48,6696$%0,05
55,9811€%0,29
65,3615£%0,44
6.744,98%1,13
11.025,00%0,84
%
3720241฿%0.73679

Fındık bahçelerinde işçilik maliyetlerinden kaçınmak amacıyla bilinçsizce ve denetimsiz şekilde kullanılan kimyasal ot ilaçları, Giresun’un topraklarını, yeraltı kaynak sularını ve halk sağlığını tehdit ediyor. Tirebolu Civil Köyü Derneği Başkanı Recep Karakoç, tarımda ‘kolaylık’ adı altında yapılan kimyasal katliamın, tüm bölge halkı için sinsi ve büyük bir felakete dönüştüğüne dikkati çekti.
Başkan Recep Karakoç’un yaptığı yazılı açıklamada, tarımsal üretimde tırpan zahmetinden ve yüksek yevmiyelerden kaçmak için kullanılan bu kimyasalların yarattığı büyük yıkım şu başlıklarla gözler önüne serildi:
KAYNAK SULARINA DOĞRUDAN KARIŞAN ZEHİR: Giresun’un 550 köyünde hayatın dağdan gelen kaynak sularıyla akıp gittiğini belirten Karakoç, arıtma tesislerinin bulunmadığı köylerde bu suların doğrudan mutfaklara ulaştığını vurguladı. Bahçelere dökülen glifosat ve benzeri güçlü ot ilaçlarının ilk yağmurla birlikte toprağa sızarak içme suyu kaynaklarını zehirlediğini, köylünün bardaklarına kendi elleriyle zehir doldurduğunu ifade etti.
EKOSİSTEMİN VE TOPRAĞIN KATİLİ: Kimyasal ilaçların birkaç saat içinde yeşil olan ne varsa sarartıp kuruttuğunu; toprakta bulunan yararlı, yararsız tüm canlıları yok ederek ekolojik dengeyi geri dönülmez biçimde bozduğunu belirtti.
VAHŞİ MADENCİLİK KADAR SİNSİ BİR TEHLİKE: Bölgede konuşulan vahşi madencilik projeleri ne kadar büyük bir çevre tehdidiyse, bahçelere her yıl bilinçsizce sıktıkları bu kimyasalların da halk sağlığı açısından en az o kadar büyük ve sinsi bir tehlike olduğunun altı çizildi.
KANSER VAKALARININ EN BÜYÜK ŞÜPHELİSİ: Dünya Sağlık Örgütü tarafından uzun süre önce ‘muhtemel kanserojen’ ilan edilen bu maddelerin karaciğerden bağışıklık sistemine kadar pek çok organı tehdit ettiği, bölgede artan kanser vakalarının arkasındaki en büyük şüpheli olduğu hatırlatıldı.
REKOLTE VE VERİM KAYBI: İşçilikten kâr ettiğini zanneden üreticilerin, birkaç yıl içinde hem zayıflayan fındık ocakları yüzünden rekolte düşüşü yaşayacağı hem de en kıymetli varlıkları olan sağlıklarını kaybedeceği vurgulandı.
“BU ZEHRE ARTIK ‘DUR’ DEME ZAMANI”
Üç beş kuruşluk işçilik parasından tasarruf edelim derken zehirlenen yeraltı suları ve kararan bir halk sağlığı gerçeğiyle karşı karşıya olduklarını belirten Tirebolu Civil Köyü Derneği Başkanı Recep Karakoç, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Kâğıt üstünde ‘kârlı’ görünen bu kimyasal kolaylık, masaya yatırıldığında aslında ömrümüzle ödediğimiz en pahalı yanlıştır. Toprağımızı, suyumuzu, memleketimizi ve insanımızı korumak için bu zehre artık ‘dur’ deme zamanı gelmedi mi?”

Giresun Heyeti İstanbul’daki Atık Yakma Tesislerini İnceledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.