Sahipsiz Millet Olduk – Giresun Kerasus Haber
DOLAR

43,0455$% 0.05

EURO

50,3314% -0.25

STERLİN

57,9148£% -0.06

GRAM ALTIN

6.138,01%2,45

ÇEYREK ALTIN

10.340,00%3,12

BİST100

11.642,34%1,25

BİTCOİN

3988166฿%1.42008

Sabah Vakti a 02:00
Giresun PARÇALI AZ BULUTLU -4°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a


Sahipsiz Millet Olduk

Ben, ahlakın, her şeyin önünde, her şeyin temelinde olduğuna inanıyor, bunu söyleyip bunu yazıyorum. Aslında ahlak olmayınca ne paranız oluyor ne de adaletiniz, ne sıhhatiniz ve ne de eğitiminiz.

Hiç etrafımıza bakıyor muyuz? Neredeyse ilköğrenim son sınıf öğrencileri bile flört yapmaya başladılar. Arka sokaklarda güya maneviyat sahibi olduğunun işareti olan başında başörtüsü olan genç kızlar yanlarında saçı sakalı birbirine karışmış bir takım hırpani kılıklı oğlanlarla flört yapıyor, arkadaşlık kuruyorlar.

Allah’ın (c.c.) yarattığı iki ayrı cinsin birbirini çekme, birbirine ilgi duyma, birbirini sevme ve âşık olma duyguları ile yine iki cinsin birbirlerine karşı şehvet istekleri elbette nikâhlı birlikteliklerde fevkalade yararlı duygulardır. Bu duygular olmasaydı iki ayrı cinsin bir araya gelmesi, yuva kurmaları, çocuk sahibi olmaları böylece neslin devamı mümkün olamazdı.

Yukarıda saydığım duyguların nikâhlı birliktelik için çok faydalı duygular olmasına rağmen flört gibi, kız – oğlan arkadaşlığı gibi yakınlaşmalarda ise başta bu eylemin içindekilere, sonra topluma olmak üzere çok zararlı yönleri olduğu görülmektedir.

‘Flört yangınına’ bir kere kapılan gençler önce bakışmalarla daha sonra birbirlerinin ellerini tutmalarıyla, kol kola girmelerle, tenhalarda (şimdi artık açıkça ve her kesin gözü önünde) öpüşüp koklaşmalarla devam etmekte bu yola girenlerin artık kendilerini kurtaramadıkları sonuç ise nikâhsız cinsel birleşmeye yani zinaya kadar gitmektedir.

Ailenin önemsenmediği Avrupa’da bu işler teşvik görebilir ama; “aileye büyük kutsiyet atfeden bizim toplumumuzda aile olmazsa bizim toplumumuz da olamaz” diyenler bu yangını söndürmeye mecburdurlar.

‘Flört yangını’ isimli konferansımda ve hazırlamakta olduğum kitabımda da temas ettiğim gibi bu tür kız oğlan arkadaşlıklarının yüzde doksanı hüsranla sonuçlanmakta geri kalan ancak yüzde onluk bir kesimi yuvasını kurarak mutlu olabilmektedir.

Bu tehlikeli maceranın sonunda, delikanlı üzerinde pek tesiri olmamakta ise de kız üzerinde fevkalade derin tesirler bırakmakta, kız kendisinin aldatıldığına kanaat getirmekte bu maceradan sonra bir başka gençle evlense bile kocası olan insanı, daha önce bir başkası ile aldatmış olmasının verdiği eziklikten kurtulamamaktadır. Bu durum ise aile mutluluğuna tesir etmekte kurulan yuvanın yıkılmasına gitmektedir.

FLÖRT VE NİKÂHSIZ BİRLİKTELİK

Ayrıca nikâhsız birleşmeler sadece bu kendisiyle flört yapılan gençle kalmamakta, bu maceranın devamında ister iyilikle, ister şantaj veya tehditlerle, kız başkalarıyla birleşmeye ve fuhşa zorlanmaktadır.

Sonuç toplumun temeli olan sağlam aile yapısı kurulamamakta, kişilikli evlatlar yetiştirilememekte flört kurbanı kızlar hayatları boyunca artık mutlu olmak, çocuk sahibi olmak gibi ulvi duygulara sahip olamamaktadırlar.

Kötü yollara düşürülmüş birçok kadın gördüm ki bunların bir atasözü gibi ağızlarından hiç eksik etmedikleri; “Erkek milletine güvenilmez” sözleri ile artık bebekleri (babası belli olmayan) olmadığından kucaklarında yapma bebek taşımakta ve bebek özlemlerini bu şekilde gidermeye çalışmaktadırlar.

Gençlik heyecanları ve tecrübesizlik, birçok kızımızı bataklığın içerisine itmekte başta ana baba olmak üzere hiçbir yetkili de olaya müdahale edememekte (böyle kadınlara serbest çalışma vesikası verilmekte) sadece seyirci olmaktadırlar.

Beyler yazık bu kızlarımıza… Onların da bir yuva kurmaya; “Bu erkek kocamdır” diyecekleri bir erkeğin himayesine girmeye, anne olmaya, çocukları olmaya ve onları sevgi ve şefkatle yetiştirmeye hakları vardır. Kızlarımızın bu haklarını onların tecrübesizliklerine kurban edemeyiz, etmemeliyiz.

BU YANGIN NASIL ARTIYOR?

Şurası bir gerçektir ki bugün özellikle 28 Şubat post modern darbesi ve sonrası hükümetler bilerek veya bilmeyerek kız ve oğlanları değişik şart ve şekillerde bir araya getirmeye çabası içindedirler. Mesela 28 Şubat’tın kapattığı Kız Liseleri, Kız İmam Hatip Ortaokulları, Kız Meslek Liseleri, Kız Özel Okulları 17 senedir bir daha açılmamıştır. Kız ve erkek çocukları buralarda yan yana, göz göze, el eledirler.

Şurasını, burasını açmaya ve başkalarına göstermeye çalışan kız ve kadınlarımız bugün o kadar fazladır ki otobüslerde tramvaylarda veya metroda erkeklerin birçoğu gözlerini bu kadın ve kızların açık uzuvlarından kaçırmaya ve bakmamaya çalışmakta oldukları gözlemlenmektedir.

Ve bu açıklık, müstehcenlik yaşamı ile gençlerin (çocukların) flört yangını körükleyen bir önemli vasıta da, Hükümetin özelleştirme oyunlarıyla artık birçoğu, yabancıların eline geçmiş olan televizyonlarıdır.

Bu televizyonlar, Almanya’da ve Avrupa’da gece saat 24.00 sonra gösterilen filmleri, dizileri maalesef ülkemizde seyredilme oranları en yüksek zamanlarda yayınlamakta sanki tv kanalı değil ‘genelev penceresi’ olarak yayınlar yapmaktadırlar.

KİM DUR DİYECEK?

Ey RTÜK, (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) 3984 sayılı RTÜK kanunu ve buna bağlı yönetmelikleriniz de bulunan; Yayın İlkeleri e maddesi: ‘Yayınlar, toplumun milli ve manevi değerlerine ve aile yapısına aykırı olmamalı, toplumun en küçük birimi olan aile yapısını zedeleyecek nitelikte yayın yapılmamalıdır.’

Yayın ilkeleri t maddesi: ‘Cinsel duyguları sömürmeye yönelik, bireyleri cinsel meta olarak gösteren, insan bedenini cinsel tahrik unsuruna indirgeyen, toplumsal yaşam alanı içinde sergilenemeyecek mahrem söz ve davranışlar içeren yayınlar yapılmamalıdır’ maddeleri boşuna mı yazılmıştır.

İşte ben, bu ülkenin bir vatandaşı olarak söylüyorum ve hatta haykırıyorum.

Bir millet yok oluyor beyler… Evlatlarımızı bu yangından kurtarın… Kendilerinden rey aldığınız halktan ve bir gün mutlaka kendisine döneceğimiz Hakk’tan korkun…”

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İstenmeyen Adam Baba