DOLAR

32,3210$% 0.01

EURO

35,0946% 0.86

STERLİN

41,5312£% 0.74

GRAM ALTIN

2.423,79%0,71

ÇEYREK ALTIN

3.921,00%0,30

BİST100

10.165,52%1,14

BİTCOİN

2248916฿%4.99385

İmsak Vakti a 02:00
Giresun AÇIK 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X


Davete Gidiyor muyuz?

Sevgili çocuklar,

Sizi sevmişler, sizi saymışlar ve sizi bir yere davet etmişlerse…

Size düşen şey, davet edildiğiniz (çağrıldığımız) yere gitmektir.

Bu davet sevinçli bir günün paylaşımına da olur, üzüntülü bir günün paylaşımına da…

‘Çünkü sevinçler paylaşılınca artar, üzüntüler paylaşılınca azalırmış.’

Arkadaşınız sizi oyun oynamaya davet edebilir,

Anneniz eve veya yemek yemeye…

Babanız size elbise, ayakkabı almaya…

Öğretmeniniz sizi derse çağırıyor olabilirler.

Bunların çağrılarına uymak bizim yararımızadır. Bu davet sonunda bize maddi veya manevi değerler kazandıracaklardır. Ya elbisemiz olacak veya bilgimiz.

Kötü arkadaşların sizi kötülük yapmaya çağırması da mümkündür.

“Arkadaşım gel sigara içelim, gel içki içelim, kumar oynayalım, falanca arkadaşı seninle birlikte dövelim” gibi…

O zaman o çağrıya gitmemek gerekir.

Yoksa kötülük yapanın yükleneceği suç ve vebal (sorumluluk) sizin de sırtınıza yüklenir.

BİR DAVET DE ALLAH’TAN

Bizleri yoktan yaratan, koruyup gözeten ve bizi her türlü nimetleriyle besleyen yaratıcımız da bizi davet edebilir.

Edebilir değil, aslında her gün etmektedir.

Ne zaman mı? Siz böyle bir davet duymadınız mı?

Nasıl duymazsınız?

Bu davetler bizlere alışkanlık yaptığından dikkatimizden kaçmaktadır.

İyi dikkat edin… Hem de her gün beş kere Allah bizi kurtuluşa ve mutluluğa çağırmaktadır. Nasıl mı?

Tabii ki cami minarelerinden okunan ezanlarla…

O ezanlar insanlara ve özellikle de Müslümanlara bir davettir.

O davete gidenler mutluluğa erer, davete kulaklarını tıkayanlar sorumlu olurlar.

EZAN NE DİYOR?

Ezana dikkat edin ve ne dediğini, bize ne söylemek istediğini anlamaya çalışın.

Bakın isterseniz ezanın bizi nereye davet ettiğini birlikte inceleyelim.

Allahu ekber, Allah en büyüktür, (Allahtan büyük, hiçbir şey yoktur)

Eşhedü enla ilahe illallah, Ben şahitlik (tanıklık) ederim ki Allah’tan başka tapacak ilah yoktur.

Eşhedü enne Muhammedün rasülullah, Ben şahitlik ederim ki Muhammet Allah’ın elçisidir.

Hayyales selah, Haydi, salaha (kurtuluşa) gelin.

Hayyalel felah, Haydi, mutluluğa gelin

La ilahe illallah, Allah’tan başka ilah yoktur.

Gördünüz mü daveti…

Ben Müslüman’ım diyenler, Allah’ın günde beş kere yaptığı bu davete katılırlar.

Bu onların bu dünyada ve ahirette her türlü sıkıntıdan kurtulmalarını ve mutlu olmalarını sağlayacaktır.

ARAPÇA BİLEN TÜRK

Ülkemizde yaşayan Türk’ün biri hac veya Umre (ziyaret) için Hicaz’a (Arabistan) gitmiş. Görevlerini yapmış ve bir müddet sonra ülkemize dönmüş.

Kendisini tebrik için ziyarete giden ve; “Oralarda neler gördün. Hele bir anlat” diyen dost ve arkadaşlarına;

“Oralar çok güzel yerlerdi” demiş.

Mekke’de Hazret-i İbrahim’in oğlu Hazreti İsmail’le birlikte yaptığı yeryüzünün ilk mescidi olan Kâbe’yi ziyaret ettim.

Medine’ye gittim. Peygamberimizin mescidini ve onun kabrini ziyaret ettim. Namazlar kıldım, dualar ettim” dedikten sonra;

“Meğer ben Arapça’yı biliyormuşum, arkadaşlar(!)”

“Okunan ezanları anlıyordum ama konuşmalarını anlayamıyordum” demiş.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.