği ve tarihi doku engelleri sürecin önündeki en büyük sorunlar olarak öne çıkıyor.
İstanbul’un en eski yerleşim bölgelerinden Beyoğlu, kentsel dönüşümün en çok ihtiyaç duyulduğu ilçelerden biri. 2016 yılında Okmeydanı’nın ‘riskli alan’ ilan edilmesiyle süreç resmen başlatılmış olsa da, ilçedeki yapı stokunun çoğu hâlâ eski ve depreme dayanıksız.
Uzmanlar, sürecin ilerlememesinin en temel sebeplerini mülkiyet karmaşası, halkta güven eksikliği, tarihi doku kısıtları ve idari tıkanıklıklar olarak sıralıyor.
Beyoğlu’ndaki çok hisseli tapular, miras paylaşımı yapılmamış mülkler ve tapusuz yapılar, yasal olarak öngörülen uzlaşma şartlarının sağlanmasını güçleştiriyor. Ayrıca, vakıf, hazine ve özel mülkiyetin iç içe geçtiği parseller, projelerin başlatılmasını zorlaştırıyor.
Halkta da ciddi bir güven sorunu mevcut. Daha önceki uygulamalarda ‘yerinde dönüşüm’ vaatleri tutulmadığı için hak sahipleri endişeli.
Konut metrekarelerinin küçülmesi ve borçlandırma riskleri, özellikle kiracı yoğun mahallelerde toplumsal direnci artırıyor.
Tarihi ve sit alanı kısıtları da süreci yavaşlatıyor. Koruma kurulları tarafından getirilen yükseklik ve siluet sınırlamaları, projelerin teknik ve ekonomik açıdan uygulanmasını güçleştiriyor.
Sürecin tekrar gündeme gelmesinde ise Alucra Vakfı’nın rolü dikkat çekti. Beyoğlu Kentsel Dönüşüm Derneği, ilçedeki dönüşüm çalışmalarını değerlendirmek amacıyla vakfı ziyaret etti. Ziyarette, Alucra Vakfı Başkanı Süleyman Baba, dernek başkanı Şenel Kartal, dernek yönetimi ve hemşehriler bir araya geldi.
Yapılan değerlendirmelerde, sürecin tıkanıklıkları ele alındı ve bölgede faaliyet gösteren STK’ların ortak hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Beyoğlu’nda kentsel dönüşümün yıllardır sahada ilerleyememesi, yalnızca şehircilik değil, can güvenliği açısından da ciddi bir risk olarak öne çıkıyor.
Haber: Yavuz Kayacık

Yeşilay’dan Türkiye Genelinde Gençlere Çağrı