Nuri Kahraman – Giresun Kerasus Haber
DOLAR

45,9793$% 0.02

EURO

53,6746% 0.58

STERLİN

62,0543£% 0.49

GRAM ALTIN

6.641,12%1,33

ÇEYREK ALTIN

10.895,00%0,76

BİST100

13.788,68%-1,27

BİTCOİN

2870456฿%-6.74572

Sabah Vakti a 02:00
Giresun HAFİF YAĞMUR 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Nuri Kahraman

Nuri Kahraman

02 Haziran 2026 Salı

    Taklit Atışma, İmitasyon Çatışma, Ümitasyon Yatışma!

    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Eline sazı alıp döktürenler kadar sâhici ve de profesyonel olmasak ta, biz şiir yazanlar arkadaş grubu, tarz olarak ta halk şiirini koşanlar olarak amatörce de olsa bir şeyler yapmaya, şimdilerde imitasyon olarak ifâde edilen taklitvârî atışmalar ortaya koymaya çalışıyoruz.

    *NİYET YOK, ALÂKA ÇOK*

    Aslında başlangıçta böyle bir niyet yok. Ayak verme, kâfiye gönderme falan yok. Meselâ Şenel Şâkir Bey döktürmüş. Sonra Hüseyin Bey derken biz de yerimizde duramamış, almışız mızrabı ele ve de dokundurmuşuz tele. Hamdi ordan. Depe-yi Bâlâ’dan şiire nesirle sataşmada bulunmuş. Bizim saz tekrar dellenip tellenmiş. Tekrar. Aldı Şenel olmuş!

    *ÇARŞI-PAZAR; ATF-I NAZAR!*

    Kimi diğer paydaşlar da dizelerden etkilenip coşup koşarak nesren duygularını beyân etmişler.

    Derken Hamdi Dağdan inmiş! Pazara ermiş. Kendini nazara vermiş. Mesut Hoca büyüklük yapıp atışmayı yatışmaya meylettirerek işi tatlıya bağlamış.

    *YÜRÜYÜN KİM; MEYDAN SİZİNDİR!*

    Ben olanı-biteni özetledim. Siz de bu anlattıklarımızı aşağıdaki uygun yerlere yerleştirerek hikâyeyi masallaşmadan, mantıklı bir bütünlükle şekillenen anlamlı bir kompozisyon hâline getirin inşâllâh. Yürüyün kim, meydan sizindir şimdi; hadi bakalım, kolay gelsin…

    *İlk hamle; Âşık ŞÂDÎ’den*

    BU ŞANLI MİLLETİ DARA DÜŞÜRME

    Mevlâm senden gayri dostumuz yoktur

    Ne olur, bizleri zora düşürme

    Sevabımız yoktur, hatamız çoktur

    Bu güzel milleti dâra düşürme

    ***

    Günahlarım çoktur ümidim Sen’de

    Marifet Sen’dedir cehalet bende

    Her canın hesaba vardığı günde

    Bizi cehennemde nâra düşürme

    ***

    Kimi maldan kimi candan geçtiler

    Kimi şehadet şerbeti içtiler

    Aşk ile geldiler aşkla göçtüler

    Aşıkları âhu zâra düşürme

    ***

    Küfür ateş olmuş dünya yanıyor

    Zalimi arsızı herkes tanıyor

    Yaralar göz göz olmuş kanıyor

    Bunca masumu zora düşürme

    ***

    Dünyayı kuşatmış bu nasıl zulüm

    Sevgi esir olmuş kurumuş gülüm

    Daha neler neler varmıyor dilim

    Bizi insafsız kullara düşürme

    ***

    İnce dal köprüden kör nasıl geçer

    Rehbersiz mürşitsiz kul nasıl göçer

    İnsan ne ekerse hep onu biçer

    Bizi pîrsiz dar yollara düşürme

    ***

    Rabbim senden gayri kapımız yoktur

    Ne olur, bizleri zora düşürme

    Sevabımız yoktur, hatamız çoktur

    Bu masum ümmeti dâra düşürme

    ***[Şenel ÖZATA]***

    Küfürü, küffarı hep uzak eyle

    Amellerimizi makbul, hak eyle

    Mahşerde yüzlerimizi ak eyle

    Ya Rab anlımıza kara düşürme.

    ***[Hüseyin GÜRLEYİK]***

    Her yanlar put dolu kurulmuş tuzak

    Herhâneler yakın, câmiler uzak

    Günâha kaydırır, sokaklar kızak

    Yâ Rabb; emniyetsiz şâra düşürme…

    ***

    Nûrânî der; şudur işin gerçeği

    Ortalıklar hep bataklık çiçeği

    Ne bülbül, ne kumru; börtü-böceği

    Gül koklayım derken hâra düşürme…

    ***[Nûri KAHRAMAN]***

    Nurâni der hakikati gerçeği

    Takmaz ne karga ne börtü-böceği

    Anlamaz mı sırgan ile çiçeği

    Nurâni bülbüldür şârâ düşürme

    ***[Şenel ÖZATA]***

    Kıskanç Hamdi; ille de parazit yapacak ya; hiç durabilir mi?:

    “HEP AYNI KİŞİLER AÇIL BİRAZ DEĞİŞİK YÜZLER BUL KENDİNE…”

    ***[Hamdi ÖZCAN]***

    “Hamdi Hocam hayırlı sabahlar. Sen yalnızlığı, uzleti seçtin. Sadece balkondan ordu manzarası. Anla artık, dost meclisleri sensiz olmuyor vesselam.”

    ***[Şenel ÖZATA]***

    Çay var, muhabbetsiz asla tadı yok

    Sokak insan dolu, bizde adı yok

    Kulağa ulaşmaz, bir kanadı yok

    Abdulkadir gülsün, zara düşürme.

    ***

    Aramızda yapsak ta şaka-şamata

    Gem vuralım binilen aygır ata

    Adımları ber-kadem ata ata

    Arı, namusu pazara düşürme.

    ***[Hüseyin GÜRLEYİK]***

    Yaptırmış kendine fildişi kule

    Kurmuş etrâfına çeneden kale

    Belli ki; kimseyi almaz kaale

    Hamdi-misâl bir istikbâra düşürme!

    ***

    Değil mi ki şehre yukardan bakar

    Onun ırmakları tepeden akar

    Söze palavradan kanatlar takar

    Nâçâr bırakıp nâçâra düşürme…

    ***

    Konuşur, dilinin kemiği yoktur

    Ağalık havası, farfarı çoktur

    Millete bîgâne, sohbete toktur

    İşi-gücü intizâra düşürme…

    ***

    Nûrânî bırak Hamdi’yi hâline

    Niye aldırırsın kîylükâline?

    Baksın kendi hâl-i pür-melâline

    Kurtar; bu, dili carcâra düşürme…

    ***[Nuri KAHRAMAN]***

    Nurâni bırakma; Hamdi’siz olmaz

    Bir ömür Hoca kulede kalmaz

    Hamdi’miz iyidir yeri hiç dolmaz

    Konuşup Hamdi’yi zora düşürme

    ***[Şenel ÖZATA]***

    Hamdi Bey de bilsin haddi-hudûdu

    Gönüller almazken, yıkar umûdu

    Hasretinden gözyaşımız kurudu

    “Gel” diyelim; “intizâra düşürme!”

    ***[Nûrî KAHRAMAN]***

    Yükseklerde olur karga yuvası

    Nasıl kabul olmaz Hamdi duası

    Yılda bir mi olur Dostun sefası

    Yazıp da Hamdi’yi dara düşürme

    ***[Şenel ÖZATA]***

    Bırak şu Hamdi’yi dile dolama

    Doladıkça işler olur yalama

    Uzaktan merhabâ, devam selâma

    Fayrap verip te farfâra düşürme…

    ***[Nûrî KAHRAMAN]***

    HEY NURİ KAHRAMAN!

    ALEYHİME ATMAN SAĞDA SOLDA!

    SONRA ELİME DEĞNEĞİ ALIRIM!

    EN SON; İSTANBUL’A, HACIBEY’E

    ŞİKÂYET ZORUNDA KALIRIM!…

    ***[Hamdi ÖZCAN]***

    “Rabbim sizleri bu yoldan ayırmasın.”

    ***[Mustafa YILDIZ]***

    “Hocam diline sağlık. Allah razı olsun.”

    ***[Mesut ÖZTÜRK]***

    Değerli müftüm; Allah razı olsun. Teşekkür ederim. Vesselam.

    ***[Şenel ÖZATA]***

    [12/5 16:16] Abdülkadir DEMİR Hoca: “Ekip burada reis nerede? Ben adayım diyor Hamdi abi. Tarlada bel bellemeyi bırak da derhal yetiş reis!”

    [12/5 16:42] Nuri KAHRAMAN: “Hamdi’ye kim haber uçurdu? İçimizde köstebek mi var yoksa üstâd? Adam resmen gelip tam orta yere oturmuş ya! Way anassını… Wes’selâm!”

    *EL İŞLER, ÂLET ÖVÜNÜRMÜŞ*

    Hamdi ÖZCAN: “Nihayet beni de alet ettiniz ya avare işlere, Hacıbey gelince haddinizi bildiricem size.”

    [12/5 16:43] Nuri KAHRAMAN:

    DÖRT ARKADAŞ; DÖRDÜ BİR YERDE

    HANİ BUNLARIN REİSİ NERDE?

    Mevzûyu tam kapatacakken, Hamdi Bey’in salvosu yetmiyormuş gibi, Abdülkadir Hoca’nın WhatsApp hesâbından, yanında Hüseyin, Hamdi ve Şenel Beylerin de bulunduğu yeni bir 4’lü fotoğrafla berâber aşağıdaki metin de çıkageldi.

    *İKİ NEFES YOK; MESAJLAR YAĞMUR*

    Az bir köye çıkalım, iki nefes alalım dedik ama adamlardan rahat yok. Reis-meis ayağına iki ayağımızı bir pabuca koyuyorlar. Cevap vermesen de olmuyor. Her neyse…

    Bir de, bu gidişle Abdülkadir de şâir olacak başımıza herhâlde! Fotoğrafla berâber paylaştığı dizelere bakar mısınız?:

                 GEL REİS!

    Uzakları yakın eden ol Yaradan aşkına

    Yollarına taş dökülmesin gel

    Adımların aydınlığı getirsin

    Tunç bileğin bükülmesin gel

    ***

    Tarla bağ-bahçe işleri

    Ekipten ayırmasın seni

    Dört güzel adam bekler

    Uzun adam reis, yeter ki gel…

    *İŞTE BU BİZİM HİKÂYEMİZ!*

    Evet dostlar; işte böyle bizim hikâye-i pür-melâlimiz. Ne diyordu bir eski şarkımız bizim gençliğimiz zamanlarda:

    “İşte bu bizim hikayemiz öyle saf öyle temiz.”

    *BUGÜNLÜK TE BU KADAR*

    Olmasın kimsenin ne dünyâsı ne âhireti dar

    Bizler böyle işte birkaç artı birkaç kafadar

    Farzeyleyip âlemi hep havadar

    Estirmekteyiz kendimizce keyifli havalar

    Ama unutmuyoruz elbette mazlumları

    Telde saz kadar, dilde de hep duâmız var

    *MORÂL DEPOLUYORUZ BÖYLE ÂŞİKÂR*

    İnşâllâh çok yakındır o gelecek dostlar

    Yumruğumuz siyon-itin ensesinde patlar

    İnşâllâh, İnşâllâh, İnşâllâh dostlar

    Çok yakın olsun o günler; Âmîn wes’selâm…

    Taklit-Atisma-Imitasyon-Catisma-Umitasyon-Yatisma

    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL