43,4760$% -0.04
51,2549€% -0.68
59,3958£% -0.3
6.517,41%-3,99
11.340,00%-10,09
13.620,95%-1,57
3414482฿%0.96603
02:00
Eyüp Müftülüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve Giresun camiasını bir araya getiren ‘Pazar Sohbetleri’ programı, yoğun bir katılımla yapıldı. Program öncesinde konuklara sunulan kahvaltı ikramının ardından başlayan toplantıda, Karadeniz tarihine dair elliye yakın akademik makalesi bulunan tarihçi-yazar Mehmet Fatsa, ‘Karadeniz ve Giresun’un Türkleşme ve İslamlaşma Süreci’ üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
“AKADEMİK ÇALIŞMA, BİR HİZMET ALANIDIR”
Kendi akademik yolculuğundan örnekler vererek konuşmasına başlayan Mehmet Fatsa, elli civarındaki makalesini ‘Cenabı Hakk’ın nasip ettiği bir imkân’ olarak nitelendirdi. Bilimsel üretimin bir hizmet alanı olduğunu belirten Fatsa; “Eğer bunun farkında olursanız, Allah önünüze geniş bir hizmet kapısı açar. Ben de elimden geldiği kadar bu sorumluluğu yerine getirmeye çalıştım” dedi.
HAFIZANIN STRATEJİK GÜCÜ: ANTHONY BRYER ÖRNEĞİ
Konuşmasında, yerel tarihin bir milletin ‘Tapu Senedi’ olduğunu vurgulayan Fatsa, 1923 Mübadelesi sonrası bölgeden ayrılan Rum ailelerin hafıza çalışmalarına dikkat çekti. İngiltere’ye yerleşen Psomiades Ailesi gibi zengin unsurların desteğiyle, İngiliz bilim insanı Anthony Bryer başkanlığındaki heyetin 15 yıl boyunca Karadeniz’i karış karış gezdiğini hatırlattı.
Fatsa, sözlerine şöyle devam etti: “20 kişilik bir heyet, katır sırtında en ücra yerlere giderek Karadeniz’deki tüm Hristiyan eserlerini kayıt altına aldı. Bitki örtüsüyle kapanmış kaleleri, kiliseleri temizletip ölçtüler ve fotoğrafladılar. Bunu ‘Bir gün döneceğiz’ inancıyla yaptılar. Onlar hafızayı diri tutarken biz maalesef unutuyoruz. Geçmişi unuttuğunuz zaman, unutmayan birileri çıkar ve sizin unuttuğunuz şeye sahip çıkar.”
“TARİH BİLİNCİ, BİR VAROLUŞ MESELESİDİR”
Günümüz dünyasındaki jeopolitik mücadelelerin temelinde tarihsel anlatıların yattığını belirten yazar, Yahudi toplumunun binlerce yıllık hikâyeleri üzerinden yürüttüğü stratejileri örnek gösterdi. Tarihin bir ‘din gibi’ sahiplenilmesinin önemine değinen Fatsa; “Yahudiler örnek olsun demiyorum ama ders çıkarmalıyız. Mahalli tarihi bilmek bu yüzden çok önemli. Bilmezsek, coğrafyamız üzerindeki hak iddialarına karşı cevapsız kalırız” uyarısında bulundu.
Yazar Fatsa, Osmanlı İmparatorluğu öncesinde bölgemizin Bayramoğlu Beyliği’nin yönetiminde olduğu, bu dönemde Giresun ve çevre bölgelere Anadolu’dan Türkler’in yerleştiği belirerek Giresun ve çevre bölgelere hizmet eden önemli tarihi yöneticilerin olduğunu söyledi. Bu tarihi karakterlerin bilinmesinin geçmiş ve gelecek nesillerle olan bağı güçlendireceğini ifade ederek ‘Geçmişine kem gözle bakan, geleceğine kör gözle bakar’ sözünü hatırlattı.
GİRESUN’UN KAYIP HAFIZASI
Sunumunun son bölümünde yerel tarihteki kırılma noktalarına değinen Mehmet Fatsa, 1930’lu yıllarda Karadeniz sahilinde yaşanan büyük yıkımların ve doğal afetlerin kentsel dokuyu nasıl değiştirdiğini anlattı. Giresun sahilindeki Larçın Petrol istasyonu gibi noktalar üzerinden somut örnekler veren yazar, geçmişin izlerini takip etmenin milli bir ödev olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Haber: İbrahim Balcıoğlu
Başkan Köse’den, Berat Kandili Mesajı