Sarıkamış’tan Karakamış’a; Paşa Gönüller, Cesur Yürekler, Sorumsuz Dilekler!… – Giresun Kerasus Haber
DOLAR

41,0867$% 0,34

EURO

48,0345% 0,42

STERLİN

55,6355£% 0,81

GRAM ALTIN

4.559,22%1,16

ÇEYREK ALTIN

7.397,00%0,92

BİST100

11.288,05%-0,71

BİTCOİN

4451885฿%-3.75496

Sabah Vakti a 02:00
Giresun AÇIK 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a


Sarıkamış’tan Karakamış’a; Paşa Gönüller, Cesur Yürekler, Sorumsuz Dilekler!…

Ortada bir hükümet var. İyi ki var. Özellikle bu günler bu hükümete biraz olsun insafla bakma, bulunduğumuz coğrafyayı, geldiğimiz yeri anlama şansının arttığı günler. Ama, hiç te öyle olmuyor.

Bir tayfa var, belli; bu milletin tüm mefâhirine düşmanlar. Osmanlı’yı yıktılar, ama rûhu yaşıyor. Bundan çok rahatsızlar. Bunun detayına inmeyeceğim. Onların durumu belli. Geçiyoruz.

BANAL SOLDUYU’DAN SANAL SAĞDUYU’YA!

Bir de; onların sahtece ortaya attığı özgürlük, çağdaşlık, muâsır medeniyet gibi söylemleri ciddiye alıp bu kavramlar üzerinden mevcut iktidarı örselemeye çalışan, paşa gönlü istediği için keyfinden, nasıl olursa olsun, yeterki bunlar gitsin modunda, belki de sağduyulu olduğunu düşünen, gizli yahûdî damarının değirmenine su taşıdığının farkında olmayan azımsanamayacak bir güruh var.

PARAYI KATLAMIŞ, SINIF ATLAMIŞ!

Üstelik bu yönüyle sıradanlıktan kurtulup entel-dantel gürûha sınıf atladığını zanneden, kendilerini millet-memleket adına halkı aydınlatan elit, biraz da kendilerince akıllılık göstergesi olarak para kazandıysa kanaat önderi formatına yükseldiğini düşünen bir grup var.

FELSEFE, MANTIK; DAHA NE ARTIK?!

Bu kesime dâhil olduğunu düşündüğümüz bir arkadaş kendince felsefe ve mantık kurgusuyla bakın ne yazmış bir WhatsApp grubumuzda:

“GÖZLEMLEYİNCE GÖRÜNENLER”

“Uzun iktidarlar ülkeyi tembelliğe sürükler. Tembellik alışkanlık olur. Hangi kuruma gitsem gözlemliyorum. Hastane koridorunda hasta sedyede değil yatağında niçin bekletilir? Yatak servisten çıkarılmış, eve götürseler götürme diyecek tek kişi yok. Yüzlerde yorgunluk bıkkınlık gözleniyor. Daha dün paylaştım yıllarca okunan gaz sayacını bulup okuyamamış, ileti atmış, çalınmış diyor, sanki cep saati görünen yere koy diyor, fotosunu çek gönder faturalandıralım diyor. Değişim şart. Kim gelirse bundan iyi olur. Gelenin de hizmet süresi 4+4=8 yıl ile sınırlı olmalı. Yanılıyor muyum????” [RK]

SÂDECE HÜKÛMET Mİ SUÇLU?

Değerli dostlar. Sanki bu konuda sâdece hükümet mi suçlu? Biz ne güne duruyoruz? Görevini yapmayanlar husûsunda hangi girişimde bulunduk? Kaldı ki, hükümet değişse bütün insanlar huy ve karakter olarak şak diye değişecek mi?! Bunu yazan arkadaş değişecek mi daha başta acabâ bir günde?

BİR KAVİM KENDİNİ DEĞİŞTİRMEDİKÇE…

Nitekim Yüce Mevlâ’mız bir âyette ne buyuruyor?

 “Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur” (Ra’d, 13/11)

Biz de bu minvâlde cevâbî duygularımızı şöyle ifâde ettik:

DERE GEÇİLİRKEN AT; OLUR MU HEYHÂT?!

– “Yanılıyorsun. Sizce mevcut liderlerden hangisi gerek iç gerekse dış siyâset olarak daha iyi yönetir? Allâh (c.c.) için bir isim söyleyin. Şu deyin. Yıkmak kolay da ya sonra! Bence bu gitsin diyenler bir şey bildiğinden ya da daha iyi olacağından değil; sâdece paşa gönülleri öyle istiyor. Devlet ya da millet hiç umurlarında değil. Çünkü, eğer düşündükleri memleket menfaatiyse; en azından ‘dere geçilirken at değiştirilmez!’ diye çok güzel bir atasözümüz vardır.” 

Dünyâ, özellikle bölgemizin ne kritik süreçler yaşadığı ortadayken bunlar gitsin demek; lâzın; sıkı tutun uşak, tu edeceğum! demesine benzer. Yâ hu arkadaş; şu ateş çemberi içerisinde rahatsak, Netanyahu’dan korkmuyorsak bu hükümetin yaptığı hazırlıkların hiç mi payı yok? Şu an alnımızın dik olmasının hiç mi hatırı yok ki TAYYİP GİTSİN diye tempo tutulabiliyor. Böyle bir tutulma ancak bir AKIL TUTULMASI olabilir.

BİRAZ AKL-I SELİM LÜTFEN!

Gerçekten Allâh (c.c.) rızâsı için; biraz akl-ı selim olmak gerekmez mi? Tamam bu gitsin de; ya sonrası? Bir mâkul lider ve çözüm yoksa bunu demek BİLE BİLE LÂDES, yâni çözümsüzlük ve kaos anlamına gelmiyor mu? Bu nasıl Vatanseverlik? Hani yine güzel bir deyim var; PİREYE KIZIP YORGAN YAKMAK!

diye. TAYYİBİ bir türlü hazmedemeyenlerin tutum ve hâlet-i rûhiyesini en güzel açıklayan deyim bu. Daha ne söyleyeyim bilemiyorum wes’selâm…

GELEN CEVAP, OKUMAK SEVAP!

Bizim bu cevap niteliğindeki sözlerimiz üzerine arkadaş yine bir açıklama serdetmiş; buyrun:

DURAĞANLIK ALERJİ, DEĞİŞİKLİK ENERJİ!

“50 yıllık çalışma ve meslek hayatımda çok yer değiştirdim. Bazen ben istedim bazen meslek büyüklerim. Niye çok yer değiştirdiğimi soranlara öğretmenim öğrencilerimin karşısına aynı kıyafetle çıkamam kıyafet değiştiremiyorsam yer değiştiriyorum derdim. Aslında aynı yerde bir süre sonra bıkkınlık gelirdi yer değiştirerek enerjimi tazelerdim. Bu sayede daha çok insan tanıma şansına sahip oldum. Bildiklerimi gittiğim yere götürdüm, gittiğimde yerde bende olmayanları gördüm bir sonraki yere daha donanımlı gittim. Boşuna dememişler tebdil-i mekanda ferahlık vardır. Ülkenin enerjisini yenilemek için mutlaka değişim şart. Alleme gelse bu kadar uzun sürede hantallaşır çalışamaz hale gelir.

Kimseyi ötelemedim. En iyisini talep etmek hepimizin beklentisi… Liderler lider olacaklara fırsat veriyor mu??? Arada bir soralım. Mahkeme kadıya mülk müdür?? Demeyelim mi???” [RK]

BİR DEĞİŞTİRDİK, PİR DEĞİŞTİRDİK!

Evet; bir bakıma doğru. Millet de öyle yaptı zâten! 80 yılda sivil-askerî olmak üzere 80’e yakın hükümet değişti, hiçbir şey değişmedi. Sonra millet BİR DEĞİŞTİRDİ, PİR DEĞİŞTİRDİ işte. Aradığını buldu demek ki. Buna da saygı duymak lâzım.

SARIKAMIŞ’TAN KARAKAMIŞ’A!

Bu hükümete düşman olanların ve arkasında yatan sebebin ne olduğunu iyi araştıralım. Yoksa gâvurun ekmeğine yağ sürme; sonuçta da -bırak SARIKAMIŞ’ı- KARAKAMIŞ pozisyonuna düşmeyelim Allâh (c.c.) korusun.

EL OĞLUNUN DERDİ, BİZİM MİLLETİN FERDİ!

Bu hükümetin varlığından rahatsız olan Netanyahu ne dedi; hatırlayalım: “Bölgede Yeni bir Osmanlı’ya, Hilâfetin gelmesine müsâde etmeyeceğiz!”

Eldeki derde bak, bir de bizdeki ferde! Bir işte, erbâbını bulduktan sonra değiştirmek akıl kârı mı? Sırf değişiklik olsun diye değişiklik yapılır mı? Yapılacak olsa bile daha iyisi araştırılmaz mı? Aha fındık ayı geliyor. İyi ekibi bulan yıllar geçse de sırf değişiklik olsun diye bırakıyor mu? Her neyse; daha da uzatmayalım. Anlaşılmayacak birşey yok.

* HAZIMSIZLIKTAN NAZIMSIZLIĞA!*

Dolayısıyla; yukardaki; bizce kişilerin yer değiştirmesiyle hükümet değiştirmenin bir tutulamayacağı husûsuna mugâyir paylaşıma dâir, rahatsızlığın asıl sebebini beyân sadedinde bir nevî cevap olarak söylediklerimiz de şöyle:

“Bir hazımsızlığın olduğu açık. Şu an arayış zamânı değil. Seçime daha var. Kaldı ki ortada ümit olacak, bu hükümeti icraatıyla sollayacak bir parti de yok. Şu anki böyle ‘Bunlar gitsin, değişiklik gelsin!’ gibi olumsuz söylemler, komitacı ittihatçıların mâcerâ tutkularından hiç te farklı değil. Sonuç; Sarıkamış. Şimdi de; ‘Her şey çok güzel olacak!’ sanıp ta âkıbet hep Karakamış olmasın sonra. Çabalarımızın kimin ekmeğine yağ sürdüğünü iyi düşünmek lâzım. Bir de şu yanılgı var; hükümet değişirse tâzelik olur, herkes hızlanır. Tamam; öyle kabul edelim de bu hızlanma nereye doğru olacak? Şoför iyi değilse hız adamı ancak şarampole götürür. Tıpkı ittihatçılarda olduğu gibi wes’selâm…”

Değerli dostlar; her gün, her gün böyle yazmalar-çizmelerle devam edip gidiyor hayât. Benzeri birçok yazışmalar da araya kaynıyor. Arada bir böyle köşeye taşımalarla muhassalaları sayfalara not düşürerek geleceğe arz etmeye çalışıyoruz. İnşâllâh, düşündüğümüz gibi hayırlı bir iş yapıyoruzdur.

GAZZE HEDEF; BÜYÜK ŞEREF

Bu duygu ve düşüncelerle köşeyi bağlarken, öncelikle başta Gazze, Doğu Türkistan, Keşmir ve Arakan olmak üzere tüm mazlumların kurtuluşunu tez zamanda göstermesi, buna wesîle şerefini millet olarak bizlere lûtfetmesi niyazıyla Rabbimize yalvarıyor, cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes’selâm…

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Balkanlara Selam, Yarenliğe Devam…